Karadeniz derbisinde rekabet yerini vefaya bıraktı. Trabzonspor'un efsane isimlerinden Orhan Kaynak'ın vefatı sonrası Rizespor, sergilediği örnek tutum ve anlamlı jestlerle "Anadolu'nun Ağabeyi"nin acısına en yüksek seviyeden ortak oldu.
Trabzonspor’un ve Türk futbolunun sevilen isimlerinden Orhan Kaynak’ın vefatı, yeşil sahalarda ender görülen bir dayanışma örneğine sahne oldu. "Anadolu’nun Ağabeyi" Trabzonspor, bu en acı gününde sırtını en yakın komşusu Rizespor’a yasladı.
Acı haberin ardından Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, futbolun sonuçtan ibaret olmadığını şu sözlerle hatırlattı:
- Orhan Kaynak'ı maalesef kaybettik. Böyle bir haberle üzüntüsünü yaşayan bir Trabzon deplasmanına gitmek istemezdik. Keşke onlar daha keyifli olsalardı.
Rizespor camiası, yas sürecini sadece mesajlarla değil, anlamlı jestlerle de sahiplendi:
Deplasman yasağı nedeniyle tribünde olamayan Rizespor taraftarları, dijital dünyada Trabzonspor’un yanında tek yürek oldu.
Rizespor, maç günü görselinde Orhan Kaynak’a yer vererek vefasını gösterdi.
Yeşil-mavili futbolcular, ısınmaya üzerinde merhum Kaynak’ın fotoğraflarının bulunduğu tişörtlerle çıkarak bordo-mavili camianın acısını paylaştı.
aynak’ın vefatı, birbirine komşu olan, akrabalık bağları bulunan iki şehrin en zor anlarda birbirine ne kadar ihtiyaç duyduğunu gösterdi.
Semih Kılıçsoy'un Serie A'daki parlayan performansı sonrası Avrupa devleri şimdi de Mustafa Hekimoğlu için sıraya girdi. İtalya ve İspanya'dan gelen kiralama tekliflerine Sergen Yalçın'dan veto geldi. Yalçın genç golcüyü gelecek sezon kadronun kilit ismi olarak görüyor.
Beşiktaş öz kaynak düzeninin son meyvesi Mustafa Hekimoğlu, Avrupa transfer piyasasının yeni gözdesi haline geldi. Semih Kılıçsoy'un İtalya Serie A'daki başarılı grafiği ve düzenli süre bulması, Avrupalı gözlemcilerin siyah-beyazlıların diğer genç forvetine olan ilgisini perçinledi.
Gelen bilgilere göre, İtalya Serie A ve İspanya La Liga'dan birkaç önemli kulüp, 18 yaşındaki golcü için Beşiktaş'ın kapısını çalmaya hazır.
Kulüplerin planı, Mustafa'yı tıpkı Semih örneğinde olduğu gibi satın alma opsiyonuyla kiralamak. Genç oyuncunun fiziksel gücü ve son vuruşlardaki etkinliğinden yararlanmak.
Teknik direktör Sergen Yalçın'ın kararı net. Genç oyuncunun potansiyeline olan güvenini her fırsatta dile getiren Yalçın, Mustafa Hekimoğlu'nu önümüzdeki sezonun kadro planlamasında "takviye güç" değil, doğrudan ana rotasyon oyuncusu olarak görüyor.
"Beşiktaş tarihine geçebilir" sözleriyle Mustafa’ya olan güvenini vurgulayan Sergen Yalçın, oyuncunun gelişimini Beşiktaş çatısı altında sürdürmesini ve kulübe hem sportif hem de ciddi bir bonservis kazancı sağlamadan ayrılmasını istemiyor.
Galatasaray MCT Technic, Boogie Ellis'i kadrosuna kattığını açıkladı.
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Galatasaray MCT Technic, ABD'li guard Boogie Ellis'i kadrosuna kattığını duyurdu.
Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, "Galatasaray MCT Technic, skorer kimliği, dış şut tehdidi ve oyun kurucu özellikleriyle öne çıkan Amerikalı guard Boogie Ellis ile anlaşarak oyuncuyu sezon sonuna kadar sarı kırmızılı renklerimize bağladı. 1,90 metre boyundaki Ellis, skor üretme becerisi, oyun temposunu yönlendirebilmesi ve çok yönlü oyun kurucu özellikleriyle takımımıza güç katacak. NBA organizasyonlarında ve Avrupa basketbolunda edindiği tecrübeyle dikkat çeken Amerikalı oyuncu Boogie Ellis'e başarılarla dolu bir sezon diliyor, Galatasaray ailesine hoş geldin diyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Galatasaray MCT Technic’e Hoş Geldin Boogie Ellis! ??????#FightLikeALion ??
Trendyol Süper Lig'de heyecan 27. hafta karşılaşmalarıyla devam ediyor. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK), haftanın kritik maçlarında görev yapacak isimleri dijital atama yöntemiyle belirledi.
Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig'in 27. haftasında Gaziantep FK'yı ağırlayacağı maçın hazırlıklarını tamamladı. Sarı-lacivertlilerde sakatlıktan dönen Çağlar Söyüncü ve Brezilyalı hücum oyuncusu Anderson Talisca takımla birlikte çalışmalara başladı.
Fenerbahçe, 17 Mart Salı günü saat 20.00'de Chobani Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi'nde Gaziantep FK ile oynayacağı Trendyol Süper Lig'in 27. hafta maçının hazırlıklarını 16 Mart Pazartesi günü akşam saatlerinde yaptığı idmanla tamamladı.
Teknik Direktör Domenico Tedesco yönetiminde Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'ndeki idman, salonda yapılan core hareketleriyle başladı. Ardından ısınma, çabukluk, koordinasyon ve pas çalışmalarıyla devam eden antrenman, taktiksel ve bireysel çalışmalarla sona erdi.
Sarı-lacivertlilerde sakatlıktan dönen Çağlar Söyüncü ve Brezilyalı hücum oyuncusu Anderson Talisca takımla birlikte çalışmalara başladı.
Sarı-lacivertliler, hazırlıklarını tamamlayarak Gaziantep FK maçı öncesi kampa girdi.
İspanya LaLiga'da bu yılın ilk piyasa değeri güncellemesi yapıldı. Real Madrid forması giyen Arda Güler piyasa değeri değişmezken milli futbolcu, ligin en değerli 10 futbolcusu arasında yer aldı.
LaLiga'da 2026'nın ilk piyasa değeri güncellemesiyle en fazla değer kazanan ve kaybeden isimleri belirlendi.
Barcelona'nın genç futbolcusu Fermin Lopez'in piyasa değeri 30 milyon Euro'luk artışla 100 milyon Euro'ya ulaştı. Fermin, en fazla değer kazanan futbolcu oldu.
Fermin Lopez'i 20 milyon Euro'luk artışlarla Barcelona'dan Marc Bernal ve Villarreal'den Pape Gueye takip etti. Bernal'ın değeri 30, Gueye'nin değeri 40 milyon Euro'ya güncellendi.
EN BÜYÜK DÜŞÜŞ BELLINGHAM'DA
Ligde en büyük düşüşü ise Real Madrid'in yıldızı Jude Bellingham yaşadı. Bu sezon sakatlıklar nedeniyle 15 maç kaçıran İngiliz futbolcunun değeri 20 milyon Euro'luk düşüşle 140 milyon Euro'ya geriledi. Bellingham'ın ardında 10 milyon Euro değer kaybıyla Gavi ve Alex Baena yer aldı.
ARDA GÜLER SABİT KALDI
Real Madrid forması giyen milli futbolcu Arda Güler'in piyasa değeri ise 90 milyon Euro'da sabit kaldı. Bu sezon İspanyol ekibinde 43 maçta sahaya çıkan Arda, 4 gol ve 13 asist kaydetti. Arda'nın değeri geçen yılın aralık ayında 90 milyon Euro'ya yükseltilmişti.
LALIGA'DA EN DEĞERLİ FUTBOLCULAR
LaLiga'da son piyasa değeri güncellemesinin ardından ligin en değerli 10 futbolcunun listesi şöyle:
İsviçre meclis üyeleri, genel merkezine ev sahipliği yaptığı Avrupa Futbol Federasyonları Birliği'nin (UEFA) vergi muafiyetinin kaldırılması çağrısında bulunan karar tasarısını oylayacak.
İsviçre, UEFA'nın ayrıcalıklı vergi statüsünün kaldırılması konusunda salı günü oylama yapacak.
İsviçre'nin Vaud kantonundaki meclis üyeleri, genel merkezine ev sahipliği yaptığı UEFA'nın vergi muafiyetinin kaldırılması çağrısında bulunan karar tasarısını oylayacak.
Karar tasarısında İsrail Futbol Federasyonunun (IFA) UEFA üyesi olmaya devam ederken Batı Şeria'da işgal altındaki Filistin topraklarında takım kurarak maç oynattığına dikkati çekiliyor. Federasyonun UEFA üyeliğinin, İsviçre'deki vergi mükelleflerini İsrail'in uluslararası hukuku ihlallerine ortak ettiği savunuluyor.
UEFA'nın vergi muafiyetinin barışı teşvik etme, ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele etme beklentisine bağlı olduğu ve IFA'nın üyeliğinin yaptırım uygulanmadan sürdürülmesi kararının, bu standartlara uyulup uyulmadığı konusunda soru işaretleri doğurduğu ifade ediliyor.
"UEFA İSRAİL'İ ÜYELİKTEN ÇIKARMALI"
Game Over Israel'in organizasyon direktörü Ashish Prashar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "UEFA, üye olmasına izin verdiği İsrail Futbol Federasyonu'nu desteklemeye devam ederek Filistin topraklarındaki ayrımcılık ve etnik temizliğin finansmanında ve normalleştirilmesinde ön saflarda yer alıyor. İsrail'in insan hakları ihlalleri kapsamlı bir şekilde belgelenmiştir. UEFA, İsrail'i üyelikten çıkarmalı veya cezasızlığı korumanın sonuçlarını kabul etmelidir" ifadelerini kullandı.
Vaud Kantonu Parlamento Üyesi Theophile Schenker ise UEFA'nın İsrail'i ihraç etmeyip yerleşim yerlerinin genişlemesini onayladığını vurgulayarak futbolun daha iyisini hak ettiği görüşünü savundu.
Oylama sonucunda UEFA'nın vergi muafiyetinin devam ettirilmesi, askıya alınması veya şartlandırılması yönünde karar verilmesi bekleniyor.
Vergi muafiyetinin kaybedilmesinin UEFA'ya yılda yaklaşık 30 milyon Euro'ya mal olabileceği öne sürülüyor.
Trendyol Süper Lig ekiplerinden Natura Dünyası Gençlerbirliği'nden Beşiktaş maçındaki hakem yönetimi için bir açıklama daha geldi.
Trendyol Süper Lig ekiplerinden Natura Dünyası Gençlerbirliği, dün oynanan Beşiktaş maçındaki hakemlerin yönetimine tepki gösterdi.
Karşılaşma hakemlerinin performanslarının "tarihin en kötülerinden biri" olarak nitelendirildiği ve "Bu işte bir kötülük var" başlığıyla yapılan kırmızı-siyahlı kulübün yazılı açıklamasında, "Gençlerbirliği 14 Mart 1923'te kuruldu. Tam 103 yıl 1 gün sonra, yani dün akşam, tarihindeki en kötü hakem performanslarından birine maruz kaldı. Yasin Kol ve VAR'da görev yapan hakemler verdikleri kararlarla bir maçın kaderini doğrudan etkiledi." denildi.
Teknolojinin geliştiği ve futbolun değiştiği belirtilen açıklamada "VAR sistemi bu değişimin bir parçası. Amacı, yüksek tempoda maç yöneten orta hakeme yardımcı olmak ve bariz hataları düzeltmektir. Hakemin yerine geçmek ya da karar üretmek değildir. Dün akşam yaşanan ise bunun tam tersiydi. Televizyon ekranlarında pozisyonu tekrar tekrar izleyen eski hakemler kırmızı kart yorumu yapmadı. Aynı görüntülere bakan VAR hakemi ise orta hakemi ekrana çağırdı ve sonuç kırmızı kart oldu. Bu noktada ister istemez şu soru akla geliyor: VAR odasındaki ekranlarda farklı bir görüntü mü vardı? VAR, futbolda adaleti güçlendirmek için kullanılan bir araçtır. Ancak niyet doğru olmadığında hiçbir teknoloji adalet getirmez. Dün akşam bunu bir kez daha gördük. İster bir VAR kamerası olsun ister bin tane… Niyet yoksa adalet de yoktur." ifadelerine yer verildi.
"Yasin Kol'u Türk futbolu iyi tanıyor. İki yıl önce Süper Lig mücadelesi verdiğimiz sezonun son anlarında verdiği tartışmalı faul kararıyla Gençlerbirliği’ni play-off'un dışında bırakan isim yine kendisiydi. Dün akşam da sahnedeydi. Koita'nın rakibinin dizini sıyıran teması kırmızı kart sayıldı. Buna karşılık Niang'ın ayağına açık şekilde basılan pozisyon görmezden gelindi. Aynı maçta iki benzer pozisyona iki farklı standart uygulanması kabul edilemez. Futbol oynamış her hakem bu iki pozisyon arasındaki şiddet ve niyet farkını bilir. Görmek istemeyenler hariç. Merkez Hakem Kurulu’ndan beklentimiz açıktır. Yasin Kol’un dünkü performansı detaylı şekilde incelenmelidir. Pozisyonlara uzaklığı, sahaya hâkimiyeti ve karar süreçleri objektif biçimde değerlendirilmelidir. Binlerce taraftarın stadyuma gelerek destek verdiği bir maçta bu seviyede bir hakem performansı kabul edilemez. Bu durum yalnızca Gençlerbirliği’ne değil, Türk futboluna zarar verir. Bir ligin kalitesini sadece kulüplerin bütçeleri belirlemez. Futbolcuların kalitesi, taraftarın coşkusu ve hakemlerin sağlayacağı adalet belirler. Adalet yoksa kalite olmaz. Kalite yoksa başarı da olmaz."
Alagöz Holding Iğdır FK: Sinan Bolat, Robin Yalçın, Tsunami, Fofana (Dk. 76 Tunahan Ergül), Bacuna, Bruno (Dk. 69 Koita), Ahmet Emin Engin (Dk. 87 Doğan Erdoğan), Ryan Mendes, Atakan Rıdvan Çankaya, Gökcan Kaya, Güral Vural (Dk. 87 Ali Yaşar)
TMOK tarafından Fenerbahçe Kulübüne "Fair Play Altın Şeref Bayrağı" verildi.
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Fair Play Komisyonu, ülke sporuna önemli katkılar sağlayan kulüplere verilen "Fair Play Altın Şeref Bayrağı"nı düzenlenen törenle Fenerbahçe Kulübüne takdim etti.
Chobani Stadı'nda düzenlenen törende Fenerbahçe Kulübü Amatör Şubeler Koordinatörü Yüksel Seçkin Saruhan, TMOK Fair Play Komisyonu Başkanı Haldun Domaç ve komisyon üyeleri hazır bulundu.
Fenerbahçe Kulübü Amatör Şubeler Koordinatörü Yüksel Seçkin Saruhan, törende yaptığı konuşmada, "Fenerbahçe Spor Kulübü, gerçekten spor kulübü olmanın hakkını veren bir kulüp. Amatör spor branşlarında 1907'den hemen sonra başlayan tüm branşlarda azim ve ısrarla hizmet etmeye devam etti. Bizim bünyemizde faaliyet gösteren altı olimpik branşta bin 150 sporcu ve 130 antrenör, Türkiye genelinde çalışma gerçekleştiriyor. Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları'nda toplam 27 sporcu ile katıldık. Oradan madalyalarla dönmenin gururunu yaşıyoruz. Başarıların ardından ödüllendirilmek, TMOK tarafından onurlandırılmak bizi mutlu ediyor. Başkanımız ve yönetim kuruluna teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
TMOK Fair Play Komisyonu Başkanı Haldun Domaç, söz konusu ödülün ilkinin de Fenerbahçe Kulübüne verildiğini belirterek, "Bir önceki dönem başlattığımız 'Fair Play Altın Şeref Bayrağı' ile ilgili bir çalışmamız vardı. Bu çalışmamızın birincisini Fenerbahçe kazanmıştı. Şimdi ikincisini de yine Fenerbahçe'ye takdim edeceğiz. 'Fair Play Altın Şeref Bayrağı' olimpiyatlara en fazla sporcu gönderen, Türk sporuna hizmet konusunda altyapıların beslenmesi konusunda çok önemli katkılar veren, fair play ruhunu çok doğru bir şekilde yansıtan Fenerbahçe Kulübü, açık ara bir oylamayla bu başarıyı elde etti. Bugün buraya bayrağı teslim etmek için geldik. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz." diye konuştu.
Konuşmaların ardından Haldun Domaç, "Fair Play Altın Şeref Bayrağı" ile onurlandırılan Fenerbahçe Kulübüne, sertifikasını ve bayrağını takdim etti.
Fenerbahçe Kulübü, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları sonrasında da "Fair Play Altın Şeref Bayrağı"na hak kazanarak bayrağını gönderine çekmişti. Son ödülle kulüp, tesislerinde iki altın yıldızlı bayrağını dalgalandıracak.
Uzun yıllar Galatasaray kalesini koruyan Fernando Muslera, geçen sezon sonunda ayrılmıştı. Onun yerine Uğurcan Çakır geldi. Herkesin kafasında soru işaretleri vardı. Ancak 26. maçlar sonrasında elimizde çok ilginç bir tablo var...
Geçtiğimiz sezon 26. maçlar sonunda Galatasaray toplam 27 gol yemişti. Bu sezon aynı döneme baktığımızda, Sarı-Kırmızılılar rakiplerine sadece 18 kez gol izni verdi. Aslında özellikle Fernando Muslera'nın ayrılığından sonra kafalarda ciddi soru işaretleri vardı. Yönetim, uzun uğraşlar ve ciddi bir bonservis karşılığında Uğurcan Çakır'ı kadroya katmıştı.
ARTIK KONUŞULMUYOR
Sezona ise Günay Güvenç'le başlandı. Uğurcan hem lig hem de Şampiyonlar Ligi'ndeki performansıyla kesinlikle Muslera'yı aratmadı. Milli eldivenin grafiği, sadece Muslera kıyaslamalarını bitirmedi. Aynı zamanda kendisi için ödenen bonservis bedeli de artık konuşulmuyor!
DİĞER TAKVİYELER
Defans hattının geneline bakarsak, Singo'dan sakatlık sebebiyle uzun süre yararlanılamadı. Devre arasında Sacha Boey, Galatasaray'a döndü. Aslında savunma dörtlüsünde inanılmaz değişimler yaşanmadı. Ancak Sarı-Kırmızılılar, defansif istatistiklerini ciddi anlamda yukarı çekti.
Juventus'un devre arasında Nice Kulübü'nden kiraladığı Jeremie Boga, milli futbolcumuz Kenan Yıldız'la ilgili övgü dolu ifadeler kullandı...
Juventus forması giyen Jeremie Boga, "Kenan harika bir kaliteye sahip. Onunla oynamak gerçekten çok güzel. O, bana futbolu sevdirmeye devam eden türden bir oyuncu" ifadelerini kullandı. Boga, devre arasında satın alma opsiyonuyla birlikte Nice Kulübü'nden kiralanmıştı. Serie A temsilcisinin bu maddeyi aktif hale getirmesi bekleniyor.
SADECE 4.8 MİLYON EURO
Nice ve Juventus arasındaki kiralık sözleşmesinde yer alan satın alma opsiyonu sadece 4.8 milyon euro... Juventus, opsiyonu kullandıktan sonra 29 yaşındaki kanat oyuncusuyla 30 Haziran 2029 tarihine kadar mukavele yapacak. Fildişi Sahilli yıldız da Fransa'ya dönmek istemiyor.
CİDDİ BİR UYUM OLUŞTU
Boga, Juventus'a geldikten sonra Kenan Yıldız'la harika bir kimya yakaladı. İkili, saha içinde birbirlerini çok iyi anlıyor. Jeremie Boga, Serie A'da çıktığı 6 karşılaşmada 3 gol ve 1 asist üretti. Yaptığı skor katkılarının büyük bölümünde Kenan Yıldız'ın da payı vardı...
Milan, Lazio deplasmanından 1-0'lık yenilgiyle dönerken, Rafael Leao kendisini oyundan alan hocası Allegri'ye sert tepki göstermişti. Galatasaray taraftarları fırsatı kaçırmadı!
Serie A'da Milan, Lazio maçını 1-0 kaybetti. Portekizli kanat oyuncusu Rafael Leao, kendisini oyundan çıkaran Teknik Direktör Allegri'ye sert tepki gösterdi. Mücadelenin ardından konuşan Allegri, "Leao'nun siniri mi? Futbolda böyle şeyler olur. Birkaç pozisyonda topu alamadığı için gergindi" ifadelerini kullandı.
KRİZ SONRASI HAREKET
Tecrübeli çalıştırıcı ayrıca, "Daha sakin olmamız gerekiyor. Teknik anlamda çok hata yaptık ve golü bulamadık. Bu akşam, tüm sezon boyunca yediğimizden daha fazla kontratak yedik" yorumunu da yaptı. Yaşanan krizi izleyen çok sayıda Galatasaray taraftarı, yıldız futbolcunun sosyal medya hesabına çok sayıda mesaj görderdi.
BURADA HUZUR VAR
Sarı-Kırmızılı taraftarların, 26 yaşındaki oyuncuya, "Galatasaray'a gel. Burada huzur var. Kendini bulursun" tarzında ifadeler kullandığı öğrenildi. Onların isteğine rağmen bu transferin gerçekleşme ihtimali bir hayli düşük... 1.88 boyundaki yıldızın 30 Haziran 2028 tarihine kadar mukavelesi bulunuyor. Ayrıca peşinde çok sayıda Premier Lig ekibi var.
Galatasaray'ın Girona'dan kiraladığı Yaser Asprilla, İstanbul'a ayak bastığında Jhon Duran'la yaşayacakları mücadeleden bahsetmişti. Duran ayrıldı, kendisi için de tablo pek parlak değil...
Galatasaray ara transfer döneminde Girona'dan satın alma opsiyonuyla birlikte Yaser Asprilla'yı kiralamıştı. 22 yaşındaki futbolcu, İstanbul'a geldiğinde, "Jhon Duran'la 9 yaşımdan beri arkadaşız. Birbirimize çok yakınız. Onun da başarılarıyla gurur duyuyorum. Burada da çok güzel bir mücadele yaşayacağız" ifadelerini kullanmıştı.
YOLLARINI AYIRDI
Fenerbahçe, Kolombiyalı forvetle devre arasında yollarını ayırdı. Böylece iki vatandaş arasındaki mücadele ihtimali ortadan kalktı... Yaser Asprilla da Galatasaray'da beklediği forma sürelerini pek bulamıyor. Yönetimin, satın alma opsiyonunu kullanması beklenmiyor. Yani o da çok büyük bir ihtimalle 2026 yazında Girona'ya dönecek.
3 MAÇTA 1 GOL BULDU
Jhon Duran, Fenerbahçe'den sonra Rus ekibi Zenit'e kiralanmıştı. 3 lig maçında toplam 81 dakika forma giydi. 1 gol kaydetti. Zenit'in 35 milyon euroluk satın alma opsiyonu mevcut... Bu parayı Al-Nassr'a ödemeleri durumunda Kolombiyalı forvetin tapusunu alabilecekler. Ancak onların da bu maddeyi kullanması beklenmiyor.
Napoli, Fenerbahçe'nin de listesinde bulunan Belçikalı forvet Romelu Lukaku'yu satışa çıkardı. Yaz döneminde gelecek teklifleri değerlendirecekler...
Çok ağır bir sakatlık geçiren ve sahalara kısa süre önce dönen Romelu Lukaku, tam performansına ulaşmaya çalışıyor. Fakat Napoli Yönetimi onunla ilgili kararını verdi. 32 yaşındaki Belçikalı forvet, satış listesine konuldu. 2026 yazında kulübe gelecek teklifler, değerlendirmeye alınacak.
SON SENESİNE GİRİYOR
1.91 boyundaki futbolcunun kontratı 30 Haziran 2027 tarihinde tamamlanacak. Yani yaz döneminde sözleşmesinin son senesine girmiş olacak. Napoli bu sebeple ondan para kazanmayı hedefliyor. Tecrübeli forvet, Fenerbahçe'nin de listesinde yer alıyordu. Sarı-Lacivertliler'den hamle gelmesi bekleniyor.
10 MİLYON EURO CİVARI
Kanarya'nın mevcut kadrosundaki tek santrfor Sidiki Cherif... Olası Lukaku hamlesinin, Cherif açısından da önemli olduğu düşünülüyor. Çünkü 19 yaşındaki genç futbolcu, Lukaku gibi bir tecrübeden önemli şeyler öğrenebilir. Belçikalı yıldızın 10 milyon euro seviyesinde satılabileceği öğrenildi. Fenerbahçe'nin çok ciddi bir şansı var...
Okan Buruk'un eski eşi Nihan Buruk'tan dikkat çeken bir paylaşım geldi. Nihan Buruk, paylaşımda Okan Buruk için 'kralımın arkasındayım' ifadelerini kullandı.
Galatasaray'da teknik direktör Okan Buruk'a, hayat arkadaşı Nihan Buruk'tan sosyal medya üzerinden dikkat çeken bir destek geldi.
Nihan Buruk, kişisel hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
"Okan Buruk kral olacak, işinin beyni olarak! Dinozorlara geri dönmeye hiç gerek yok :) Eski 'looser'lara dönmeye gerek yok. Kralımın arkasındayım! Hazır olun! Cesareti olan varsa! Kraliçe yüzleşmek için burada."
Beşiktaş'ın başarılı forveti Hyeon-gyu Oh, Güney Kore Milli Takımı'na çağrıldı.
Güney Kore Milli Takımı’nın mart ayında Avrupa’da oynayacağı hazırlık maçları için açıklanan 27 kişilik kadroda Beşiktaş forması giyen Hyeon-Gyu Oh da yer aldı.
Asya temsilcisi, hazırlık maçları kapsamında 28 Mart’ta İngiltere’de Fildişi Sahili ile karşı karşıya gelecek. Güney Kore, ikinci hazırlık karşılaşmasını ise 31 Mart’ta Avusturya ile Viyana’da oynayacak.
Galatasaray'ın milli oyuncusu Yunus Akgün, milli takımın Dünya Kupası için oynayacağı play-off maçlarını kazanarak 24 yıllık özleme son vereceğine inandığını belirtti.
Anadolu Ajansının Türkiye'nin Ödeme Yöntemi TROY'un katkılarıyla hayata geçirdiği "2026 Dünya Kupası Yolunda Milli Gururlar" projesinin beşinci konuğu Yunus Akgün, AA'ya özel açıklamalarda bulundu.
Dünya Kupası hasretini 24 yıl sonra sona erdirme mücadelesi veren A Milli Takım futbolcularını Türk halkına daha yakından tanıtmayı ve "milli takım taraftarı" olgusunu güçlendirmeyi amaçlayan projede, ay-yıldızlı oyuncuların Dünya Kupası hedefi, milli takımla ilgili düşünceleri, yaşadıkları şehirlerdeki günlük yaşamları ve kulüp takımlarındaki durumları detaylı ele alınıyor.
“Dünya Kupası'na katılmayı çok istiyoruz”
Milli takımın play-off’taki rakiplerini yenerek Dünya Kupası’na katılacağına inandığını belirten Yunus, “Bütün oyuncular Dünya Kupası hayalini kuruyoruz. Bunu başarabilecek güçteyiz, bunu başarabilecek kalitemiz var. Durumun bilincindeyiz. Hiçbir maç kolay değil ama bunu başarabileceğimizi düşünüyorum. Play-off maçlarına hazırlanıp en iyi şekilde çıkacağız. Kazanacağımızı düşünüyorum. Dünya Kupası'na katılmayı çok istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yunus, Romanya’yı İstanbul’da mağlup etmemiz halinde Slovakya-Kosova eşleşmesinin galibiyle deplasmanda oynanacak maça ilişkin "Deplasman maçı dezavantaj oluşturmaz. Halkımız her yerde bizi desteklemeye geliyor. Oraya da geleceklerini biliyoruz. Kazanabileceğimize inanıyoruz. Dünya Kupası'na gitmeyi çok istiyoruz. Çok güzel bir ekibiz. Bu duyguyu yıllar sonra tekrar ülkemize yaşatmak istiyoruz. Dünya Kupası'nda yer almak kariyerimde en çok istediğim şeylerden biri. Dünya Kupası'nda milli takım formasıyla olmak, orada o anı yaşamak… İnşallah bunu başarabiliriz. Küçüklüğümden beri bu zirvenin, o anın hayalini kuruyorum. Orada olmayı istiyorum. İnşallah turu geçip milli takımımızı Dünya Kupası’nda gururla temsil ederiz." diye konuştu.
“Milli takım kadrosu olarak kazanamayacağımız maç yok”
Yunus Akgün, “Milli takım Dünya Kupası’na katılırsa, grupta Avustralya, Paraguay ve ABD ile mücadele edecek. Grubu nasıl değerlendirirsin?” sorusunu, “Dünya Kupası'nda hiç bir maç kolay değil. Hepsi kazanabileceğimiz maçlar. Çok güçlü, kaliteli bir ekibiz. Bizden beklentiler yüksek. Biz de bunun bilincindeyiz. Bizim milli takım kadrosu olarak kazanamayacağımız maç yok. Biz istediğimiz, mücadelemizi verdiğimiz zaman kazanamayacağımız maç yok ama kolay olmayacak. Bunu başarabilecek güçteyiz.” diye yanıtladı.
"EURO 2024’te Hayatım boyunca unutamayacağım şeyler yaşadık.” sözlerini kullanan milli futbolcu, şöyle devam etti:
"40 güne yakın birlikteydik, çok güzel günlerdi, çok da güzel başarı elde ettiğimizi düşünüyorum. Daha ileriye gidebilirdik, buna takımca inanıyorduk ama istemediğimiz sonuçla elendik. Mükemmel bir aile ortamımız vardı. Saha içi ve dışında çok güzel vakit geçiriyorduk. Bu da sahaya yansıyordu. Herkes birbiri için mücadele ediyordu ama o maçta (Hollanda) elendiğimiz için çok üzüldük. Çünkü gerçekten çok iyi oynuyorduk. Belki bir önceki maç, Avusturya maçında elensek, belki bu kadar üzülmezdik. Turu geçip final oynayacağımızı düşünüyorduk. Ama yine de çok mutluyuz, ülkemizi gururla temsil ettik. İyi ve genç bir takımız. Çok daha büyük başarılar yakalayacağımızı düşünüyorum. Hollanda yenilgisi belki de hayatımın en büyük hayal kırıklığı diyebilirim. Çünkü iyi oynayıp kaybettiğinizde daha fazla hayal kırıklığı yaşıyorsun. Kazanmayı hak ettiğimizi düşünüyorum. Soyunma odasında sıfır ses, kimse konuşmuyordu, herkes çok üzüldü. Herkes kendini bir yere çekti. Yıkılmıştık. Devam etmeyi hak ediyorduk ama son düdük çaldığında herkes kendini yere bıraktı. Çünkü kimse bunu beklemiyordu."
"Aman Allah'ım böyle bir şey yok"
Başarıyı getiren en önemli faktörün milli takımdaki aile ortamı olduğunun altını çizen Yunus Akgün, “Herkes birlikte olmaktan çok keyif alıyordu. 40 gün geçmesine rağmen hiç kimse bir kere sıkıldım kelimesini kullanmadı. Mükemmel günlerdi, hayatımız boyunca o günleri hiç unutamayacağız. Kampta unutamadığımız anlar yaşadık. Herkes şarkı söyledi. (Gülerek) Aman Allah'ım böyle bir şey yok. Seslerimiz baya kötüydü. Hala da izliyoruz gülüyoruz onları. Ama çok güzel günlerdi. Hocalarımız da bizle beraber şarkı söylemişti. O anı söyleyebilirim. Çok güzel bir andı. Çok eğlenmiştik." dedi.
Yunus, “Milli takımda en iyi ses kimdeydi?” sorusuna, “Bir kere Merih'te değil o kesin. Merih'te değil. Kim vardı? Yok ya güzel ses yok. Güzel sesli birini söyleyemem.” yanıtını verdi.
Milli oyuncu, kamplarda çok eğlendiklerini dile getirerek şöyle konuştu:
"Portekiz maçında çok kötü performans sergilemiştik. Bize editler falan yapılıyor, bunları görüyoruz. Moralimiz bozulmuştu ama bir yandan da bize çok büyük bir ders olmuştu. Bazen böyle bir tokat yediğinde kendine geliyorsun. Yaptığımız yanlışların analizlerini yapıp, iyi bir ders çıkartıp yolumuza devam etmiştik. Portekiz maçıyla ilgili yapılan editleri gördüğümüzde gülüyorduk. Gerçekten kötü bir performans vermiştik. Herkese editler yapılıyor. O editler bizi güldürmüştü."
"Çok büyük işlere imza atacağımıza inanıyorum"
Yunus Akgün, “Dünya Kupası'na katılamazsak bu jenerasyona gerçekten çok yazık olur yorumları var. Bu yorumlarla ilgili düşüncen ne?” sorusunu, “Kesinlikle. Gerçekten çok genç bir ekibiz ama çok büyük takımlarda oynayan oyuncular var. Genç olmasına rağmen tecrübeli oyuncular. Kesinlikle yazık olur ama ben bu tarafı hiç düşünmüyorum. Çünkü Allah’ın izniyle kesinlikle gideceğimizi düşünüyorum. Çok güzel bir kadroyuz, çok güzel bir aileyiz. Bunu başarabileceğimize inanıyorum. Öyle bir şey olsa çok büyük hayal kırıklığına uğrarım. Çünkü bu milli takım çok iyi şeyleri hak ediyor. Bunu Avrupa Şampiyonası'nda gösterdik. Dünya Kupası'na da gidersek çok büyük işlere imza atacağımıza inanıyorum. İnşallah katılmak bize nasip olur. Bu milli takım Dünya Kupası’nda olmayı yüzde yüz hak ediyor." yorumunu yaptı.
Vincenzo Montella, milli takımın başına geçtikten sonra çok güzel bir ortam oluştuğunun altını çizen Yunus, "Daha önce de güzel bir ortam vardı ama bizim daha fazla birbirimize bağlanmamızı sağladı. Montella Hoca her oyuncuyla çok güzel iletişim kurdu. Oyunculara özgüven aşıladı. Güzel aktiviteler yapmaya başladık. Herkes söylüyor, çok güzel bir ortamımız var, herkes çok keyif alıyor, herkes kampa gelmek için can atıyor. Bu da bizi başarıya götürüyor, sahaya yansıyor. Sahadaki mücadele gücümüz çok yüksek. Ortamımızdan dolayı bu başarıyı elde ediyoruz, inşallah bu ortamımız hiçbir zaman bozulmaz. Çok güzel gidiyoruz. İnşallah böyle devam ederiz, takım ruhumuz, teknik kalitemiz, yeteneğimiz, mücadele gücümüz…" değerlendirmesinde bulundu.
Milli futbolcu, "Dünya kupalarında unutamadığın maçlar hangileri?" sorusuna, "Bizim son katıldığımız Dünya Kupası 2002'deydi ve 2 yaşındaydım, fazla hatırlamıyorum. EURO 2008'de unutamadığım bir maç var. EURO 2008’deki Çekya maçını milli maçlardan önce açıp izlediğimiz zamanlar da oluyor. Çok güzel bir maçtı. Ben her izlediğimde hala tüylerim diken diken oluyor. Spikerin Nihat Kahveci diye bağırışı… O maçı söyleyebilirim. Dünya Kupası olarak da izlediğim Arjantin-Fransa maçını söyleyebilirim." yanıtını verdi.
"Aklıma direkt Hasan Hoca, Hasan Şaş geliyor"
Yunus, "Dünya kupası deyince aklına hangi isimler geliyor?" sorusunu, “Dünya Kupası deyince aklıma direkt Hasan Hoca, Hasan Şaş geliyor. Hem Galatasaray'da oynamış olması, hem çok yetenekli olması, seyir zevki vermesi, ben direkt Hasan Şaş diyebilirim." şeklinde yanıtladı.
Milli futbolcu, Türkiye'nin UEFA Uluslar A Ligi’nde Fransa, İtalya ve Belçika ile aynı grupta mücadele edecek olmasına dair "Kesinlikle A Ligi'nde olmayı hak ediyorduk. Büyük maçlar, güzel maçlar olacak. Biz zaten büyük takımlara karşı oynamayı daha çok istiyoruz. Büyük takımlara karşı galibiyet aldığımız zamanlar var. Bu takımlara karşı oynama, bu takımlara karşı kendimizi test etmek çok daha önemli olacak. Kolay değil ama her zaman kazanmak için sahada olacağız." diye konuştu.
"Dördüncü şampiyonluğumuza yürüyoruz"
Yunus Akgün, Okan Buruk yönetiminde Süper Lig’de şampiyonluğa ulaşacaklarını belirterek, Buruk hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:
"Okan Hoca'nın diyalogları gerçekten çok önemli. Takımda çok önemli, büyük oyuncular var. Bu isimleri yönetmek gerçekten kolay değil, Okan Hoca bunu çok iyi yapıyor. Oyuncularla iletişimi çok iyi. Bir ağabey gibi her zaman konuşuyor. Bize karşı çok ilgili. Biz de gösterdiği her şeyi elimizden geldiğince sahada yapmaya çalışıyoruz. Hocamızla beraber kırılmadık rekor bırakmadık diyebilirim. Şimdi dördüncü şampiyonluğumuza yürüyoruz. İnşallah Allah'ın izniyle bu sene de onu başaracağız. Çok güzel ortamımız var, bunu hocamız sağladı. Taraftarlarımız, yönetimimiz, oyuncu arkadaşlarım... Gerçekten çok güzel bir aile ortamı var burada. Herkes her gün mutlu geliyor, bu sahaya yansıyor, bu da bizi başarıya götürüyor."
Üst üste 4. şampiyonluğa ulaşacaklarına emin olduklarının altını çizen Yunus, “Bu kaliteye ve güce sahibiz. Çok güzel gidiyoruz. Hem ligde hem Şampiyonlar Ligi'nde güzel bir süreç. Hedeflerimiz yüksek. Takım olarak da konuşuyoruz, çok güçlü bir kadroyuz. Şampiyonlar Ligi’nde de taraftarlarımızın, camiamızın beklentisini biliyoruz ve elimizden geleni yapıyoruz. Galatasaray olarak inşallah hedeflerimize ulaşırız. Dördüncü şampiyonluğumuza yürüyoruz. İnşallah bu rekoru da kırarız 4 sene üst üste. 26. şampiyonluğumuzu da kazanmak istiyoruz. Bunu başarabilecek güçteyiz. İnşallah bu sene de şampiyon olacağız.” ifadelerini kullandı.
Şampiyonlar Ligi son 16 turu ilk maçında İstanbul’da Liverpool’u 1-0 mağlup eden ve çarşamba günü deplasmanda sahaya çıkacak Galatasaray’ın Devler Ligi’ndeki hedeflerinden de bahseden sarı-kırmızılı futbolcu, “Avrupa'da yolumuza devam ediyoruz. Yine bir İngiliz ekibi. Kazanmak istiyoruz. Kazandık daha önceden. Hedeflerimiz yüksek, kazanıp yolumuza devam etmek istiyoruz.” dedi.
“Bizim en büyük gücümüz pres”
Yunus, Galatasaray’ın ön alan baskısıyla bu sezon çok gol bulduğunun hatırlatılması üzerine şu görüşleri paylaştı:
"Bu hocamızın geldiğinden beri istediği bir şey. Çünkü biz Galatasarayız, bunu sahada herkese gösteriyoruz. Bizim en büyük gücümüz pres. Rakip kim olursa olsun kendi oyunumuzdan hiçbir zaman kopmuyoruz. Asla geriye çekilelim demiyoruz, her maçı kazanmak için çıkıyoruz ve bunu da sahada gösteriyoruz. Bu şekilde çok maç kazandık, bu bizim özel gücümüz diyebilirim."
Bu sezon farklı mevkilerde oynayan Yunus Akgün, "Sol açık, sağ açık, forvet arkası her yerde oynayabiliyorum ama son zamanlarda 10 numarada daha fazla forma giyiyorum. Gol ve asist katkılarımı 10 numara mevkisinde yaptım. Öyle ekstra rahat hissettiğim ekstra bir yer yok ama üç yerde de oynayabiliyorum. Sağ açık ve forvet arkasında daha rahat hissediyorum diyebilirim. Mevkimde beğendiğim oyuncular var tama benim en çok beğendiğim Lionel Messi. Bence dünyanın en iyi futbolcusu, tartışmasız. Griezmann var, kendi oyun tarzıma benzettiğim." değerlendirmesinde bulundu.
Sarı-kırmızılı futbolcu, "Mauro Icardi ve Victor Osimhen gibi dünya çapında forvetlerle oynuyorsun. Böyle iki önemli isimle oynamak nasıl? Avantajları neler?" sorusuna şu cevabı verdi:
"Gerçekten ikisi de çok büyük futbolcu, çok büyük golcü ve çok da önemli karakterler. Galatasaray tarihinde çok önemli yere sahipler. Icardi ve Osimhen ile beraber oynadığım için kendimi şanslı hissediyorum. Gerçekten özel karakterler. Onlarla beraber şampiyonluklar yaşamak, şampiyonluğa yürümek, benim için çok gurur verici. Takıma çok katkı sağlıyorlar, saha içi ve saha dışı herkesle her zaman iletişim kuruyorlar, bize çok katkı sağlıyorlar. Onlarla oynadığım için çok mutluyum."
"Torreira bazen bize kene gibi yapışıyor”
Yunus Akgün, karşısında en zorlandığı rakiplerin sorulması üzerine ise şu ifadeleri kullandı:
"Şampiyonlar Ligi'ndeki büyük takımlar gerçekten zordu. Liverpool, Juventus, Tottenham maçı. Ama antrenmandan da isimler verebilirim. Antrenmanda Torreira bazen bize kene gibi yapışıyor, peşimden koşuyor, hiç bırakmıyor onu söyleyebilirim. Lemina var, Lemina çok kuvvetli. Juventus’ta da Thuram vardı, o da fizikliydi, kuvvetliydi."
Yunus, unutamadığı maçlar hakkında ise "Avrupa kupalarında kesinlikle Tottenham maçı diyebilirim. Galatasaray tarihinde inanılmaz bir performanstı. Çok farklı bir galibiyet olabilirdi, 3-2 bitti ama gerçekten muazzam bir performans vardı sahada. Liverpool maçı diyebilirim, 1-0 kazandık. Mükemmel mücadele ettik. Büyük takımları yenmeyi başardık. Bir de ilk Juventus maçı, Gerçekten Galatasaray tarihinde çok önemli bir yere sahip. Muazzam bir performans sergiledik. Juventus takımına 5 tane gol atmak gerçekten hiç kolay değil. Bunu başardığımız için mutluyuz. Milli takımda ise ilk maçımı ve ilk golümü hiç unutamadım. Maçtan sonra defalarca o golü izledim. İlk golümdü, bunun hayalini çok kuruyordum. Çok güzel duygular yaşadım, takım arkadaşlarımla paylaştım. Benim için çok güzel bir gündü. Bu hayalimi gerçekleştirdiğim için çok gururluyum." dedi.
Yunus Akgün, kariyerinde en üzüldüğü maçları ise şöyle sıraladı:
"Milli takımda Hollanda maçı. Gerçekten en üzüldüğüm maç. Galatasaray'da ise AZ Alkmaar maçı diyebilirim, Geçen sene Avrupa Kupası'nı alacağımızı düşünüyordum. Çok inanıyorduk, çok güzel maçlar geçirmiştik. Tottenham maçından sonra çok ümitlenmiştik. Çünkü mükemmel performans vermiştik. Hayal kırıklığına uğramıştım. Sakatlarımız, cezalılarımız vardı ama çok büyük hayal kırıklığına uğramıştık."
"Ben zaten Avrupa'nın en büyük kulüplerinden birinde oynuyorum"
Yunus, kariyer planları hakkında ise şu sözleri kullandı:
"Şu anda olduğum konumdan çok memnunum. Her gencin, her oyuncunun hayali Avrupa'da oynamak ama ben zaten Avrupa'nın en büyük kulüplerinden birinde oynuyorum. Galatasaray'da çocukluğumdan beri hayalini kurduğum A takım formasını giyiyorum, Şampiyonlar Ligi'nde oynuyorum, şampiyonluklar kazanıyorum. Şu anda kariyer açısından ileri dönük bir şey düşünmüyorum. Sadece Galatasaray'ın başarısını düşünüyorum, şampiyonluklar kazanmak istiyorum. İleride ne olur bilemem.
Galatasaray'ın menfaatine bir şeyler olursa oturur, konuşur, bunu değerlendiririz ama şu anda Galatasaray için çalışmaya devam ediyorum."
Yunus Akgün, Avrupa’da beğendiği liglerle ilgili "Premier Ligi ve LaLiga'yı beğeniyorum. Benim oyunuma uygun LaLiga diyebilirim. Premier Lig fiziksel olarak biraz daha zor. Teknik kapasite açısından LaLiga'yı daha çok beğeniyorum diyebilirim." ifadelerini kullandı.
Galatasaray taraftarının her zaman kendisine destek olduğunu vurgulayan 25 yaşındaki oyuncu, "Onlarla beraber çok daha güçlüyüz. Her maç bunu çok fazla hissediyoruz. Benim için de çok ayrı bir yere sahip. Galatasaray Akademisi'nden çıktım. Her zaman bana çok büyük destek oluyorlar. Bu beni çok motive ediyor. Bizim en büyük destekçimiz, en büyük gücümüz taraftarlarımız. Onlara buradan çok teşekkür ediyorum. Her zaman bize, bana destek olmaya devam etsinler. Onların yüzünü hiçbir zaman kızartmayacağız. Onları mutlu etmek, gururlandırmak için her zaman sahada elimizden geleni yapacağız." şeklinde konuştu.
Yunus, "Geriye dönüp baktığın zaman iyi ki pes etmemişim dediğin dönemler oldu mu?" sorusunu "Gençlikte her oyuncu zor günler yaşıyor. Benim de yaşadığım gibi. Çok zor günler yaşadım. Galatasaray A takımında oynamayı çok istiyordum. O formayı giymenin hayalini kuruyordum. Kiralık gittim, geri döndüm, bir daha kiralık gittim. Bu süreçte hep Galatasaray'da oynamayı istiyordum ve hayal ediyordum. Bunun için gittiğim yerlerde de döndüğümde de hep çok çalışıyordum ve sonunda bunu başardım. Gençlere buradan bir şey söylemek gerekirse çalışmayı bırakmasınlar, her zaman hayallerinin peşinden gitsinler, hayaller kursunlar, başardığında insan çok mutlu oluyor ve kendisiyle gurur duyuyor." diye yanıtladı.
Yunus isminin hikayesi
"Sultan Murat Mahallesi'nde doğdum, büyüdüm. Her şeye orada başladım." diyen Yunus, adının veriliş hikayesini "Babam mahalle takımında oynarken hareketliymiş, hızlıymış, ona bir lakap takmışlar, Yunus balığı gibi diye... Ondan sonra da babam bana Yunus ismini koymak istemiş. Mahallede de babamın lakabı Yunusmuş, bazen Yunus diye çağırıyorlarmış. Bu nedenle babam bana Yunus adını koymak istemiş.” şeklinde anlattı.
Sultan Murat Mahallesi ile bağlarını hiç koparmadığını aktaran sarı-kırmızılı futbolcu, "Herkesin beni gördüğünde gurur duyması, güzel sözler söylemesi gurur verici. Çünkü mahallemden tek bir futbolcu çıkıyor, o da benim. Çok destek oluyorlar, elimden geldiğince mahalleye gitmeye çalışıyorum. Orada çok güzel insanlar tanıdım, çok güzel insanlar biriktirdim. Arkadaşlarım, dostlarım, akrabalarım her zaman iç içeyiz. Onları gururlandırdığım için çok mutluyum. Sultan Murat Mahallesi'nden bir futbolcu çıktı. Bunun için çok mutluyum. Benim bugünlere gelmemi sağlayan hayat okulum diyebilirim." ifadelerini kullandı.
Yunus, futbola başlama serüveniyle ilgili şu sözleri kullandı:
“Kosova Güçspor diye bir mahalle takımımız vardı. Ben balkondayken 5-10 kişi seçme var diye antrenmana gidiyormuş, Ben de ‘Nereye gidiyorsunuz?’ demiştim, onlar da ‘Kosova diye bir takım var, oraya antrenmana, seçmeler varmış’ dediler. Anne ve babama ‘Ben de gitmek istiyorum’ dedim. Öyle gittim ve aralarından sadece beni aldılar. Rahmetli Adem Yeşil hocam vardı, emeği çok büyüktür. O beni gördü ve akşamında ailemi aradı. ‘Yunus'u çok beğendim, Galatasaray seçmeleri var, oraya götürmek istiyorum’ dedi. Annemle babam o zamanlar çekiniyordu, güvenememiştik açıkçası ama Adem hocayla tanıştıktan sonra beni Galatasaray seçmelerine götürdüler ve süreç başladı. Seçmeler çok heyecanlıydı, inanamıyordum, her şey bir anda gelişti. Rahmetli Ahmet Kesin Kılıç ve Kerem Yavaş hocalarım vardı.
Arkadaşlarıma, akrabalarıma, herkese bu durumu anlatıyordum. Çok güzel senelerim geçti. Rahmetli Ahmet Keskin Kılıç'ın emeği bizde çok büyüktür. Allah rahmet eylesin. Onu da buradan analım. Her şey benim için güzel oldu.”
“Arda Ağabey benim için büyük bir örnek”
Sarı-kırmızılı futbolcu, "Altyapıda, A Takımda gördüğün hangi oyuncular gibi olmak istiyordun?" sorusuna,
"Akademiden çıkıp A takımda oynayan ağabeylerimiz vardı. Semih ve Arda ağabey. Antrenmana giderken onları görürdük, konuşurduk. Arda ağabey benim için büyük bir örnek, onun gibi olmayı çok isterdim. O süreçte Semih ağabey bana çok yardımcı olmuştu. Belki fotoğraflarımız bile çıkmıştır, yemeğe gitmiştik. Güzel günlerdi. Heyecanlanıyorduk, onlarla birlikteyken çok mutlu oluyorduk. Bizle çok ilgileniyorlardı, ben de onlardan gördüğüm şeyleri şimdi akademideki oyunculara yansıtmaya, yardımcı olmaya çalışıyorum. Küçükken bugünlere gelip gelemeyeceğimizi bilemiyorduk. Ne zaman ilk profesyonel imzamı attım o zaman hayalini kurmaya başladım. Her şey de istediğim gibi gitti, şampiyonluklar, kupalar kazandım. Şu an olduğum yerden çok mutluyum, gururluyum. İnşallah uzun yıllar böyle devam ederim.” yanıtını verdi.
"Galatasaray'dan ilk ayrıldığım zaman kolay değildi. Duygusaldım. Zorlanmıştım açıkçası." ifadelerini kullanan Yunus sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama Adana Demirspor bana çok şey kattı. Orada şampiyonluklar yaşadım. Süper Lig'de iyi bir serüven geçirdim. 26 yıllık bir şampiyonluk hasreti vardı. Hocamız ve başkanımız Murat Sancak bana çok destek oldu. Onun ve Montella hocamızın bende desteği çok büyük. Orası bana çok şey kattı. Balotelli, Vargas, Belhanda, Stamboli, Gökhan İnler, gerçekten çok kaliteli bir kadroyduk. Avrupa'yı zorluyorduk ama son maçlarda istediğimiz sonuçları alamamıştık ama benim için çok güzel bir seneydi. Ardından Leicester City var, Leicester City fiziksel ve taktiksel olarak çok şey kattı. Orada da şampiyonluk yaşadım. Sonrasında Galatasaray'a döndüm. Her genç oyuncunun Avrupa hayali var. Ben de bunu Leicester ile denemek istedim. Bir yıl kaldım ama iyi ki Galatasaray’a döndüm. Enzo Maresca Hoca ile çalıştım, gerçekten o çok iyi bir hoca. Taktiksel ve fiziksel olarak bana çok şey kattı. Şampiyonluk yaşadım. Benim için çok iyi bir tecrübe oldu.”
Yunus, A Milli Takım Teknik Direktörü Montella ile Adana Demirspor’da da birlikte çalışmaları hakkında ise "Montella hoca Adana Demirspor'da benimle çok ilgilendi, hep iletişim halindeydi. Oyunculara çok iyi özgüven aşılıyor. Bunu milli takımda da Adana Demirspor'da da ben özel olarak yaşadım. Çok güzel şeyler söylüyordu, bir maçta 2 gol atmıştım ve bana ‘Sakın asla şımarma ve 2 gol attıysan 3 gol iste, 4 gol iste’ diye söylemlerde bulunuyordu. Yeri bende çok ayrıdır, bana çok şey kattı. Çok da güzel günler yaşadık." ifadelerini kullandı.
Gollerinden sonra Montella’nın futbolculuk dönemindeki gol sevinçlerini yapması hakkında ise Yunus, “Karagümrük maçıydı. Çok güzel iletişimimiz vardı ve çok seviyordum. Ona bir hediye vermek istemiştim. Maçlardan önce de videolarını izlemiştim, çok güzel golleri vardı ve gollerinden sonra uçak hareketini yapıyordu. ‘Gol atarsam bugün sana armağan etmek istiyorum’ dedim, öyle oldu. Yani yakıştırdılar da devam etti. Milli takımda da yapıyorum. Hocayla biraz stiller benziyor. Hoca da 9 numara boyu kısa, kıvrak falan. Biraz benziyor stilimiz." diye konuştu.
Galatasaray formasıyla sahaya çıktığı anı hiçbir zaman unutamadığını anlatan Yunus, "O günü unutmak mümkün değil. Çocukluğumdan beri hayalini kurduğum anı yaşadım. İlk haber geldiğinde direkt annemi babamı aradım. Çok heyecanlanmıştım. Çok mutluydum, çok gurur duydum kendimle. İstiklal Marşı'nı okurken tüylerim diken diken olmuştu, hala da oluyor. Sahaya her çıktığımda heyecanım devam ediyor. Çocukluğumdan beri oynamak istediğim tek bir stadyumda vardı. O da Galatasaray stadyumuydu. Onun dışında oynamak istediğim başka bir stadyum yok." açıklamasında bulundu.
Futboldan kalan zamanlarını ailesiyle geçirdiğini aktaran 25 yaşındaki futbolcu, "Ailemle, arkadaşlarımla, dostlarımla, nişanlımla genelde vaktim böyle geçiyor. Bazen evde bilgisayarda oyun oynuyorum, maç izliyorum. Dışarıya çıkmayı çok sevmiyorum. Sadece ailemle, dostlarımla yemek yemeyi, kahve içmeyi seviyorum." dedi.
Ailesinden de bahseden Yunus Akgün, “Annem ev hanımı, babam fabrikada işçiydi, şu anda çalışmıyor benimle ilgileniyor. 2008 doğumlu bir kardeşim. O da benim eski takımım, Kosova Güç Spor'da oynuyor. Kaptan hatta ama 8 takım var, 6'ncılar. Öyle de bir durum var. Böyle bir aileyiz, küçük bir aileyiz, 4 kişiyiz. Annem Kastamonulu, babam göçmen, Arnavut kökenliyiz ama İstanbul doğma büyüme." sözlerini kullandı.
Yunus, “Kardeşin maçlarından sonra performansınla ilgili yorum yapıyor mu?" sorusuna, "Kardeşimin adı Emre, o da sağ açık ve sol açık da oynuyor. Bazen bana ‘Niye şut atmıyorsun’ diyor, ben de ona ‘Sen niye koşmuyorsun, niye kilo vermiyorsun’ diyorum. Birbirimize sallıyoruz öyle." yanıtını verdi.
Nişanlı olan Yunus Akgün, "Nişanlımın adı Tuğçe. 13-14 yaşından beri tanışıyoruz. İyi ve kötü günümde her zaman benim yanımdaydı. Bana her zaman çok büyük destek oldu. Gerçekten onu tanıdığım için, onunla beraber hayatımı sürdürdüğüm için çok mutluyum." diyerek sözlerini tamamladı.
Galatasaray, 2024 yazında kiraladığı Osimhen'in bonservisini bu sezon başında almıştı. Fenerbahçe'nin iki kez Nijeryalı forvet konusunda devreye girdiği öğrenildi.
Napoli'de sorunlar yaşayan Victor Osimhen, geçen sezon başında sürpriz bir şekilde Galatasaray'a kiralanmıştı. Nijeryalı yıldızın bonservisi de 31 Temmuz 2025 tarihinde alındı. İtalyan ekibine serbest kalma bedeli ödendi. Fenerbahçe'nin, Osimhen için hem geçen sezonun devre arasında hem de yaz transfer döneminde devreye girdiği iddia edildi.
KİRALIK SÖZLEŞMESİNDEKİ MADDE
Galatasaray, geçen sezon Osimhen'i kiralarken sözleşmesine çok kritik bir madde koydurmuştu. Bu maddede, "Oyuncu sezon devam ederken Türkiye'den başka bir takıma satılamaz" ifadesi bulunuyordu. Fenerbahçe, ara transferde Napoli'nin kapısını çalsa da, kontrattaki ayrıntı sebebiyle mecburen geri çekildiler. Çünkü Galatasaray Yönetimi, önlemini almıştı.
OSİMHEN'İN KARARI BELLİYDİ
Fenerbahçe'nin, 2025 yazında yeni bir girişimde bulunduğu da öğrenildi. Fakat bu kez de Osimhen'in kararı belirleyici oldu. Dünyaca ünlü forvet, kendisine çok daha fazla yıllık maaş öneren Suudi Arabistan ekiplerini de geri çevirmişti. Sadece Galatasaray'da oynamak istediğini belirtti.
Galatasaray'da Asprilla'nın satın alma opsiyonu kullanılmayacak. Cim-Bom, genç yabancı kontenjanının birini Feyenoord'dan Leo Sauer'de kullanmaya hazırlanıyor.
Galatasaray'ın devre arasındaki hamlelerinden biri Yaser Asprilla'ydı... 22 yaşındaki futbolcu, Girona'dan satın alma opsiyonuyla kiralandı. Fakat bu maddenin aktif hale getirilmesi beklenmiyor. Yani Asprilla, sezon sonunda Girona'ya geri dönecek. Bazı İngiliz ekipleri, onun durumunu takip ediyor.
FAZLASIYLA KARŞILIYOR
Aslan'ın kanat bölgesi için ilgilendiği genç futbolcuların içinde Leo Sauer'in de bulunduğu öğrenildi. Fenerbahçeli Milan Skriniar'ın vatandaşı olan Slovakyalı yetenek, TFF'nin yeni sezon için belirlediği genç yabancı kriterini fazlasıyla karşılıyor. Çünkü 2005 doğumlu...
ASTON VİLLA TEHLİKESİ
Sol kanat, sağ kanat ve 10 numarada görev yapabilen Leo Sauer'in, Feyenoord'la 30 Haziran 2028 tarihine kadar mukavelesi bulunuyor. Tahmini piyasa değeri 7 milyon euro civarında... Son dönemde bir sakatlık geçirmişti fakat kısa süre içinde sahalara dönmesi bekleniyor. Galatasaray'ın bu transfer için kaynak ayırdığı öğrenildi. Fakat Sarı-Kırmızılılar açısından ciddi bir tehlike de mevcut... Çünkü Premier Lig ekibi Aston Villa da oyuncuyu izliyor.
Galatasaray devre arasında Atalanta'dan Ederson için girişimlerde bulunmuştu. Ancak İtalyan ekibi 40 milyon euro çekti. Manchester United da oyuncu konusunda devreye girdi. Serie A temsilcisi, 30 milyon euro talep etti. Bu rakam, Cim-Bom için de geçerli olacak.
Herkes Galatasaray'dan devre arasında yıldız bir orta saha takviyesi beklemişti. Ancak Cim-Bom kanatlara ağırlık verdi. Orta alana genç yetenek Renato Nhaga alındı. 18 yaşındaki futbolcu, Şampiyonlar Ligi listesine yazılmadı. Sarı-Kırmızılılar'ın ara transferde ilgilendiği isimlerden biri; Atalanta'dan Ederson'du...
RAKAM ORTAYA ÇIKTI
Fakat Serie A temsilcisi, 26 yaşındaki merkez orta saha için 40 milyon euro çekti. Galatasaray geri adım attı. Premier Lig ekibi Manchester United, 2026 yazında Ederson'u kadrosuna katabilmek için harekete geçti. Atalanta onlardan 30 milyon euro istedi. Çünkü 1.83 boyundaki futbolcunun kontratı 30 Haziran 2027'de tamamlanacak.
SON SENESİNE GİRİYOR
Yani Ederson, 2026 yazında sözleşmesinin son senesine girecek. Machester United'dan talep edilen 30 milyon euro, yaz döneminde Galatasaray için de geçerli olacak. Sarı-Kırmızılılar sezon sonunda kesin olarak orta sahasını güçlendirecek. Eğer Ederson konusunda tekrar nabız yoklanırsa, oyuncunun bonservis bedeli belli...
Galatasaray sezon başında Monaco'ya 30.77 milyon euro ödeyerek Wilfried Singo'yu kadrosuna katmıştı. Sakatlandığı dönemde onunla ilgili çok ağır eleştiriler yapıldı. Fildişi Sahilli yıldız daha önce bu kadar çok maç kaçırmamıştı.
Galatasaray'ın bu sezonki en önemli transfer hamlelerinden biri hiç şüphesiz Wilfried Singo'ydu... Hatta Fildişi Sahilli futbolcu için, "Savunmadaki Osimhen" ifadeleri bile kullanılıyordu. Gösterdiği iyi performansların ardından sakatlık problemleri devreye girdi. Yönetime de bu sebeple ağır eleştiriler yöneltildi.
BÖYLESİ YAŞANMAMIŞTI
1.90 boyundaki futbolcunun sahalara dönüşü ise muhteşem oldu. Şu anda onunla ilgili yapılan kötü yorumlar bitti. Herkes ne kadar iyi olduğundan bahsediyor. Wilfried Singo bugüne kadar oynadığı kulüplerde hiç böyle bir sakatlık dönemi geçirmemişti. Önceki sakatlık raporu da bu gerçeği ispatlıyordu.
İŞTE OYUNCUNUN RAPORU
Wilfried Singo'nun son sezonlarda sakatlıklar sebebiyle kaçırdığı maç sayıları şu şekilde:
2019-2020 (1 sakatlık): 3 maç
2020-2021 (2 sakatlık): 4 maç
2021-2022: (1 sakatlık): 4 maç
2022-2023 (2 sakatlık): 3 maç
2023-2024: Sakatlık yok
2024-2025 (1 sakatlık): 6 maç
2025-2026 (2 sakatlık): 16 maç
Yıldız savunmacı, ilk kez Galatasaray döneminde bu kadar fazla karşılaşmada takım arkadaşlarını yalnız bıraktı.
Karagümrük yenilgisinin ardından Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, Tedesco ve Devin Özek'in görevine devam ettiğini söylemişti. Eğer bu iki isim gönderilirse, eleştiri okları büyük oranda Saran'a dönecek...
Fenerbahçe, lig sonuncusu Karagümrük'e 2-0 kaybettikten sonra ortalık karışmıştı. Olağanüstü toplantıların ardından Başkan Sadettin Saran, Teknik Direktör Tedesco ve Devin Özek'in görevine devam ettiğini açıklamıştı. Şu anda Sarı-Lacivertli taraftarların eleştiri okları, çeşitli cephelere dağılmış durumda...
MERKEZ NOKTASINA
Tedesco-Devin Özek, Başkan-Yönetim ve futbolculara büyük tepki var. Eğer Tedesco'yla birlikte Devin Özek'in de görevine son verilirse, eleştirilerin merkez noktasına Sadettin Saran geçecek... Bu da onun üzerindeki baskıyı iyice artıracak. Futbolcular da zaten uzun süredir huzursuz...
YARINKİ MAÇ ÇOK KRİTİK
Fenerbahçe, yarın Süper Lig'de Gaziantep FK'yı ağırlayacak. Maça gelecek birçok taraftarın, protestolarda bulunması bekleniyor. Eğer puan kaybı yaşanırsa bu kez bazı ayrılıklar gerçekleşebilir. Galatasaray'ın, Başakşehir karşılaşmasını kazanmasıyla birlikte zirvedeki puan farkı 7'ye çıkmıştı.
Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'ın son 16 turu rövanşında Liverpool'la oynayacağı maçı Polonyalı hakem Szymon Marciniak yönetecek.
Galatasaray'ın İngiltere temsilcisi Liverpool ile 18 Mart Çarşamba günü deplasmanda oynayacağı UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu rövanş maçında Polonyalı hakem Szymon Marciniak düdük çalacak.
UEFA'nın açıklamasına göre, Marciniak'ın yardımcılıklarını Polonya Futbol Federasyonundan Tomasz Listkiewicz ve Adam Kupsik yapacak.
Müsabakanın dördüncü hakemi ise Pawel Raczkowski olacak.
Amerikan Basketbol Ligi'nde (NBA) New York Knicks ile Golden State Warriors karşılaştı. Knicks, Warriors'ı 21 sayı geriden gelerek 110-107 mağlup etti.
Amerikan Basketbol Ligi'nde (NBA) New York Knicks, milli oyuncu Ömer Faruk Yurtseven'in forma giydiği Golden State Warriors'ı 110-107 yendi.
Madison Square Garden'da Warriors'ı ağırlayan Doğu Konferansı üçüncüsü Knicks, 21 sayı geriden gelerek rakibini mağlup etti ve üst üste 3 olmak üzere 44. galibiyetini aldı.
Knicks'te Jalen Brunson 30 sayı, 9 asist ve Karl-Anthony Towns 17 sayı, 12 ribauntla oynadı.
Karşılaşmaya Al Horford, Stephen Curry, Jimmy Butler, Draymond Green gibi oyuncularından yoksun çıkan Warriors ise peş peşe 5, sezonun 35. yenilgisini yaşadı. Konuk takımda Brandin Podziemski 25 ve Quinten Post 22 sayı attı.
Warriors ile 10 günlük sözleşme imzalayan Ömer Faruk Yurtseven ise yaklaşık 13 dakika süre aldığı ilk maçını 4 ribauntla tamamladı.
Basketbol Avrupa Ligi'nde ertelenen Olympiakos-Fenerbahçe Beko maçı yarın oynanacak.
Avrupa Ligi'nin (EuroLeague) 14. haftasının erteleme maçında Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımı, yarın deplasmanda Yunanistan temsilcisi Olympiakos ile karşı karşıya gelecek.
Barış ve Dostluk Salonu'nda oynanacak müsabaka, TSİ 21.15'te başlayacak.
Avrupa Ligi'nde çıktığı 30 karşılaşmada 22 galibiyet, 8 mağlubiyet yaşayan sarı-lacivertli takım, zirvede yer alıyor.
Yunanistan ekibi ise oynadığı 31 maçta 20 kez sahadan galip ayrılırken, 11 müsabakada da rakiplerine kaybetti ve ikinci basamakta kendine yer buldu.
Fenerbahçe Kulübü Basketboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Cem Ciritci, 4 Aralık'ta ertelenen müsabakanın ardından "Olympiakos'un salonundaki su sızıntısından kaynaklanan durum nedeniyle karşılaşmanın oynanamadığını" dile getirmişti.
Takımların organizasyonda bu sezonki randevusunda Fenerbahçe Beko, sahasında Olympiakos'u 88-80 yendi.
İki takım arasında 38. randevu
Fenerbahçe ile Olympiakos, Basketbol Avrupa Ligi'nde 38. kez karşı karşıya gelecek.
İki takım arasında Ekim 2002'den bu yana oynanan 37 müsabakanın 19'unu sarı-lacivertli ekip, 18'ini ise Yunanistan temsilcisi kazandı.
A Milli Kadın Basketbol Takımı'nın 2026 Dünya Kupası Elemeleri'ndeki rakibi Macaristan oldu.
A Milli Kadın Basketbol Takımı, FIBA 2026 Dünya Kupası Elemeleri C Grubu'ndaki 5. ve son maçında yarın Macaristan ile karşı karşıya gelecek.
Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi'ndeki mücadele, saat 20.30'da başlayacak.
Gruptaki son maçında Dünya Kupası bileti için sahaya çıkacak Türkiye, 4 maçta 2'şer galibiyet ve yenilgi yaşadı. Macaristan ise 4 müsabakada ay-yıldızlılarla aynı sayıda galibiyet ve yenilgiyle sahadan ayrıldı.
Grupta yarın saat 14.30'da Japonya-Arjantin ve saat 17.30'da Avustralya-Kanada karşılaşmaları oynanacak.
Haftanın açılış maçında Fenerbahçe, Chobani Stadı'nda Gaziantep FK'yi konuk edecek. Mücadele, saat 20.00'de başlayacak.
Öte yandan, Avrupa kupalarında son 16 turunda mücadele eden Galatasaray ve Samsunspor'un ligin 27. haftasında yapacakları maçlar ileri tarihe ertelenmişti.
Türkiye Futbol Federasyonunun açıklamasına göre ligde 27. haftanın programı şöyle:
Domenico Tedesco yönetimindeki Fenerbahçe, Süper Lig'de yarın sahasında Gaziantep FK ile karşılaşacak.
Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig'in 27. haftasında yarın sahasında Gaziantep FK ile mücadele edecek.
Chobani Stadı'ndaki müsabaka saat 20.00'de başlayacak.
Ligde oynanan 26 mücadelede 16 galibiyet, 9 beraberlik ve 1 yenilgi yaşayan sarı-lacivertliler, 57 puan toplarken averaj farkıyla 2. sırada bulunuyor. Son maçında Fatih Karagümrük'e 2-0 kaybeden Fenerbahçe ligdeki ilk yenilgisini yaşadı.
Son 4 lig maçında 1 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 yenilgi gören sarı-lacivertlilerde kaybedilen 7 puanın ardından başkan Sadettin Saran ve teknik direktör Domenico Tedesco, yaşanan süreçle ilgili toplantı yapmış ve Tedesco ile yola devam kararı alınmıştı.
5 eksik
Fenerbahçe'de Gaziantep FK maçı öncesinde 5 eksik isim bulunuyor.
Tedavileri süren Edson Alvares, Milan Skriniar, Anderson Talisca, Çağlar Söyüncü ve Nelson Semedo yarınki maçta forma giyemeyecek.
Cezası sebebiyle Fatih Karagümrük maçında oynamayan Brezilyalı file bekçisi Ederson, Gaziantep FK karşısında takıma geri dönecek.
6 isim sınırda
Gaziantep FK maçı öncesinde Fenerbahçe'de 6 oyuncu kart sınırında bulunuyor.
Sakatlığı bulunan Nelson Semedo'nun yanı sıra Archie Brown, Kerem Aktürkoğlu, Anthony Musaba, Mert Müldür ve Matteo Guendouzi, kart sınırındaki isimler.
Bu futbolcular, yarın oynanacak mücadelede kart görmeleri durumunda bir sonraki lig maçı olan Beşiktaş karşılaşmasında takımlarını yalnız bırakacak.
Şu anda Fenerbahçe Teknik Direktörü Tedesco'nun ara transferde forvet takviyesi istemediği yönünde iddialar var. Ancak genç çalıştırıcı, daha önce konuyla ilgili gayet net konuşmuştu.
Süper Lig'in 19. haftasında Göztepe ile 1-1 berabere kalan Fenerbahçe'de Teknik Direktör Domenico Tedesco önemli açıklamalarda bulunmuştu. Genç çalıştırıcı, 25 Ocak'ta, "Evet bir forvet arıyoruz... Bu bir sır değil. Ben burada olduğumdan beri forvet arıyoruz. En-Nesyri burada olduğu müddetçe bizim futbolcumuz" demişti.
NESYRİ GİTTİ KANTE GELDİ
Tedesco, En-Nesyri henüz ayrılmadan önce bile forvet takviyesi hedeflendiğini söylemişti. Faslı santrfor, 2 Şubat'ta Al-Ittihad'a imza attı. Anlaşmanın bir parçası olarak Kante de Fenerbahçe'ye geldi. Sarı-Lacivertli ekibin elinde şu anda gerçek yeri santrfor olan tek isim Sidiki Cherif...
TERS YÖNDE KONUŞMALAR VAR
Domenico Tedesco'nun o tarihteki açıklamalarına rağmen şu anda hocanın golcü takviyesi istemediği yönünde iddialar var. Yine bu iddialara göre; Tedesco, hücum hattını yeterli gördü. Burada ciddi bir karmaşa var... Çünkü genç çalıştırıcının ocak ayında takviye konusunda isteği vardı. Ancak işler farklı bir şekilde gelişti...
Liverpool bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'la oynadığı 2 maçın öncesinde de Premier Lig'de kayıp yaşamıştı. Çarşamba günü rövanş var. Ve Liverpool bu kez de Tottenham'a takıldı.
Temsilcimiz Galatasaray, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde 2 kez Liverpool'a karşılaştı. Hem grup aşamasında hem de son 16 turu ilk maçında, 1-0'lık skorlarla Sarı-Kırmızılılar kazandı. İşin ilginç yanı, bu 2 mücadeleden önce de Liverpool, Premier Lig'de kayıp yaşamıştı:
Crystal Palace 1-2
Wolverhampton 1-2
BU KEZ BERABERE
Çarşamba günü Liverpool 1-0'ın rövanşında Galatasaray'ı İngiltere'de konuk edecek. Kırmızılar kritik sınav öncesinde ligde Tottenham'la berabere kalarak taraftarlarını yine üzdü. Tottenham, bu sezon küme düşmemek için mücadele ediyor. Buradan çıkan beraberlik ise farklı bir ayrıntıyı ön plana çıkardı.
ASLAN'A YARIYOR
Galatasaray, kendisinden önce 2 kez kaybeden Liverpool'u mağlup etmişti. Bu kez İngiliz ekibi berabere kaldı. Temsilcimize son 16 turundan çıkmak için her türlü beraberlik yetiyor. Çünkü İstanbul'da oynanan ilk sınav 1-0'lık zaferle tamamlanmıştı. Akıllarda ise o soru var: Kader ağlarını yeniden örüyor mu?
ASLAN'I DÜŞÜNÜP TAKILDILAR
Liverpool, Galatasaray maçı öncesi Tottenham karşısında bazı futbolcuları kulübeye çekti. Ekitike, Salah, Kerkez ve Konate kenardaydı. 90 dakika sonunda ise tabelada 1-1 yazıyordu.
Liverpool Teknik Direktörü Arne Slot, çarşamba günkü Galatasaray karşılaşması öncesinde Ekitike, Salah, Kerkez ve Konate'yi yedek kulübesine çekti. Tottenham, 90. dakikada Richarlison'un attığı golle sahadan 1-1'lik beraberlikle ayrıldı. Böylece Liverpool'un Premier Lig'deki kötü performansı devam etti.
BARİZ BİR ŞEKİLDE
Slot, Tottenham karşısında Salah, Chiesa, Jones, Ekitike ve Nyoni gibi isimlere sonradan şans verdi. Kerkez ve Konate hiç süre almadı. Tottenham sınavında maça çıkarken hücum hattının en önünde Cody Gakpo bulunuyordu. Akıllarda hiç şüphesiz Galatasaray vardı. Ve bu durum karşılaşmaya bariz bir şekilde yansıdı.
HEPİMİZE DÜŞEN GÖREV
Teknik Direktör Arne Slot, 90 dakikanın ardından, "Şimdi yapmamız gereken; bu hayal kırıklığını Galatasaray maçına taşımamak... Ve büyük bir performans ortaya koymak. Hepimizin hayal kırıklığı yaşadığı çok açık. Artık bana ve oyunculara düşen görev; çarşamba akşamı taraftarlara hak ettikleri performansı ve sonucu göstermek" ifadelerini kullanmıştı.
Fenerbahçe, 26 haftada 27 gol yedi... Ligde 8. sırada bulunan Kocaelispor'un yediği gol sayısı da 27! Kanarya'da forvet eksikliği sıkça dile getiriliyor. Ancak defans hattında da ciddi kriz var...
Fenerbahçe'de ara transfer döneminde gelmeyen yıldız forvet takviyesi çok konuşuluyor. Ancak Sarı-Lacivertliler'de ciddi bir savunma sıkıntısı da var. Özellikle Milan Skriniar'ın sakatlığının ardından son haftalarda defansif anlamda büyük kriz çıktı. Lig sonuncusu Karagümrük de, Fenerbahçe'ye 2 gol atmıştı.
GALATASARAY ZİRVEDE
Süper Lig'de 26 haftayı geride bıraktık. Sarı-Lacivertliler, 27 gole engel olamadı. Bu rakam; 8. basamakta bulunan Kocaelispor'la eşit... Ligde en az gol yiyen takım ise Galatasaray... Liderlik koltuğunda oturan Sarı-Kırmızılılar, rakiplerine 26 haftada sadece 18 kez gol izni tanıdı...
GÖZTEPE'NİN REKORU BİTTİ
İzmir temsilcisi Göztepe çok uzun bir süre ligin en az gol yiyen takımıydı. Ancak son haftalarda onların performansında da düşüş gözlemlendi. Her şeye rağmen Göztepe, yediği 20 golle defansif anlamda Galatasaray'ı takip ediyor. Fenerbahçe'yle puanları eşitleyen Trabzonspor ise rakiplerine 29 kez gol izni verdi.
Beşiktaş devre arasında Göztepe'den Olaitan'ı kadrosuna katmıştı. Siyah-Beyazlılar'ın, İzmir ekibinde forma giyen Polonyalı kaleci Mateusz Lis'le ilgilendiği öğrenildi.
Beşiktaş 2026 yazında kaleye kesin olarak takviye gerçekleştirecek. Şu anda Altay Bayındır'ın ismi çok konuşulsa da sürpriz bir hamle gelebilir. Kartal'ın, Göztepe forması giyen Mateusz Lis'le ilgilendiği öğrenildi. Siyah-Beyazlılar, devre arasında İzmir temsilcisinden Junior Olaitan'ı kadrosuna katmıştı.
FARKINI GÖSTERİYOR
Mateusz Lis'in Göztepe'yle 30 Haziran 2027 tarihine kadar mukavelesi bulunuyor. Kontratta ayrıca +1 yıllık uzatma opsiyonu mevcut... 29 yaşındaki file bekçisi, Süper Lig'in en iyi kalecileri arasında gösteriliyor. Beşiktaş'ın 1.92 boyundaki eldiveni istemesinin sebeplerinden biri de ligi bilmesi...
14 MAÇTA KAPATTI
Mateusz Lis bu sezon 26 lig sınavında 2.340 dakika forma giydi. Toplamda 20 gol yedi. Tam 14 maçta kalesini kapattı... Bu istatistiğiyle de doğal olarak dikkatleri üzerine çekti. Polonyalı kaleci, Göztepe'nin satış listesinde bulunmuyor. Ancak onları tatmin edecek bir teklif yapılırsa, durum değişebilir...
Şampiyonluk sezonunda Rachid Ghezzal'dan çıkardığı "kanat oyun kurucusunu" bu kez Junior Olaitan'dan yaratmak isteyen Sergen Yalçın, devre arasında Göztepe'den alınan merkez orta saha oyuncusundan yepyeni taleplerde bulunuyor. Beşiktaş Teknik Direktörü, beklediği geri dönüşleri de alıyor.
Beşiktaş’ta teknik direktör Sergen Yalçın son şampiyonluk sezonunda sağ kanatta Rachid Ghezzal ile yakaladığı "kanat oyun kurucu" formülünü bu kez sol kanatta Junior Olaitan ile hayata geçirmek istiyor. Gençlerbirliği karşısında alınan 2-0’lık galibiyette sergilediği performansla dikkat çeken Olaitan, siyah-beyazlıların yeni hücum merkezi haline geldi.
Asıl bölgesi merkez orta saha olan Olaitan, Yalçın’ın taktiksel tercihiyle sol kanada evrildi. Yalçın’ın oyun planında Ghezzal’ın sağda yaptığı gibi, çizgiden içe kat ederek oyunu yönlendiren bir profil haline geldi. Olaitan’a saha içinde ekstra sorumluluklar yüklenirken, bu hamle, Beşiktaş’ın hücum setlerini daha yaratıcı hale getirdi.
Beşiktaş’ın devre arası transfer stratejisi farklıydı. Hedeflenen diğer isimlerin Avrupa’nın dev kulüplerine imza atmasıyla şekillendi. Listede yer alan adaylar ve gitikleri takımlar şöyleydi:
- Angel Gomes - Wolves.
- Sebastian Szymanski - Rennes.
- Himad Abdelli - Marsilya.
Sergen Yalçın’ın daha önce "Süper Lig’den oyuncu almayacağız" açıklamasına rağmen, listedeki isimlerin alternatif rotalara yönelmesiyle Beşiktaş'ın gündemine Olaitan girdi. Göztepe ile yapılan kısa süreli görüşmeler sonrasında transfer gerçekleşti.
El Bilal Toure'nin, Beşiktaş taraftarları içinde bazı grupları hedef alarak "telefonlarının arkasına saklanıp kendi oyuncularını eleştiren ve televizyonda antrenör gibi davranan o aptallar gibi olmayın" mesajı tepki çekti. Camiada "haklı tepki"nin yanına "yanlış üslup" seçeneği eklendi.
Beşiktaş’ın sezon başında Atalanta’dan kiraladığı El Bilal Touré sakatlık problemiyle uğraşırken, sosyal medyada yayımladığı bir mesajla görünür oldu.
Golcü oyuncunun sosyal medya üzerinden taraftarların bir kısmına yönelik kullandığı ağır ifadeler zaten durum sallantıda olan Malilinin hanesine eksi puan olarak yazıldı.
Touré kendisine göre gerçek taraftarlara teşekkür ederken, beğenmediği yorumlar yapan Beşiktaşlılara ise "aptallar" dedi:
- Telefonlarının arkasına saklanıp kendi oyuncularını eleştiren ve televizyonda antrenör gibi davranan o aptallar gibi olmayın
Bu açıklama camiada "haklı tepki" ile beraber "yanlış üslup" tartışmalarına neden oldu.
16 Şubat'taki Başakşehir maçında sol uyluk arka adalesinden ciddi bir sakatlık yaşayan Touré, 10 Mart'ta çalışmalara başladı. Sergen Yalçın, oyuncunun kronik sakatlık riskini (son 4 yılda 80'den fazla maç kaçırdı) göz önünde bulundurarak acele etmeme kararı aldı. Golcü oyuncunun tam kapasiteyle milli ara sonrası (Nisan başı) formasına kavuşması bekleniyor.
Touré’nin sözleşmesindeki 15 milyon Euro’luk zorunlu satın alma opsiyonunun devreye girmesi için 9 gol daha atması gerekiyor. Şu ana kadar 6 gol ve 5 asistlik katkı veren Touré’nin sakatlık nedeniyle sahalardan uzak kalması, bu opsiyonun akıbetini belirsizliğe itti.
Beşiktaş'ta Sergen Yalçın sol stoperde sezonu Emirhan Topçu ile tamamlamak istiyordu... ancak sakatlık sonrasında Felix Uduokhai'ye döndü. Verim alamadı. Tiago Djalo'ya şans verdi. Yasin Özcan'ı hiç düşünmeyen Sergen Yalçın'ın hayali ise gelecek sezon Facunda Medina ile Emmanuel Agbadou'yu beraber oynatmak.
Beşiktaş'ta teknik direktör Sergen Yalçın, savunmanın merkezinde Agbadou’nun yanına ideali bulmak için ter dökmeye devam ediyot. Emirhan Topçu, Tiago Djalo ve Felix Uduokhai isimleri üzerinden şekillenen arayışlarda ibre yeniden Portekizliye döndü.
Sakatlıklar ve form durumu nedeniyle alternatifleri değerlendiren Yalçın, Gençlerbirliği mücadeleside formayı Galatasaray maçında tepki adan Uduokhai'den alıp Tiago Djalo’ya verdi. Portekizlinin performansı, stoper hattındaki rekabeti yeniden kızıştırdı. Yalçın'ın asıl planı sezonu Emirhan Topçu ile tamamlamaktı. Ancak sakatlık, teknik heyetin planlarını değiştirdi.
Bu arada Aston Villa’nın Abraham’ın bonservisine karşılık takasta gönderdiği Yasin Özcan, Sergen Yalçın’ın planları içinde değil. Deneyimli teknik adam Yasin'i ne sol bek ne de sol stoper olarak düşünüyor.
Öte yandan siyah-beyazlılarda yaz transfer transfer dönemi için sol stoper çalışmaları da devam ediyor. Gelecek sezon Agbaou'nun yanına sol stoper için "lider stoper" arayan Sergen Yalçın, Serkan Reçber'in önüne getirdiği Marsilya forması giyen Facundo Medina ismine onay vermiş durumda.
Domenico Tedesco "önce sağlık" diyerek hasta olduğu için Fenerahçe'nin başında iki maça çıkmadı... Sergen Yalçın ise "önce Beşiktaş" diyerek Gençlerbirliği maçından önce ve maç bitiminde soyunma odasında serum taktırarak oyuncularını yalnız bırakmadı.
Fenerbahçe’de Tedesco’nun rahatsızlığı nedeniyle takımını iki maçta yalnız bırakmasının ardından, benzer bir süreçten geçen Sergen Yalçın’ın sergilediği tutum dikkat çekti. Beşiktaş Yardımcı Antrenörü Murat Kaytaz, Ankara deplasmanında Gençlerbirliği maçına hasta hasta çıkan teknik direktör Sergen Yalçın’ın sağlık durumu hakkında bilgi verdi.
Bir gün önce rahatsızlanan Yalçın’a, ağır halsizlik şikayetleri nedeniyle tıbbi müdahale yapıldığı ve serum bağlandığı öğrenildi. Kaytaz maç sonunda Yalçın'a soyunma odasında bir kez daha serum takıldığını açıkladı.
Sağlık ekibinin "otelde kalıp dinlenmesi" yönündeki tavsiyelerine rağmen Yalçın, kritik Gençlerbirliği deplasmanında takımını yalnız bırakmadı. Halsizliğine rağmen kulübedeki yerini aldı.
Maçın bitiş düdüğüyle birlikte soyunma odasında tedbir amaçlı yeniden serum takıldı. Basın toplantısına çıkacak gücü bile yoktu.
Yardımcısı Murat Kaytaz, Yalçın’ın büyük bir özveri göstererek müsabaka boyunca oyuncularının başında kaldığını ve tıbbi takibin sürdüğünü ifade etti.
Sergen Yalçın'ın bugün daha ileri tetkikler için hastaneye yatırılması gündeme gelebilir.
32 yıl önce İzlanda ağlarına benzer bir gol atan Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, öğrencisi Orkun Kökçü'nün dün gece Gençlerbirliği maçında attığı fizik kurallarını alt üst eden golünü değerlendirdi: Sen imkansız gol attın. Benim golüm daha zarifti.
Beşiktaş’ın Gençlerbirliği’ni 2-0 mağlup ettiği karşılaşmaya, kaptan Orkun Kökçü’nün "akıl dolu" frikiği damga vurdu. Ankara’da fileleri sarsan bu vuruş, siyah-beyazlı camiada sadece galibiyeti değil, Türk futbol tarihinin en unutulmaz anlarından birini de akıllara getirdi.
Orkun Kökçü’nün fizik kurallarının içinden geçen füzesi, futbolseverleri 12 Ekim 1994 gecesine geri götürdü. O zaman Türk Milli Takımı'nın yıldızı olan Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, Euro 96 elemelerinde İzlanda ağlarına yaklaşık 30 metreden "güdümlü füze" gönderdi.
Yalçın sol ayağıyla topun dibine girdi "zarif" bir süzülüş sonrasında İzlanda'nın kilidi açıldı. Türkiye maçı 5-0 kazandı. Bu gol aynı zamanda Euro 2026 yolunu açan gol olarak kabul edildi.
Orkun’un golünden sonra sosyal medya Sergen Yalçın'ın o golünü konuşmaya başladı. Beşiktaş kulüp kanalları da iki golü yan yana getirerek "Halef-Selef" notuyla paylaştı. Sergen Yalçın’ın saha kenarında Orkun’un vuruşu sonrası yaşadığı şaşkınlık da kameralara yansıdı.
Orkun’un bu golü estetik değerinin yanı sıra istatistiksel olarak da tarihe geçti. Kaptan 2022 yılındaki Arthur Masuaku'nun firikik golünden bu yana, yaklaşık 4 yıldır Beşiktaş formasıyla Süper Lig’de frikik golü atan ilk oyuncu oldu. Dün maçtan sonra Orkun ve Sergen kısa süreli olsa da golle ilgili konuştu. Sergen Yalçın kendi golünü zarif, Orkun'un golünü imkansız buldu:
- Sen imkansız gol attın. Benim golüm daha zarifti.
Bu sonuçla lacivert-beyazlı takım, 14. galibiyetini aldı. Siyah-beyazlılar ise 4. kez sahadan yenilgiyle ayrıldı.
Karşılaşmaya Zizic ile pota altını iyi kullanarak başlayan Beşiktaş GAİN, 4. dakikayı 12-5 önde geçti. Dozier liderliğinde boyalı alandan skor üreten Anadolu Efes, 9. dakikada beraberliği yakaladı: 18-18. Çeyreğin kalan kısmında kısa oyuncularıyla basketler bulan siyah-beyazlılar, ilk periyodu 22-20 üstün kapattı.
Beşiktaş, ikinci çeyrekte 14. dakika sonuna kadar basketlerini Zizic ile pota altından kaydederken, söz konusu zaman diliminde de farkı 9 sayıya çıkardı: 21-30. Anadolu Efes, siyah-beyazlı takımın pivotu Zizic'in kenara gelmesiyle kısa oyuncularıyla boyalı alanı etkili kullanmayı sürdürdü. Lacivert-beyazlı ekip, 17. dakikada Loyd'un basketiyle yeniden eşitliği sağladı: 33-33. Anthony Brown'ın skor katkısıyla yeniden hücumda ritmini bulan Beşiktaş, soyunma odasına 45-37 önde girdi.
İkinci yarıya takımlar peş peşe top kayıplarıyla başladı. Oyunda temposunu kaybeden Beşiktaş karşısında 14-1'lik seri yakalayan Anadolu Efes, 29. dakikanın başında farkı 9 sayıya çıkardı: 63-54. Son bölümde kısalarıyla arka arkaya basketler bulan siyah-beyazlı takım, farkı eritse de ev sahibi ekip, final periyoduna 66-63 üstün gitti.
Son çeyrekte pota altını oldukça etkili kullanan Anadolu Efes, 36. dakikada Erkan Yılmaz'ın smaç basketiyle farkı 11 sayıya kadar çıkardı: 83-72. Kalan sürede Beşiktaş GAİN'in gayreti farkı kapatmaya yetmedi ve lacivert-beyazlılar, karşılaşmayı 89-80 kazandı.
Öte yandan karşılaşmayı İtalya temsilcisi Torino'da forma giyen eski Beşiktaşlı futbolcu Emirhan İlkhan da saha kenarından takip etti.
Anadolu Efes'ten "Sporda Sıfır Atık" farkındalığına destek
Anadolu Efes-Beşiktaş GAİN maçının oynandığı Sinan Erdem Spor Salonu, önemli bir farkındalığa sahne oldu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Türkiye Basketbol Federasyonu iş birliğiyle "Sporda Sıfır Atık" farkındalık etkinliği düzenlendi.
Maça yanlarında peluş oyuncakla gelen basketbolseverler, müsabaka öncesinde oyuncakları sahaya atarak dayanışmaya katıldı.
Söz konusu etkinlikte toplanan oyuncaklar, ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırılacak.
Gençlerbirliği, Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Beşiktaş'ı konuk etti. Sahadan 2-0 mağlup ayrılan Ankara ekibinde başkan vekili Adnan Duman maçın ardından açıklamalarda bulundu.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında konuk ettiği Beşiktaş'a 2-0 yenilen Natura Dünyası Gençlerbirliği'nin başkan vekili Adnan Duman, hakem kararlarını eleştirdi.
Duman, Eryaman Stadı'ndaki maçın ardından yaptığı açıklamada, "Bu akşam sahada futbol değil adaletsizlik izledik." dedi.
Koita'nın gördüğü kırmızı kartın maçın gidişatını değiştirdiğini belirten Duman, şu ifadeleri kullandı:
"Rakibimizin geçen haftadan sözde adaletsiz olduğunu düşündüğü maçın telafisini bu haftaya, Ankara'ya bıraktılar. Ciddi manada geçen haftanın bir telafisi niteliğinde olan kırmızı kart, maçın seyrini baştan sona değiştirdi. Ciddi manada hakem hatalarının ön planda olduğu… 103 yıllık Ankara kulübünü, ciddi manada Ankara çınarını böyle katlettiler. Futbol adaletten beslenir, adaletten yükselir. Bundan sonra Gençlerbirliği'nin hakkını daha fazla savunacağız. Önümüzdeki süreçte bu işlerin nasıl takip edildiğini bütün kamuoyu hep birlikte yaşayarak görecek."
Beşiktaş'ın Gençlerbirliği'ni 2-0 yendiği maçın ardından maçın kadrosunda yer almayan El Bilal Toure'den dikkat çeken bir paylaşım geldi.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Beşiktaş deplamanda Gençlerbirliği'ni 2-0 mağlup etti. Sakatlığının ardından çalışmalara başlayan El Bilal Toure maçın kamp kadrosunda yer almadı. Ankara'ya götürülmeyen El Bilal'den dikkat çeken bir paylaşım geldi.
24 yaşındaki oyuncunun paylaşımında şu ifadeler yer aldı:
-Gerçek Beşiktaş taraftarlarına, iyi günde de kötü günde de oyuncularını her zaman destekledikleri için teşekkür etmek istiyorum. Kendi oyuncularını eleştirmek için telefonlarının arkasına saklanan ve sosyal medyada teknik direktör gibi davranan o aptallar gibi olmayın.
Gençlerbirliği Teknik Direktörü Volkan Demirel, 2-0 mağlup oldukları Beşiktaş maçının ardından açıklama yaptı.
Gençlerbirliği Teknik Direktörü Volkan Demirel, Beşiktaş müsabakasının ardından açıklamalarda bulundu.
Volkan Demirel'in açıklamaları şöyle:
-Kırmızı kart bence ağır. Temas bile yok bence, sıyırma var. Sonraki tüm kararlarını Beşiktaş'tan yana kullanan bir hakem... 11'e 11 devam etse daha farklı olabilirdi.
-Yenilmeyi hak etmediğimizi düşünüyorum. 11'e 11 devam etsek en kötü, en kötü demiyorum, biz buradan galibiyetle ayrılabilirdik.
-Hakemler... Fazla sitem etmek istemiyorum, sahada yeterince ettim. Ben bugün normal bir skor olduğunu düşünmüyorum.
-Başka hedeflerim var ama önceliğim ligde kalmak.
-Hakkımız yendiği için üzülüyorum, yenildiğimiz için üzülmüyorum.
-Galatasaray'la oynamak... Şimdi oraya girmek istemiyorum ama kupada da hedefimiz var. 10 kişi Galatasaray'a karşı çok güzel oynadık. Tongya belki golü atsa, kazanabilecek bir oyun oynadık orada.
Ben ve ekibim oyunu doğru okuduğumuzu düşünüyorum. Elimizden gelen mücadeleyi kim olursa olsun yapacağız ve bunu da zaten hep birlikte izleyeceğiz.
Temsilcimiz Galatasaray'ın UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki rakibi Liverpool'da işler yolunda gitmiyor. Son olarak Tottenham'la berabere kaldıkları maç sonrasında teknik direktör Arne Slot'tan açıklama geldi.
Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki rakibi Liverpool, Premier Lig'de Tottenham ile 1-1 berabere kaldı. Tottenham'la berabere kaldıkları maç sonrasın Arne Slot'tan Galatasaray açıklaması geldi.
Arne Slot'un açıklamaları şöyle:
-Bence onların hissettiği hayal kırıklığını biz de aynı şekilde hissettik. Bu sezon ilk kez değil; maçların sonlarında gol yiyoruz ve kaybetmememiz gereken puanları kaybediyoruz. O anda taraftarlar da dahil olmak üzere herkes hayal kırıklığına uğruyor. Bunu kabul ediyoruz.
-Taraftarlar çarşamba günü yine arkamızda olacaklar ve bizi destekleyecekler.
-Şimdi yapmamız gereken, bu hayal kırıklığını Galatasaray maçına taşımamak ve büyük bir performans ortaya koymak. Hepimizin hayal kırıklığı yaşadığı çok açık. Artık bana ve oyunculara düşen görev, bu hayal kırıklığını Çarşamba akşamına taşımak ve taraftarlara hak ettikleri performansı ve sonucu göstermek.
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nin 22. haftasında TOFAŞ ile Bursaspor Basketbol karşılaştı. TOFAŞ mücadeleyi 113-115'lik skorla kazandı.
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nin 22. haftasında TOFAŞ, normal süresi 103-103 berabere biten maçta Bursaspor Basketbol'u ilk uzatma sonucunda 115-113 yendi.
Salon: TOFAŞ
Hakemler: Alper Altuğ Köselerli, Ziya Özorhon, Özge Şentürk Bayraktar
Bursaspor Basketbol: Childress 31, Yavuz Gültekin 14, Konontsuk 8, Nnoko 13, Georgeshunt 11, Berk Can Akın 5, Delaurier 7, Onar, Smith 20, King 4
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında sahasında Zecorner Kayserispor'u 2-1 yenen Samsunspor'un teknik direktörü Thorsten Fink, maçın ardından açıklama yaptı.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında sahasında Zecorner Kayserispor'u 2-1 yenen Samsunspor'un teknik direktörü Thorsten Fink, "Çok uzun zaman olmuştu galip gelmeyeli, tabii nasıl galip geldiğinizin hiçbir önemi yok. Önemli olan bugün galip gelmekti." dedi.
Fink, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, ilk yarıda çok iyi performans gösterdiklerini kaydetti.
İlk yarıda 2-3 gol bulabileceklerini anlatan Fink, "İlk yarı çok iyi bir performans gösterdik ve 1-0 öne geçtik. Oyunun kontrolü tamamen bizdeydi. Hatta ikinci, üçüncü golü bile bulabilirdik. Bence Celil'in girmiş olduğu pozisyonda net bir penaltı pozisyonuydu. Ancak ne yazık ki verilmedi. İkinci yarıda ise ilk 15 dakikada sıkıntı yaşadık. Hatta ilk dakikalarında da rakibimiz 1-1 buldu. Tabii o dakikalarda biraz heyecan yaptık ve gergin oynamaya başladık. Tabii bu kısmımızı ve bu bölümümüzü kesinlikle geliştirmemiz gerekiyor. Eksik yapmış olduğumuz şeyleri bırakıp, zayıf olduğumuz tarafları da mutlaka geliştirmemiz gerekiyor ama sonucunda da hak ettiğimiz bir galibiyet aldığımızı söyleyebilirim." diye konuştu.
Fink, takım halinde çok iyi oynadıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:
"Takım halinde çok iyi savaştık ve bu maçı kazanabileceğimize tamamen inandık. Tabii Fenerbahçe karşılaşmasında çok iyi bir oyun sergilemiş olmamıza rağmen ne yazık ki o karşılaşmayı son dakikalarda kaybetmiştik ve bugün ise son dakikalarda atmış olduğumuz golle galip geldik. Atmış olduğumuz bu golle galip gelmekle birlikte takımdaki atmosfer açısından, öz güvenimiz açısından çok önemli bir galibiyet aldığımızı söyleyebilirim. Bu galibiyet sebebiyle de çok ama çok mutluyuz. Çünkü çok uzun zaman olmuştu galip gelmeyeli, tabii nasıl galip geldiğinizin hiçbir önemi yok. Önemli olan bugün galip gelmekti. İstatistiklere baktığımızda da aslında baskın olan taraf bizdik. 18 tane şut girişiminde bulunduk. istatistik anlamında elbette çok daha iyi olan taraftık ama gelişmemizi devam ettirmemiz gerekiyor."
Süper Lig'de 26. haftanın perdesi kapandı. Galatasaray liderliğini korurken haftayı 64 puanla kapattı ve en yakın rakibi Fenerbahçe'ye 7 puan fark etti.
Haftanın kapanış gününde Kasımpaşa-ikas Eyüpspor, Natura Dünyası Gençlerbirliği-Beşiktaş ve Samsunspor-Zecorner Kayserispor maçları oynandı.
Kasımpaşa, sahasında ikas Eyüpspor'u 1-0 mağlup ederken, Samsunspor da iç sahada Zecorner Kayserispor'u 2-1 yendi. Beşiktaş ise deplasmanda Natura Dünyası Gençlerbirliği'ne 2-0'lık üstünlük kurdu.
RAMS Başakşehir'i sahasında 3-0 yenen Galatasaray, puanını 64'e çıkartarak liderliğini sürdürdü. Sarı-kırmızılıların en yakın takipçisi Fenerbahçe ise bu hafta ligde ilk kez yenildi. Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük'e konuk olan sarı-lacivertli ekip, müsabakadan 2-0 mağlup ayrılarak, haftayı 57 puanla 2. sırada tamamladı.
Sonuçlar
Ligin 26. haftasında oynanan maçlarda alınan sonuçlar şöyle:
Hesap.com Antalyaspor-Gaziantep FK: 1-4
Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük-Fenerbahçe: 2-0
Kocaelispor-TÜMOSAN Konyaspor: 1-2
Göztepe-Corendon Alanyaspor: 2-2
Galatasaray-RAMS Başakşehir: 3-0
Trabzonspor-Çaykur Rizespor: 1-0
Kasımpaşa-ikas Eyüpspor: 1-0
Natura Dünyası Gençlerbirliği-Beşiktaş: 0-2
Samsunspor-Zecorner Kayserispor: 2-1
Ligin 26. haftasının tamamlanmasının ardından oluşan puan durumu şu şekilde:
Tredyol Süper Lig'in 26. haftasında deplasmanda Samsunspor'a 2-1 yenilen Zecorner Kayserispor'un teknik direktörü Erling Moe, maçın ardından açıklama yaptı.
Tredyol Süper Lig'in 26. haftasında deplasmanda Samsunspor'a 2-1 yenilen Zecorner Kayserispor'un teknik direktörü Erling Moe, "Maçın final bölümünde yediğimiz golle maçı kaybettik. Çok büyük hayal kırıklığı yaşıyoruz," dedi.
Moe, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, ilk yarıdaki oyunun kendileri için hayal kırıklığı olduğunu söyledi.
İkinci yarı çok iyi oynadıklarını anlatan Moe, "İlk yarıda kazandığımız topları çabuk verdik. İlk yarı planladığımızın dışında geçen bir yarıydı. İkinci yarı tam tersi oldukça iyi başladık. Fırsatlar oluşturduk. Sahada olduğumuzu herkese gösterdik." ifadesini kullandı.
Moe, ikinci yarıda net pozisyonlar ürettiklerini anlatarak, "Yakaladığımız fırsatları değerlendiremedik. Maçın final bölümünde yediğimiz golle maçı kaybettik. Çok büyük hayal kırıklığı yaşıyoruz." diye konuştu.
Trendyol 1. Lig'in 31. haftasında Amed Sportif Faaliyetler, Manisa FK'yi ağırladı. Amed Sportif Faaliyetler, konuk ettiği Manisa FK'yi 2-0 yendi.
Trendyol 1. Lig'in 31. haftasında Amed Sportif Faaliyetler, konuk ettiği Manisa FK'yi 2-0 yendi.
Stat: Diyarbakır
Hakemler: Alpaslan Şen, Mehmet Dura, Orhun Aydın Duran
Amed Sportif Faaliyetler: Erce Kardeşler, Murat Uçar, Mehmet Yeşil, Syrota, Hasan Ali Kaldırım (Dk. 16 Celal Hanalp), Cem Üstündağ (Dk. 70 A. Traore), Sinan Kurt, Dimitrov (Dk. 61 D. Moreno), Afena-Gyan, Hasani (Dk. 70 Dia Saba), Diagne
Manisa FK: Vedat Karakuş, Ayberk Karapo, Herelle, Yasin Güreler (Dk. 43 Ada İbik), Umut Erdem, Adekanye, Benrahou, Lindseth, Yusuf Talum (Dk. 77 Yunus Emre Dursun), Diony, Muhammed Kiprit (Dk. 66 A. Vargas)
Goller: Dk. 79 D. Moreno, Dk. 90+4 Ada İbik (Kendi kalesine) (Amed Sportif Faaliyetler)
Sarı kartlar: Dk. 52 Dimitrov, Dk. 66 Mehmet Yeşil, Dk. 85 Murat Uçar, Dk. 90 Sinan Kurt, Dk. 90+3 Diagne (Amed Sportif Faaliyetler), Dk. 66 Lindseth, Dk. 90 Adekanye (Manisa FK)
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Beşiktaş, deplasmanda Natura Dünyası Gençlerbirliği'ni 2-0 mağlup etti. Maçın ardınan teknik direktör Sergen Yalçın açıklama yapmadı. Ancak çok geçmeden nedeni belli oldu.
Beşiktaş'ın 2-0 kazandığı Gençlerbirliği deplasmanındaki maç sonrası siyah-beyazlıların Yardımcı Antrenörü Murat Kaytaz açıklamalarda bulundu. Murat Kaytaz Sergen Yalçın'ın neden açıklama yapmadığını ise açıkladı.
Murat Kaytaz'ın açıklamaları şöyle:
-Hocamızın biraz rahatsızlığı var. Dün gece bir halsizlik geldi. Takımı yalnız bırakmak istemedi. Şimdi yine serum bağlandı.
-Derbi bizim için üzücü geçti. Kaybettik, kaybetmeyi beklemiyorduk ama bugün çok iyi mücadele ettiler. Üzerimizden attık onu.
-Burası zor bir deplasman. Her geçen gün takım savunmasını ve 3. bölge aksiyonlarını geliştiren bir Beşiktaş izletmek istiyoruz.
-Önümüze bakıyoruz. Tüm maçlar bizim için çok önemli. Hepsini kazanıp ligi en üst sırada bitirmek istiyoruz.
-Orkun çok güzel bir gol attı. 4 gün sonra Kasımpaşa maçımız var. Oruç tutan bir oyuncumuz ve onu dinlendirmek istedik. Gerçekten performansı çok iyi. Bizim için ve milli takım çok değerli bir oyuncu.
-Olaitan'ı sol kanatta kullanıyoruz ama ona oyun kurulumunda özel görevler veriyoruz. Farklı bir şekilde, merkez opsiyonlarında değerlendiriyoruz. Bizim için iyi oluyor, rakipleri böyle zora sokmaya çalışıyoruz.
-Üzerine koya koya daha iyi bir Beşiktaş izleterek ligdeki maçlarımızı ve kupayı kazanıp ligi güzel bir şekilde noktalamak istiyoruz.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Beşiktaş, deplasmanda Natura Dünyası Gençlerbirliği'ni 2-0 mağlup etti. Junior Olaitan maçta ilk golü atan isim olurken performansıyla bir kez daha iyi ki dedirtti.
Beşiktaş 2-0 kazandığı Gençlerbirliği deplasmanından mutlu ayrıldı. Maçta goller Olaitan ve kaptan Orkun Kökçü'den geldi. Ara transfer döneminde takımın kadrosuna dahil olan Olaitan performansıyla bir kez daha taraftardan tam not aldı.
Junior Olaitan'ın Gençlerbirliği maç performansı:
Maç reytingi: 7.7
Gol: 1
Gol Beklentisi:0.38
Kilit Pas: 2
İsabetli Pas: %81
Topla Buluşma: 65
Savunma Katkısı: 1
MAÇ SONU AÇIKLAMA
Oalitan'ın maç sonu açıklamaları şöyle:
-Bizim için kolay bir maç olmadı derbiden sonra. Özellikle kaybetmeme serimiz vardı, kazanarak geliyorduk ve ardından bir mağlubiyet. Böyle bir maçın ilk yarısı da kolay olmadı. Kırmızı kart oldu ve istediğimizi yapamadık ilk yarıda. İkinci yarıda daha önde oynamaya başladık ve kazandık.
-Ben bununla ilgili daha önce de söyledim. Beşiktaş çok büyük bir kulüp ve her pozisyonda oynamaya hazır olmanız gerekiyor. Ben de kendimi hazırlamaya çalışıyorum. Elimden geleni yapıyorum. Hocamıza da teşekkür ediyorum, bana güveniyor. Hangi pozisyon olursa olsun elimden geleni yapmaya çalışıyorum.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Beşiktaş, deplasmanda Natura Dünyası Gençlerbirliği'ni 2-0 mağlup etti. Deplasmanda oynadığı son üç Süper Lig maçını kazanan Beşiktaş'ta kaptan Orkun Kökçü frikikten attığı golle maça damga vuran isim oldu.
Sergen Yalçın yönetimindeki Beşiktaş, Galatasaray mağlubiyetinin ardından Gençlerbirliği deplasmanından mutlu ayrıldı. Deplasmanda oynadığı son üç Süper Lig maçını kazanan Beşiktaş, Nisan-Ağustos 2023 arasındaki beş karşılaşmalık süreçten bu yana ilk kez üst üste 3+ dış saha galibiyeti aldı.
4 YIL SONRA
Maçta gol atan isimlerden biri de Orkun Kökçü oldu. Bu gol ile birlikte Beşiktaş, 4 yıl sonra frikik golü atmış oldu. Siyah-beyazlılar en son frikik golünü 2022 yılında Adana Demirspor maçında Arthur Masuaku ile gerçekleştirmişti.
Orkun Kökçü'nün Gençlerbirliği maçı performansı şöyle:
Maç reytingi: 8.6
Oynanmış dakikalar: 83'
Gol: 1
Asist Beklentisi: 0.38
Kilit Pas:4
İsabetli Pas: %95
İsabetli Şut:2
MAÇ SONU AÇIKLAMA
Orkun Kökçü maç sonunda golünü şu sözlerle değerlendirdi:
-Aslında ilk devrede biraz zorlandık, Galatasaray maçındaki gibi. Rakibimiz 10 kişi kaldı. Orada topu daha fazla çevirmemiz lazımdı ama daha çok topu almaya gittik. O da önde eksik kalmamıza neden oldu. Ortadan oynamayı denedik, rakip de bunu bekliyordu. Bunu iyi yapamadık. Hocamız da devrede bunu söyledi. İkinci yarıda daha önde oynadık. Pozisyonlar yakaladık ve 2-0 kazandık.
-Golü izledim. Uzun bir aradan sonra frikikten gol bulduk, o da güzel. Güzel bir his ve devam etmemiz lazım.
4 yıl sonra gol serbest vuruş golü
-4 yıl mı olmuş, nasıl? Geçen sene Şampiyonlar Ligi'nde attım. Çalışıyorum. Her zaman olmuyor ama bugün şans yanımdaydı. İnşallah devamı gelir. En önemlisi bizim için galibiyetlere devam etmek, hava bozulmasın. Kimin gol attığının bir önemi yok.
Eski futbolcu Ashley Cole, İtalya 2. Ligi'nde Cesena'nın başına geçti.
Eski İngiliz futbolcu Ashley Cole, İtalya 2. Ligi'nde (Serie B) Cesena'nın başına geçti.
Kulüpten yapılan açıklamada, "Yeni teknik direktör, belirli koşulların yerine getirilmesi halinde yenileme opsiyonu bulunan, 30 Haziran 2026'ya kadar geçerli bir sözleşme imzaladı." denildi.
2019'da aktif futbolculuk kariyerini noktalayan 45 yaşındaki teknik adam, oyunculuk döneminde Chelsea ile Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi şampiyonlukları yaşamıştı.
İspanya LaLiga'nın 28. haftasında Raphinha'nın 3 gol attığı maçta Barcelona, Sevilla'yı 5-2 yendi.
İspanya LaLiga'nın 28. haftasında Barcelona, sahasında Sevilla'yı 5-2 mağlup etti.
Spotify Camp Nou Stadı'nda oynanan karşılaşmada Barcelona, Raphinha'nın 9. ve 21. dakikalarında attığı penaltı golleriyle 2-0 öne geçti. Ev sahibi ekip, 38. dakikada Dani Olmo ile skoru 3-0 yaparken Sevilla 45+4. dakikada Oso ile farkı 2'ye indirdi.
Maçın 51. dakikasında Raphinha ile bir gol daha bulan Barcelona, 60. dakikada Joao Cancelo ile skoru 5-1 yaptı.
Konuk ekip, 90+2. dakikada Djibril Sow ile bir gol daha bulmasına rağmen karşılaşma 5-2 sona erdi.
Karşılaşmanın 82. dakikasında yerini Gavi'ye bırakan Raphinha, hat-trick yaparak etkili bir oyun sergiledi.
Bu galibiyetle puanını 70'e çıkaran Barcelona, Real Madrid'in önünde 4 puan farkla liderliğini sürdürdü.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasıda Natura Dünyası Gençlerbirliği ile Beşiktaş takımları Eryaman Stadı'nda karşılaştı. Bir pozisyon sonrası, Gençlerbirliği oyuncusu Sékou Koïta kırmızı kart görerek oyun dışı kaldı. Eski Fifa hakemi, spor ve hakem yorumcusu Deniz Ateş Bitnel değerlendirdi.
Deniz Ateş Bitnel:Gençlerbirliği - Beşiktaş maçında Gençlerbirliği oyuncusu Koita VAR'ın izleme tavsiyesi sonrası kırmızı kartla oyun dışına gönderildi. Koita yere düştüğü anda rakibini görmüyor diyenler olabilir.
- Fakat bir açıda şunu net olarak görüyoruz. Koiita Djalo'nun kendisine doğru geldiğini görüyor. Kafasını kaldırıyor ona doğru bakıyor ve yuvarlanırken ayağını bile isteye kaldırıyor.
- Burada Koita'nın rakibine karşı hareketi gaddarlık ve acımasızlık içeriyor. Ayak tabanıyla yapmış olduğu müdahale rakibin sağlığını tehlikeye sokacak bir müdahale.
- Bu pozisyonda var müdahalesi kesinlikle doğru. Kırmızı kart kararı kesinlikle doğru.
Betimsel istatistik kararını verdi, futbol analitiği müjdeyi verdi... Şampiyonlar Ligi'nin tarihsel hafızası ve 60 yıllık dev veri havuzu, Liverpool karşısındaki 1-0'lık zafer sayesinde Galatasaray'ın İngiltere'de yüzde 62'lik bir oranla tur biletini cebine koyarak İstanbul'a döneceğini işaret ediyor.
Galatasaray bir kez daha Avrupa futbolunun zirvesini "Aslan Kükremesi" ile felç etmeye hazırlanıyor. Teknik direktör Okan Buruk ve öğrencileri bu sezon RAMS Park’ta iki kez 1-0'la devirdikleri Liverpool’a Anfield Road'a da boyun eğmeyi düşünmüyor.
TARİH GALATASARAY DİYOR
Ayrıca 1-0’lık skor bir avantaj değil, istatistiksel bir devrimin başlangıcı. Şampiyonlar Ligi tarihinin derinliklerine bakıldığında, ilk maçı evinde gol yemeden 1-0 kazanan takımların tur atlama oranı tam %62.
LIVERPOOL PANİK OLACAK
Galatasaray’ın kurduğu 25 metrelik kompakt savunma bloğu, Liverpool’un golcülerine 180 dakikada şans vermedi. Rakibin hücumcuları "aşılmaz duvar" algısına kapıldı. Bu kez Anfield Road’un o meşhur uğultusu, Liverpool için bir destek değil; gol gelmedikçe ayaklarını titreten bir "sabırsızlık baskısına" dönüşebiir
İşte Betimsel İstatistik uzmanlarının değerlendirmesinde Galatasaray'ın Liverpool karşısında yüzde 62 tur atamasını sağlayacak o matematikse işlemler:
- Veri Madenciliği: Şampiyonlar Ligi ve Avrupa kupalarında son 50-60 yılda oynanan binlerce maçın sonuçları bir havuza toplandı.
- Geçmiş Veri Analizi: "İlk maçı evinde 1-0 kazanan takımlar, ikinci maçta hangi sonuçları almış?" sorusunun cevabı tarandı. Binlerce maçlık bu devasa örneklem setinde, turu geçen takımların oranı yaklaşık %62 olarak sabitlendi.
- Sabermetrics / Futbol Analitiği (Veri Bilimi): Futbolda son yıllarda devrim yaratan bu dal, sadece skora değil, maç içindeki aksiyonlara d bakıyor. Bu bilim dalından da yardım alındı.
- XG (Gol Beklentisi) Modellemesi: 1-0 kazanan bir takımın, ikinci maçta kaç gol yeme veya atma potansiyeli olduğu "regresyon analizleri" ile hesaplandı.
- Monte Carlo Simülasyonu: Maç kağıt üzerinde binlerce kez simüle edildi. Takımların güç dengeleri, 1-0'lık avantajın getirdiği savunma yerleşimi ve rakibin risk alma katsayısı algoritmaya girilir ve en olası sonuç (%62 tur şansı) ortaya çıktı.
- Spor Psikolojisi (Davranış Bilimleri): Rakamların ötesinde, bu oranın neden bu kadar yüksek olduğunu açıklayan daldır.
- Kaybetmeme Psikolojisi: 1-0'lık skorun sağladığı koruma içgüdüsünün, oyuncuların odaklanma süresini (concentration span) nasıl artırdığını incelendi.
- Zaman Baskısı Analizi: Rakip takımın (Liverpool) gol atamadığı her dakikada artan kortizol seviyesinin ve buna bağlı olarak düşen "karar verme yetisinin" istatistiğe nasıl yansıdığını açıklandı.
- Oyun Teorisi (Ekonomi ve Matematik): Özellikle "Sıfır Toplamlı Oyun" teorisi üzerinden incelendi.
Galatasaray'ın elindeki 1-0'lık "varlığı" korumak için yapacağı her hamle, rakibin riskini artıracak. Bu yüzde 62'lik oran bir laboratuvar deneyinden ziyade, Matematiksel Olasılık ve Tarihsel Veri Analitiğinin ürünü olarak camianın umudunu artırdı.
Avrupa sınırları artık dar gelen Galatasaray, rotayı Asya'ya kırdı! Başkan Dursun Özbek önderliğinde başlatılan diplomatik taarruzla; Çin ve Güney Kore'nin teknoloji devleri, büyükelçilikler aracılığıyla masaya oturmaya hazır. Sponsorluktan akademiye, dijital devrimden hazırlık kamplarına kadar sarı-kırmızıların dev Asya projesinin tüm detaylarına Fotospor ulaştı.
Galatasaray yönetimi kulübün geleceğini şekillendirecek dev bir diplomatik ve ticari hamlenin peşinde koşuyor. Orta Doğu’dan Uzak Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada "ciddi çalışmalar" yürüttüklerini daha önce açıklayan Başkan Dursun Özbek'in ana hedefleri Güney Kore ve Çin pazarları.
DURSUN ÖZBEK'İN BÜYÜK PLANI
Başkan Özbek'in "global" projesi kapsamında Galatasaray, Çin ve Güney Kore merkezli teknoloji, otomotiv ve enerji devleriyle stratejik sponsorluk anlaşmaları hedefliyor. Stat ismi, forma göğüs reklamı veya dijital partnerlikler masadaki en güçlü seçenekler.
GALATASARAY DÜNYAYA AÇILIYOR
Galatasaray markasının bölgedeki görünürlüğünü artırmak adına sezon öncesi hazırlık kamplarının ve özel turnuvaların bu coğrafyalarda düzenlenmesi planlanıyor. Uzak Doğu'nun yükselen yetenek havuzuna erişmek için Çin ve Güney Kore’de "Galatasaray Academy" şubelerinin açılması ve yerel kulüplerle pilot ortaklıklar kurulması da gündemde. Weibo ve WeChat gibi yerel dev platformlarda aktif içerik yönetimi ve GSStore ürünlerinin bölge lojistiğiyle taraftara ulaştırılması hedefleniyor.
ASYA VE ORTA DOĞU HEDEFTE
Galatasaray yönetimi, Avrupa’nın yanı sıra Asya ve Orta Doğu’daki devasa nüfusu "potansiyel taraftar ve tüketici" haline getirmeyi amaçlıyor. Büyükelçilikler (Güney Kore Ankara Büyükelçisi Jeong Yeondoo, Galatasaray kulübünü ziyaret etti.) aracılığıyla yürütülen bu temaslar, sarı-kırmızılı kulübün sadece bir spor kulübü değil, Türkiye’nin küresel bir markası olarak konumlandırılmasını sağlayacak.
Dev teknoloji şirketlerinin (Samsung, LG, Hyundai gibi) kulübe yeni nesil stat teknolojileri ve dijital partnerlikler konusunda destek vermesi masadaki ana konular arasında yer aldı.
ÇİN HAYALİ DE GERÇEKLEŞİYOR
Çin Ankara Büyükelçisi Liu Shaobin ile yürütülen temaslarda da dünyanın en büyük pazarına doğrudan bir kapı açmak için görüşmeler yapıldı.
Görüşmelerin "büyükelçiler seviyesinde" yapılmasının birkaç kritik sebebi var... ancak en önemlisi Büyükelçiliklerin aracı olması, yabancı yatırımcılar için Galatasaray’ı güvenilir bir iş ortağı olarak tescillemeye yardımcı oluyor.
Galatasaray yönetimi Mağazacılık AŞ'nin halka arz süreciyle birlikte Avrupa operasyonlarını da sil baştan kurguladı. 5 ana metropolde açılacak yeni mağazalar ve 11 şehirdeki stratejik 'corner' noktalarıyla lojistik maliyetler düşürülecek. Euro bazlı forma ve ürün satışlarıyla kulübün operasyonel karı maksimuma çıkarılacak.
Galatasaray yönetimi Mağazacılık AŞ’nin halka arzı süreciyle birlikte Avrupa operasyonlarında da yeni bir döneme hazırlanıyor.
Kulüp hem lojistik maliyetleri optimize etmek hem de markanın küresel vitrinini güçlendirmek amacıyla Avrupa’nın kalbinde dev bir mağazalaşma ve "corner" atağı başlattı.
Hali hazırda Berlin, Köln, Bakü ve Lefkoşa’da faaliyet gösteren GSStore; geçmişte Düsseldorf, Mannheim ve Zürih’te yaşanan kapanışlardan ders çıkardı.
Daha stratejik bir modelle geri dönmeye hazır. Yeni dönemde yüksek işletme maliyetlerini düşürmek için büyük spor perakendecileriyle iş birliği ön planda olacak.
İlk etapta mağazaların açılacağı şehirler:
Fransa: Paris
Hollanda: Rotterdam
Avusturya: Viyana
Belçika: Brüksel
İngiltere: Londra
Fiziksel mağaza maliyetini minimize eden "corner" modeliyle şu şehirlerde taraftarlara ulaşılacak:
Galatasaray yönetimi, bu hamleyle sadece ürün satmayı değil, operasyonel karlılığı maksimize etmeyi hedefliyor. Tekil online gönderimlerdeki yüksek gümrük ve kargo maliyetleri, mağazalara yapılan "toplu sevkiyat" ile minimize edilecek.
Türkiye’de yaklaşık 3 bin TL (85 Euro) olan formalar, Avrupa’da 95-110 Euro bandında satışa sunulacak. Lojistik giderler düşüldüğünde bile Euro bazlı satışlar kulüp kasasına ciddi bir kâr bırakacak. Mağazaların derbi ve Avrupa kupası günlerinde günlük cirolarını 10-15 katına çıkarma potansiyeli, fiziksel varlığın en büyük motivasyonu.
Berlin ve Londra gibi merkezlerdeki fiziksel varlık, Galatasaray’ın "küresel kulüp" imajını pekiştirerek yerel sponsorluk görüşmelerinde kulübün elini güçlendirecek.
Kaybetmenin kolay, kazanmanın ise dünya çapında 'olay' olacağı tarihi Liverpool rövanşına Galatasaray, 'kaybedecek hiçbir şeyimiz yok' parolasıyla çıkıyor. İngiltere'de yüreğini ortaya koymaya hazırlanan sarı-kırmızılılarda, teknik direktör Okan Buruk da kadroda 5 kritik hamle hazırladı.
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, "kaybetmenin kolay, turun olay" olacağı Liverpool maçı öncesinde son plan ve programını tamamlamaya çalışıyor. Camiada kaybedecek bir şeyin olmadığı, ancak kazanılacak bir zaferin dünya çapında yaratacağı sansayonu düşünüyor.
OKAN BURUK'UN LIVERPOOL PLANI
Taraftarlar takımdan iyi bir futbol beklerken, sonuç ne olursa olsun hakkını teslim etmeye hazır. Galatasaray'ın hocası Buruk da, Şampiyonlar Ligi son 16 rövanşında ciddi bir revizyon yaptı. Başakşehir maçında dinlendirdiği 5 oyuncusunu Liverpool'a karşı sahaya sürme kararı aldı.
Çarşamba gecesi oynanacak dev maçta Davinson cezası nedeniyle görev yapamayacak. Singo’nun partneri Abdülkerim Bardakçı olacak. Beklerde Eren Elmalı'nın yerine Jakobs, Sallai’nin yerine Boey formayı geri alacak.
Orta sahadaki vazgeçilmezleri Torreira ve Sara yerini korurken, bu ikiliye Lemina eşlik edecek. Kanatlarda ise hız faktörü ön plana çıkacak.
Barış Alper Yılmaz ve Leroy Sane Liverpool savunmasını zorlayacak isimler olacak. Forvet hattında ise gol silahı olarak Victor Osimhen tek başına görev yapacak.
GALATASARAY'IN MUHTEMEL 11'İ
İşte Galatasaray'ın Liverpool Karşısındaki Muhtemel 11'i:
Uğurcan
Jakobs, Singo, Abdülkerim, Boey
Torreira, Lemina, Sara
Sane, Barış Alper
Osimhen
MAÇ SONRASI 5 GÜN TATİL
Liverpool sınavının ardından Okan Buruk, yoğun fikstür nedeniyle oyuncularına moral depolamaları için 5 gün izin verecek.
Galatasaray'ın yıldızı Gabriel Sara için beklenen müjde ulaştı! Brezilya Milli Takımı, FIFA prosedürlerini işleterek sarı-kırmızılı kulübe resmi davet yazısı gönderdi. Carlo Ancelotti'nin geniş kadrosuna yüzde 90 oranında girmesi beklenen sambacı için pasaporttan sigorta işlemlerine kadar dev operasyon başladı.
Brezilya Milli Takımı, Gabriel Sara’nın durumunu yakından takip ettiğini ve resmi prosedürleri başlattığını Galatasaray Kulübü'ne bildirdi. FIFA kuralları gereği, federasyonun oyuncunun kulübüne göndermesi gereken resmi davet yazısı sarı-kırmızılı kulübe ulaştı. Bu kritik yazı, FIFA takvimindeki milli maç döneminden en az 15 gün önce kulübe ulaştırılarak Sara’nın kamp programı, toplanma merkezi ve tarihleri netleştirildi.
SARA DA ANCELOTTI'NİN KADROSUNDA
Brezilya Milli Takımı teknik direktörü Carlo Ancelotti, as kadroyu açıklamadan önce geniş bir havuz oluşturmak adına geniş bir kadro açıklamaya hazırlanıyor. Gelen son bilgilere göre, Galatasaray formasıyla sergilediği performansla Sara’nın, açıklanacak olan bu geniş kadroda yer almasına artık yüzde 90 gözüyle bakılıyor.
BREZİLYALI YETKİLİLER DEVREDE
Eğer Sara, Brezilya’nın yurt dışı kampına dahil edilirse tüm idari süreçler Brezilya Federasyonu tarafından yönetilecek. Federasyon; oyuncunun uçuş işlemleri, vize ve pasaport detaylarını bizzat organize edecek.
SAKATLIK İÇİN SİGORTA EDİLECEK
Ayrıca, milli takıma katılan her oyuncu gibi Sara da kampın ilk gününde detaylı bir sağlık taramasından geçecek. Oyuncunun kulübüyle olan profesyonel sözleşmesini korumak adına, olası sakatlık riskine karşı geçici sigorta işlemleri de yine federasyon tarafından yürütülecek.
GFB iftarında yeniden aday olacağını açıklayan Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, camiayı şampiyonluk hasretinden kurtaracak futbol aklını İtalya'da buldu. Eljif Elmas ve Kim Min-jae'yi keşfeden, Napoli'yi Osimhen ve Kvaratskhelia ile zirveye taşıyan "Sihirbaz" Cristiano Giuntoli tam yetkiyle geliyor!
GFB'nin iftarında "sezon sonunda yapılacak seçimde aday olacağının" sinyalini ilk kez veren başkan Sadettin Saran, işi ehline teslim etmek için planını yaptı. Camiayı şampiyonluk hasretinden kurtaracak "akıl hocası" olarak Kim Min-jae ve Eljif Elmas’ı Fenerbahçe'den koparan Cristiano Giuntoli'ye kafayı taktı.
HERKESİ PEŞİNDEN KOŞTURAN İSİM
Juventus’taki görevinden ayrılan ve Avrupa’nın dev kulüplerini peşinden koşturan İtalyan sportif direktör, Saran’ın projesinin merkezinde. AS Roma ve Atletico Madrid gibi devlerin listesinde de bir numara olan Giuntoli'ye "Tam Yetki ve Limitsiz Vizyon" teklifi hazırlandı. Kim Min-jae ve Eljif Elmas’ı kimse tanımazken keşfedip Napoli’yi götürüp şampiyonluğa taşıyan Giuntoli, sarı-lacivertli kulübün genetiğini en iyi bilen Avrupalı.
FENERBAHÇE'Yİ İYİ TANIYOR
İtalyan basını zamanında Giuntoli'nin; "Fenerbahçe'de parlayan oyuncu, dünyanın her yerinde oynar" dediği haberlerini yapmıştı. "Transfer sihirbazı" olarak da anılan İtalyan, kimsenin tanımadığı Victor Osimhen ve "Kvaradona" lakaplı Kvaratskhelia’yı keşfederek Napoli'yi yıllar sonra şampiyon yapan takımın yaratıcısı olarak da biliniyor.
SADETTİN SARAN İŞİ SIKI TUTUYOR
Fenerbahçe'de Barış Göktürk gibi bazı önemli isimlerin 2027 için şimdiden adaylık açıklaması yapması, Saran yönetimini daha somut adımlar atmaya itiyor. Giuntoli gibi dünya çapında bir ismin sportif direktör koltuğuna oturma ihtimali Saran’ın elini sadece sahada değil sezon sonunda yapılacak genel kurulda da güçlendirebilir.
DEVİN ÖZEK SEZON SONU YOLCU
Fenerbahçe camiasında genel kanıya göre Sadettin Saran hiç bir şekilde Devin Özek'le çalışmayacak. Teknik direktör seçimini de İtalyan'a bırakacak. Eğer isterse Tedesco ile devam etmesi bile gündeme gelebilir.
Fenerbahçe'de Tedesco şimdilik "ultimatom"la kaldı ancak camiadaki genel kanı, İlk yenilgide kapı dışarı edilecek. Bir yanda UEFA kıskacındaki Tedesco bilmecesi, diğer yanda efsane isim Aykut Kocaman'ın zehir zemberek reddi... Başkan Sadettin Saran'ın 2026-27 sezonu için "şampiyonluk projesi" daha başlamadan sekteye uğradığı iddia ediliyor.
Fenerbahçe’de Domenico Tedesco "ultimatom"la kaldı... o da şimdilik. İlk yenilgiden sonra "çok büyük hoca" diyenlerin kuyruğuna teneke bağayıp göndereceği aşikar.
FENERBAHÇE'YE UEFA DENETİMİ
Fotospor'un haberine göre Mart sonunda UEFA’nın FFP denetlemesine girecek olan sarı-lacivertli yönetim, teknik direktör değişikliğinin maliyetinden kaçınıyor.
Bilançoya yansıyacak yüklü bir tazminat kaleminin UEFA nezdinde kulübü zor durumda bırakmasından endişe eden yönetim, çareyi Tedesco’ya ultimatom vererek yola devam etmekte buldu.
SARAN'DAN AYKUT KOCAMAN'A TEKLİF
Tedesco ile yola devam edilse de camia içinde Başkan Sadettin Saran’ın, eski teknik direktörlerden Aykut Kocaman’ın nabzını yokladığı iddiası da var. İddialara göre Saran, Kocaman’a gelecek sezonu da kapsayan bir şampiyonluk projesi teklif etti. Ancak tecrübeli teknik adam bu teklifi reddetti.
SEÇİMDEN SONRA FİKRİNİ DEĞİŞTİRDİ!
Seçim sürecinde Kocaman’a "beraber çalışacağız" diyen Saran’ın, başkanlık koltuğuna oturduktan sonra Ali Koç’un tavsiyesiyle Tedesco ile devam etmesi ve Kocaman’a herhangi bir bilgilendirme yapmaması kırgınlık yarattı.
Kocaman’ın, kendisine hiçbir mazeret sunulmaması ve sürecin nezaketten uzak yürütülmesi nedeniyle Saran yönetimine kapıları kapattığı belirtiliyor.
Bir diğer iddiaya göre Kocaman, mevcut yönetimin gelecek sezon devam etme şansını düşük gördüğü için bu riskli projede yer almak istemedi.
Fenerbahçe'de Karagümrük yenilgisi sonrası taş üstünde taş kalmadı. İddialara göre yönetim kurulu toplantısı öncesi Sadettin Saran'ı arayan başkan başkan adayları, Domenico Tedesco'nun kovulacağını ön görerek Başkan'a "Ali Koç'un sana yaptığını yapma, yeni yönetimin önünü tıkayacak bir hoca getirme!" diyerek ricada bulundu.
Karagümrük mağlubiyetiyle sarsılan Fenerbahçe’de seçim yarışı bir anda kızıştı. Alınan sürpriz yenilgi sadece şampiyonluk umutlarını bitirmekle kalmadı, kulübün geleceğine dair tüm planları da altüst etti. Saran’ın açıklamalarına göre, teknik direktör Domenico Tedesco ve sportif direktör Devin Özek görevlerine "ültimatom" şartıyla devam edecek.
SADETTİN SARAN'A ÖZEL TELEFON
Önceki gün gerçekleştirilen kritik yönetim kurulu toplantısından hemen önce, Fenerbahçe camiasını sarsacak gizli bir görüşmenin gerçekleştiği iddiası konuşulmaya başlandı. Buna göre önemli bir başkan adayının bizzat Sadettin Saran’ı arayarak teknik direktör krizi üzerinden çarpıcı bir teklif sunduğu iddia edildi.
ALİ KOÇ'UN SANA YAPTIĞINI YAPMA
Başkan adayının, Tedesco’nun gönderilme ihtimalini öngörerek Saran’a şu ifadeleri kullandığı iddia edildi:
- Yapacağın en büyük iyilik, sezon sonuna kadar takımı camianın bir evladına teslim etmek olur. Ali Koç'un sana yaptığını, sen de senden sonra gelecek yönetime yapma.
MOURINHO'YU GÖNDERİP TEDESCO İLE ANLAŞTI
Ali Koç seçim kararı olmasına rağmen Mourinho'yla yolları ayırmış ve Tedesco ile 2 yıllık sözleşme yapmıştı.
BAŞKAN ADAYININ EKİBİ HAZIR
Söz konusu aday, yeni gelecek yönetimin önünü kesecek uzun vadeli bir yabancı ya da yerli hocaya karşı olduklarını vurgularken Saran'ı da uyardı:
- Bizim teknik direktörümüz, sportif direktörümüz ve her şeyimiz hazır. Yeni yönetimin önünü tıkayacak bir hamleden kaçınılmalı.
Trabzonspor'un parlayan yıldızı Christ İnao Ouali için dev menajerler arası savaşı başladı! Madrid'deki gizemli ziyaretin perde arkasından Vinicius Junior'un menajeri çıktı. İşte lüks hediyelerden özel davetlere uzanan o operasyonun detayları...
Trabzonspor’un parlayan yıldızı Christ Inao Ouali transfer piyasasının yıldızı olmaya devam ediyor. Ağabeyinin Real Madrid-Manchester City maçındaki görüntüsü ortalığı karıştırırken, akılara "Real Madrid'e mi gidiyor?" soruları geldi. Gerçek bambaşka çıktı.
OUALI SAVAŞI KIZIŞTI
Ouali mevcut menajerlik şirketiyle yollarını ayırma noktasına geldi. Dev menajerlik şirketleri genç yıldız adayı için harekete geçti. Oulai'yi portföyüne katmak isteyen şirketler yarışa girdi. Hatta bazı menajerler lüks hediyelerle Ouali’yi ikna etmeye çalıştığı iddia ediliyor.
TRABZONSPORLU YILDIZI İKNA ÇABASI
Madrid’deki gizemli ziyaretin sırrı da burada yatıyor. Real Madrid’in dünyaca ünlü yıldızı Vinicius Junior’un menajerliğini yürüten Ron Nation Sports, Ouali’nin ağabeyini özel olarak Real Madrid-Manchester City maçına davet etti. Bu hamleyle oyuncunun ailesini etkilemeyi hedefleyen dev şirket, Trabzonsporlu yıldızı ikna etmek için tüm imkanlarını seferber etti.
MENAJERLİK ŞİRKETLERİ PEŞİNDE
Şirket yetkililerinin, yaz transfer dönemi gelmeden önce Ouali’yi resmen bünyelerine katmak ve oyuncunun tüm yetkilerini almak istediği gelen bilgiler arasında.
Trabzonspor yönetiminin ve taraftarın sevgilisi olan Ouali’nin menajerlik savaşlarının ardından kariyerine nasıl bir yön vereceği merak ediliyor.
Samsunspor, Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında sahasında Kayserispor'u konuk etti. Samsunspor uzatmalarda bulduğu gol ile 2-1 kazandı.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Samsunspor ile Zecorner Kayserispor karşı karşıya geldi. Samsunspor mücadeleyi 2-1 kazandı.
MAÇTAN DAKİKALAR
13. dakikada Eleyis Tavsan'ın ortasında ceza sahası içinde topla buluşan Moundilmadji'nin şutunda, son anda defansa çarpan meşin yuvarlak kornere çıktı.
28. dakikada Satka'nın pasında Moundilmadji, altıpas içinde topu az farkla üstten auta gönderdi.
31. dakikada Samsunspor 1-0 öne geçti. Elayis Tavsan'ın sağ taraftan pasında arka direkte Makoumbou plase bir vuruşla topu ağlara gönderdi: 1-0
42. dakikada Yalçın Kayan'ın pasında ceza sahasında müsait pozisyondaki Elayis Tavsan'ın kötü vuruşunda, kaleci Bilal Bayazıt meşin yuvarlağı kontrol etti.
46. dakikada Zecorner Kayserispor 1-1 eşitliği sağladı. Chalov'ın sert şutunda, kaleci İrfan Can Eğribayat çeldiği top Borevkovic'in ayağına çarparak ağlara gitti: 1-1
49. dakikada Chalov'un ceza sahası çizgisi üzerinden sert vuruşunda, top yan direğe çarparak auta gitti.
53. dakikada Celil Yüksel'in ceza sahasından şutunda, kaleci Bilal Bayazıt son anda topa sahip oldu.
55. dakikada Makoumbou'nun pasında Moundilmadji altıpas içinde topa dokundu, kaleci Bilal Bayazıt iki hamlede meşin yuvarlağı kontrol etti.
90+3 dakikada Samsunspor, 2-1 öne geçti. Joao Mendes'in pasında ceza sahası içinde Tomasson düzgün bir vuruşla topu ağlara yolladı: 2-1
Karşılaşmayı Samsunspor 2-1 kazandı.
Stat: Samsun Yeni 19 Mayıs
Hakemler: Adnan Deniz Kayatepe, Bahtiyar Birinci, Murat Temel
Beşiktaş, Süper Lig'in 26. hafta maçında Gençlerbirliği'ne konuk olacak. Mücadele öncesi teknik direktör Sergen Yalçın Galatasaray derbisine dair açıklamada bulundu.
Beşiktaş, Süper Lig'in 26. hafta maçında Gençlerbirliği'ne konuk olacak. Teknik direktör Sergen Yalçın maç öncesi açıklamalarda bulundu.
Sergen Yalçın'ın açıklamaları şöyle:
-Geçen hafta kaybetmek biraz motivasyonumuzu bozdu ama iyi hazırlandık. Kendi oyunumuzu oynamak istiyoruz, ön alanda oynayıp inşallah kazanmak istiyoruz.
-Taraftarımız her yerde. Onlara teşekkür ediyorum. İnşallah bugün kazanıp onlara sevinç yaşatabiliriz.
Fenerbahçe'nin eski yönetici Hakan Safi Kerem Aktürkoğlu hakkında çıkan iddialar hakkında açıklama yaptı.
Fenerbahçe'nin eski yöneticisi Hakan Safi, Kerem Aktürkoğlu ile ilgili bir açıklama yaptı. Milli futbolcunun transferinde etkin rol oynayan Safi, soruşturma iddialarına açıklık getirdi.
Hakan Safi'nin açıklamaları şöyle:
-Fenerbahçe'mizin ve milli takımımızın futbolcusu Kerem Aktürkoğlu'nun kulübümüze transfer süreci hakkında bugüne kadar; hem geleneksel hem de sosyal medya üzerinden farklı ajandalar ve kişisel çıkarlar gözetilerek yapılan mesnetsiz haberleri yakından takip etmekteyim.
-Özellikle son günlerde, futbol takımımızın şampiyonluk mücadelesi verdiği dönemde UEFA'nın rutin kulüp incelemelerini kasıtlı şekilde "Kerem Aktürkoğlu'na özel soruşturma açıldı" iddiası ile ortaya atarak kaos ortamı yaratmaya çalışan Fenerbahçeli görünümlü kişileri de camiamızın bir kenara not ettiğini bilmekteyim.
-İlgili süreç şahsım gözetiminde; hukuka uygun şekilde kulüp ve federasyonun ilgili birimleriyle koordineli şekilde yürütülmüş ve tamamlanmıştır. Bugünden itibaren, kulübümüzde ve dünya kupası yolundaki milli takımımızda önemli rol oynayan Kerem Aktürkoğlu'nun kontratıyla ilgili aleyhte haber yapan kim varsa bunların Fenerbahçe düşmanı oldukları bilinmelidir!
-Bu haberlere itibar edilmemesini rica ediyor, yöneticiliğim döneminde olduğu gibi bundan sonraki süreçte de Fenerbahçe'nin bir neferi olarak, camiamıza zarar vermek için fırsat kollayan kişilerle mücadele etmeye, kulübümüze gönülden ve karşılıksız vermeye kararlılıkla devam edeceğimi bilmenizi istiyorum.
Emre Gökdemir İnşaat Ankara Keçiörengücü: Emre Satılmış, Hüseyin Bulut (Dk. 87 Diaby), Oğuzcan Çalışkan, Abdullah Çelik, Ali Dere (Dk. 55 Süleyman Luş), İshak Karaoğul, İbrahim Akdağ (Dk. 87 Ali Akman), Roshi (Dk. 62 Fernandes), Rroca (Dk. 62 Halil Can Ayan), Ezeh, Diouf
Goller: Dk. 14 Metehan Mert, Dk. 61 Poko, Dk. 79 Batuhan Kör (SMS Grup Sarıyer), Dk. 90+2 Diouf (Emre Gökdemir İnşaat Ankara Keçiörengücü)
Sarı kartlar: Dk. 70 Cebrail Karayel, Dk. 85 Aytaç Kara (SMS Grup Sarıyer), Dk. 74 Fernandes, Dk. 90+3 Ezeh (Emre Gökdemir İnşaat Ankara Keçiörengücü)
Trabzonspor, Trendyol Süper Lig'in 27. haftasında deplasmanda oynayacağı ikas Eyüpspor maçı hazırlıklarına başladı.
Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nde teknik direktör Fatih Tekke yönetiminde gerçekleştirilen antrenmanda, Çaykur Rizespor maçında forma giyen oyuncular rejenerasyon çalışması gerçekleştirdi.
Takımdaki diğer oyuncular ise ısınmanın ardından rondo ve dayanıklılık çalışması yaptı.
TFF 2'nci Lig Kırmızı Grup 28'inci hafta mücadelesinde Somaspor, evinde Adanaspor'u ikinci yarıda bulduğu gollerle 5-0 yenerek kümede kalmayı garantilerken, Adana temsilcisi bitime 6 hafta kala küme düştü.
TFF 2'nci Lig Kırmızı Grup 28'inci hafta mücadelesinde Somaspor, evinde Adanaspor'u ikinci yarıda bulduğu gollerle 5-0 yendi. Ev sahibi takım kümede kalmayı garantiledi. Öte yandan bu sonuçla birlikte Yeni Malatyaspor ve Yeni Mersin İdmanyurdu'nun ligden çekildiği grupta 3'üncü lige düşen son takım Adanaspor oldu.
Tarihinde 3 kez UEFA Kupası'nda mücadele eden Adanaspor, daha önce 2006-07 sezonunda yer aldığı 3'üncü lige 19 yıl sonra düştü.
Soma Nazım Yavuz Stadı'nda ilk yarısı 0-0 biten maçta Somaspor'un ikinci devdereki gollerini 52'nci dakikada Ömür Pektaş, 65'inci dakikada Arda Gülmez, 70'inci dakikada Namık Barış Çelik, 86'ncı dakikada Mustafa Taner Tamer, 90+2'nci dakikada ise Osmancan Öztürk kaydetti. Bu sonuçla ev sahibi ekip 26 puana ulaşırken, Adana temsilcisi 4 puanda kaldı.
Fenerbahçe Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Cem Ciritçi, Onvo Büyükçekmece Basketbol ile oynadıkları mücadelenin ardından "Kulüp başkanı, kendi adamlarını seferber ederek aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu bir gruba küfür ve darp talimatı verdi." açıklamasını yaptı.
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nin 22. haftasında Gazanfer Bilge Spor Salonu'nda oynanan mücadeleden Fenerbahçe Beko, 91-85 galip ayrıldı.
Karşılaşmanın ardından Fenerbahçe Kulübü Basketboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Cem Ciritçi, sosyal medya platformundaki hesabından açıklamalarda bulundu.
Ciritçi, "Büyükçekmece Basketbol maçında yaşanan yakışıksız olaylar hakkında" başlığıyla yayımladığı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Büyükçekmece Basketbol Kulübü başkanından kadın ve çocuklara yönelik darp ve küfür skandalı. Kulüp başkanı, kendi adamlarını seferber ederek aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu bir gruba küfür ve darp talimatı verdi. Bu davranış, basketbol gibi elit bir sporun imajına tamamen zıt şekilde, ailelerin ve çocukların bulunduğu bir ortamda gerçekleşti. Saldırı sırasında bazı mağdurlar hafif yaralandı ancak ciddi bir tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyulmadı. Olay yerine çağrılan polis ekipleri tarafları ayırarak soruşturma başlattı. Büyükçekmece Emniyet Müdürlüğüne tüm şikayetlerimizi ilettik. Taraftarımızın emniyetini sağlayan kıymetli emniyet görevlilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz."
Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu rövanşında 18 Mart Çarşamba günü İngiltere'nin Liverpool takımıyla deplasmanda oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı.
Sarı-kırmızılı kulübün açıklamasına göre Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri'nde, teknik direktör Okan Buruk yönetimindeki idman, dinamik ısınmayla başladı.
Pas ve topa sahip olma çalışmalarıyla devam eden antrenman, çift kale maçla sona erdi.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Kasımpaşa, ikas Eyüpspor'u konuk etti. Mücadeleyi 1-0 Kasımpaşa kazandı.
Kasımpaşa,Trendyol Süper Lig'in 26. haftasındaikas Eyüpspor'u 1-0 yendi.
Kasımpaşa'nın golünü33. dakikada Benedyczak attı.
Bu maç ile Kasımpaşa 24 puana yükselerek 14. sıraya yerleşti.
Mağlubiyetle ateş hattında çıkamayan Eyüpspor 22 puanla 16. sırada yer alıyor
MAÇTAN DAKİKALAR
13. dakikada Eyüpspor gole yaklaştı. Talha Ülvan'ın sağdan ceza sahasına gönderdiği ortada topla buluşan Umut Meraş'ın vuruşunda, meşin yuvarlak direkten döndü. Dönen top kale sahası içinde Umut Bozok ağlara yollarken hakem Ali Yılmaz, Umut Bozok'un ofsaytta olduğu gerekçesiyle golü geçersiz kıldı.
30. dakikada ceza sahası içi sağ çizgisinde topla buluşan Cafu, geriden atağa katılan İrfan Can Kahveci'ye pasını aktardı. Bu futbolcunun ceza sahası dışından sert vuruşunda, meşin yuvarlak az farkla yandan dışarı çıktı.
33. dakikada Kasımpaşa öne geçti. Pintor'un orta sahadan savunmaya gönderdiği geri pasta meşin yuvarlağı kapan Benedyczak kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda, yakın mesafeden yerden vuruşla topu filelere yolladı: 1-0
Kasımpaşa ilk yarıyı 1-0 önde tamamladı.
59. dakikada Kasımpaşa gole yaklaştı. Ceza sahası içinde kazanılan endirekt vuruşta İrfan Can Kahveci'nin dokunduğu topa Cafu çok sert vurdu ancak meşin yuvarlak az farkla yandan auta çıktı.
63. dakikada sağ kanatta topla buluşan İrfan Can Kahveci'nin ceza sahası içine gönderdiği ortaya Diabate hareketlendi. Bu futbolcunun dokunamadığı top direkt kaleye yönelirken az farkla yandan dışarı gitti.
90+3. dakikada sağ kanattan atağa katılan İrfan Can Kahveci ceza sahası içine hareketlenen Allevinah'a ortaladı. Bu futbolcunun penaltı noktası üzerinden yaptığı kafa vuruşunda, meşin yuvarlak az farkla üstten dışarı çıktı.
Mücadele Kasımpaşa'nın 1-0 üstünlüğüyle tamamlandı.
Stat: Recep Tayyip Erdoğan
Hakemler: Ali Yılmaz, Mehmet Emin Tuğral, Ogün Kamacı
Kasımpaşa: Gianniotis, Winck, Becao, Arous, Kamil Ahmet Çörekçi, Baldursson, İrfan Can Kahveci, Diabate (Dk. 87 Allevinah), Cafu, Ben Ouanes (Dk. 90+6 Kerem Demirbay), Benedyczak (Dk. 75 Cenk Tosun)
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nin 22. haftasında Fenerbahçe Beko, deplasmanda Onvo Büyükçekmece Basketbol'u 91-85 yendi.
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nin 22. haftasında Fenerbahçe Beko, deplasmanda Onvo Büyükçekmece Basketbol'u 91-85 yendi.
Lider sarı-lacivertli takım üst üste 10'uncu, toplamda ise 20'nci galibiyetini aldı. Son sıradaki Büyükçekmece Basketbol da 19'uncu yenilgisini yaşadı.
Salon: Gazanfer Bilge
Hakemler: Can Mavisu, Mehmet Serdar Ünal, Uğur Akyıldız
Onvo Büyükçekmece Basketbol: Van der Vuurst 8, Pipes 12, Muhaymin Mustafa 7, Gavrilovic 13, Bruinsma 5, Lecque 20, Pusica, Metin Türen, Can Kaan Turgut 4, Bandaogo 10, Doğan Şenli 6
Fenerbahçe Beko: Zagars 11, Boston 6, Tarık Biberovic 11, Jantunen 5, Silva 10, Bacot 12, James Metecan Birsen 2, Wilbekin, Horton-Tucker 9, Melih Mahmutoğlu 12, De Colo 13, Onuralp Bitim
Hakemler: Burak Pakkan, Emrah Ünal, Barış Çiçeksoyu
Erzurumspor FK: Orbanic, Yakup Kırtay, Gerxhaliu, Baiye (Dk. 85 Adem Eren Kabak), Sefa Akgün (Dk. 85 Mura Cem Akpınar), Eren Tozlu, Giorbelidze, Orhan Ovacıklı, Rodriguez (Dk. 75 Crociata), Benhur Keser (Dk. 75 Hüsamettin Yener), Mustafa Fettahoğlu (Dk. 58 Fernando)
Atakaş Hatayspor: Emir Dadük, Muhammed Gönülaçar, Hakan Çinemre, Ali Yıldız (Dk. 63 Baran Sarka) Cenk Doğan (Dk. 78 Seyit Gazanfer) Ersin Aydemir, Sharif Osman, Chaadaev (Dk. 70 Deniz Aksoy), Danjuma (Dk. 63 Ünal Durmuşhan), Prince (Dk. 70 Yılmaz Cin), Yiğit Ali Buz
Hakemler: Burak Pakkan, Emrah Ünal, Barış Çiçeksoyu
Erzurumspor FK: Orbanic, Yakup Kırtay, Gerxhaliu, Baiye (Dk. 85 Adem Eren Kabak), Sefa Akgün (Dk. 85 Mura Cem Akpınar), Eren Tozlu, Giorbelidze, Orhan Ovacıklı, Rodriguez (Dk. 75 Crociata), Benhur Keser (Dk. 75 Hüsamettin Yener), Mustafa Fettahoğlu (Dk. 58 Fernando)
Atakaş Hatayspor: Emir Dadük, Muhammed Gönülaçar, Hakan Çinemre, Ali Yıldız (Dk. 63 Baran Sarka) Cenk Doğan (Dk. 78 Seyit Gazanfer) Ersin Aydemir, Sharif Osman, Chaadaev (Dk. 70 Deniz Aksoy), Danjuma (Dk. 63 Ünal Durmuşhan), Prince (Dk. 70 Yılmaz Cin), Yiğit Ali Buz
Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, daha önce girmediği seçim öncesinde Antonio Conte'yle anlaşma sağlamıştı. İtalyan hoca, Napoli'deki geleceğine dair açıklamalar yaptı. Fenerbahçe'de ise Tedesco'nun koltuğu fena halde sallanıyor.
Sadettin Saran, bu sezon başında Fenerbahçe başkanlığına seçilmişti. Fakat daha önce Saran'ın son anda girmediği bir seçim daha vardı. Ve o tarihte İtalyan teknik adam Antonio Conte'yle anlaşma sağlamıştı. Yaşanan gelişmeler sonrasında Conte, 1 Temmuz 2024 tarihinde Napoli'ye imza attı. Serie A temsilcisiyle 30 Haziran 2027 tarihine kadar mukavele yaptı.
BAŞKAN'LA KONUŞACAĞIZ
56 yaşındaki çalıştırıcı, "Napoli'ye geldiğimde üç yıllık bir sözleşme imzaladım. Geçen yıl olduğu gibi her sezon başkanla oturup bazı değerlendirmeler yapıyoruz. Fikir alışverişiyle nereye gitmek istediğimizi anlamaya çalışıyoruz. Bu yıl da sezon sonunda çok sakin bir şekilde bunu yapacağız" ifadelerini kullandı.
DEVAM EDİP ETMEMEK
Conte, "Napoli'de mutlu olduğumu herkes biliyor. Ama aynı zamanda projenin doğru olup olmadığını ve bu yolda devam edip etmeyeceğimizi değerlendirmek de doğru bir şey. Benim açımdan bu projeye devam etme isteği en üst düzeyde... Ama her şeyi zaman gösterecek" yorumunu da yaptı.
BU KEZ OLUR MU?
Fenerbahçe Teknik Direktörü Tedesco'nun koltuğu ciddi şekilde sallanıyor. Sadettin Saran'ın, sezon sonunda Antonio Conte'yle tekrar temasa geçebileceği yönünde iddialar var. İkili arasında yakın ilişkiler bulunuyor. Conte'nin Napoli ile 1 senelik daha kontratı mevcut... Ancak olası ayrılık ihtimalinde Napoli'yle karşılıklı anlaşması bekleniyor.
Juventus, Udinese deplasmanından 1-0'lık galibiyetle dönerken tek golün asistini Kenan Yıldız yapmıştı. 90 dakika sonrasında milli futbolcumuza övgüler yağdı...
Juventus, Serie A'da son olarak Udinese'yi dış sahada 1-0 mağlup etti. Jeremie Boga, 38. dakikada skoru ilan ederken asist milli futbolcumuz Kenan Yıldız'dan geldi. Siyah-Beyazlı taraftarlar, 90 dakikanın ardından sosyal medyada Kenan'la ilgili övgü dolu ifadeler kullandı. Kenan Yıldız, bu sezon ilk kez iki maç üst üste maçın adamı seçildi. Udinese önündeki istatistikleri ve sahadaki oyuncular arasındaki sıralaması ise şu şekilde gerçekleşti:
1.28 - Asist Beklentisi (birinci)
6- Kilit Pas (birinci)
16- Rakip Ceza Sahasında Topla Buluşma (birinci)
3/3 - Başarılı Çalım (birinci)
6/7 - Kazanılan İkili Mücadele (ikinci)
BUNU SÖYLEYEMEZSİNİZ
Taraftarlar, "Kenan Yıldız'ı her hafta izleyip, şu anda Serie A'da ondan daha iyi bir oyuncu olduğunu söyleyemezsiniz. O, dünyanın en iyi oyuncularından biri. Dünyanın her takımında rahatlıkla ilk 11'e yazılabilir. Kenan hücum anlamında her şeyimiz... Umarım uzun yıllar burada kalır. Yeniden yapılanmaya gidilecekse Juventus, Kenan üzerine kurulmalı" tarzında yorumlar yaptı.
MESAJ YOLLADILAR
20 yaşındaki milli futbolcumuz, 7 Şubat tarihinde Juventus'la olan mukavelesini 30 Haziran 2030 tarihine kadar uzatmıştı. İtalyan ekibi böylece Kenan'ı isteyen Premier Lig ekiplerine de bir mesaj yollamış oldu. Kenan her ne kadar yeni kontrat yapsa da takım ilerleyen süreçlerde de sportif başarı kazanamazsa durum değişebilir.
Napoli formasıyla 27 maçta 1 gol ve 2 asist üreten Noa Lang, kiralık geldiği Galatasaray'da 9 karşılaşmada 2 gol ve 2 asistlik katkı yaptı!
Napoli sezon başında PSV Eindhoven Kulübü'ne 25 milyon euro ödeyerek Noa Lang'ı kadrosuna katmıştı. Hollandalı futbolcuyla 30 Haziran 2030 tarihine kadar mukavele yapıldı. Ancak Teknik Direktör Conte ile problemler yaşayan 1.73 boyundaki kanat oyuncusu, devre arasında Galatasaray'a kiralandı. Sarı-Kırmızılılar'ın 30 milyon euroluk satın alma opsiyonu da bulunuyor.
İKİSİ DE JUVENTUS'A
26 yaşındaki futbolcu, Napoli'de çıktığı 27 maçta 1 gol ve 2 asiste imza atmıştı. Galatasaray'da ise 9 karşılaşmada 2 gol ve 2 asist üretti. Gollerinin 2'sini de Şampiyonlar Ligi'nde Juventus ağlarına gönderdi. Süper Lig'de ise 2 asisti bulunuyor (Çaykur Rizespor, Başakşehir).
PAZARLIK YAPILACAK
Galatasaray, Noa Lang'ın bonservisini almayı planlıyor. Fakat 30 milyon euroluk satın alma opsiyonunu ödemeye sıcak bakmıyorlar. Bu rakam üzerinden pazarlık yapılması bekleniyor. Conte Napoli'de kaldığı sürece Lang'ın İtalyan ekibinde devam etmesi pek mümkün değil... Serie A temsilcisinin pazarlıklardaki tavrı, Lang'ın geleceğini belirleyecek.
Başakşehir maçında attığı golde Nhaga'yla dans eden Lemina, sosyal medya hesabından da 18 yaşındaki genç futbolcuya mesaj yolladı. Övgü dolu ifadeler kullandı.
Galatasaray, Başakşehir'i 3-0 mağlup ederken tabelayı belirleyen futbolcu 18 yaşındaki Renato Nhaga olmuştu. Genç yetenek, golünün ardından saha kenarında Mario Lemina'yla dans etti. Bu görüntüler daha sonra kulübün resmi sosyal medya hesaplarından da yayınlandı. Oldukça da ilgi çekti...
TRİBÜNLERİN SEVGİLİSİ
Mario Lemina, sosyal medya hesabından Renato Nhaga'ya destek verirken, "Dayanıklılık ve saygı seni parlatacak küçük kardeşim. O güzel zihniyeti koru!" ifadelerini kullandı. Casa Pia'dan 6.5 milyon euro karşılığında transfer edilen Nhaga, kısa süre içinde tribünlerin sevgilisi haline gelmişti. Takım içinde de çok seviliyor.
İLKAY GÜNDOĞAN ETKİSİ
Dün karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan Renato Nhaga, "Ligde ilk golümü atıp galibiyete katkıda bulunduğum için çok mutluyum. Taraftarın desteğini hissediyorum. Onlar sayesinde çok daha motive oluyorum. Çalışmaya devam edeceğim. Onları mutlu etmek için elimden geleni yapacağım. Çok sevdiğim bir oyuncunun dansını Lemina'ya göstermiştim. O da 'Gol attığın bir gün dans ederiz' demişti. Bugüne kısmetmiş. Galatasaray'ın zaten çok büyük bir kulüp olduğunu biliyordum. Ancak şuna çok şaşırdım; gerçekten bir aile hissi var. İçeride çok güzel bir ortam oluşturmuşlar. Bunu hiç beklemiyordum. Geldiğimden beri kendimi bu ailenin bir parçası olarak evimdeki gibi hissediyorum. Takımdaki önemli futbolculardan çok şey öğreniyorum. Dinlemeyi de seviyorum. İlkay Gündoğan'dan çok şey öğreniyorum. Adım adım kendimi geliştirmeye devam ediyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Fenerbahçe ara transfer döneminde Atletico Madrid'den Sörloth için uzun süre uğraşmıştı. Norveçli forvet konusunda şu anda çok sıcak gelişmeler yaşanıyor. Haberler, Fenerbahçe'yi pek mutlu etmeyecek gibi...
Jhon Duran ve En-Nesyri ile devre arasında yollarını ayıran Fenerbahçe, yıldız bir forvet için uzun süre uğraşmıştı. Listenin zirvesinde Atletico Madrid'den Sörloth vardı. Fakat İspanyol ekibi, Norveçli santrforu devre arasında satmayacağını iletti. Bu inatlarından da bir türlü vazgeçmediler.
ŞİMDİDEN BAŞLADI
Fenerbahçe'nin 2026 yazında oyuncu konusunda tekrar harekete geçmesi beklenirken ilk hamle Aston Villa'dan geldi. Premier Lig temsilcisi, 35 milyon euroluk teklifi masaya koydu. Atletico Madrid'le pazarlıkların sürdüğü belirtildi. 30 yaşındaki futbolcunun İspanyol ekibiyle 30 Haziran 2028 tarihine kadar mukavelesi bulunuyor.
OYUNCU CEPHESİ SICAK
1.95 boyundaki santrforun da Premier Lig seçeneğine çok sıcak baktığı belirtildi. Fenerbahçe'nin şimdiden bu transferdeki ilk rakibi Aston Villa oldu. Sarı-Lacivertliler, 2026 yazında kesin olarak bir golcü takviyesi yapacak. Sörloth veya bir başka isim kadroya katılacak. Ara transferde bu konuda sessiz kalınması, taraftarların ve camianın ciddi anlamda tepkisini çekmişti.
Son yıllarda oynanan Real Madrid-Manchester City maçlarında ilginç kareler ortaya çıkıyor. Kornerlerde 1.95'lik Haaland'ı, 1.75'lik Arda Güler tutuyor. Aslında bu durumun arkasında taktiksel bir düşünce var.
Şampiyonlar Ligi'nde Real Madrid-Manchester City eşleşmeleri artık bir klasik haline geldi. Son yıllarda iki takım düzenli bir biçimde karşılaşıyor! Milli futbolcumuz Arda Güler de doğal olarak sahaya çıkıyor. 1.75'lik Arda'nın, kornerlerde sürekli 1.95 boyundaki Haaland'la eşleşmesi ise uzun süredir tartışılıyordu. Bu durumun arkasında taktiksel bir düşünce olduğu öğrenildi.
BOYU UZUN AMA HAVADAN ZAYIF
Manchester City'nin Norveçli forveti Erling Haaland, uzun boyuna rağmen kafa vuruşlarındaki zayıflığıyla tanınıyor. 25 yaşındaki futbolcunun bu eksikliği de Madrid tarafından kullanılıyor. Arda kornerlerde Haaland'a yaklaşırken, Madrid'in uzun boylu futbolcuları, Rodri ve Ruben Dias'a gidiyor. Real Madrid'in savunma planı böyle çalışıyor.
BREZİLYALI RONALDO ÖRNEĞİ
Erling Haaland'ın gerçekten de kafa golü oranı çok düşük... Real Madrid, bu riski Arda Güler'le alıyor. Dünya futbolunun gelmiş geçmiş en iyi santrforu olarak gösterilen Brezilyalı Ronaldo'da da benzer bir durum yaşanıyordu. 1.83 boyundaki R9, kendi özellikleriyle ilgili yaptığı değerlendirmelerde en zayıf yönünün kafa vuruşları olduğunu defalarca söylemişti.
Beşiktaş sezon başında Jean Onana'yı satın alma opsiyonuyla birlikte Genoa'ya kiralamıştı. Kamerunlu futbolcu, 2 lig maçında sadece 17 dakika oynatıldı! Kartal, ona yeni bir talip bulmakta zorlanacak.
Beşiktaş taraftarları bile belki unuttu ama Jean Onana, şu anda Genoa'da kiralık... Bonservisi ise Kartal'da! Sezon başında satın alma opsiyonuyla birlikte İtalyan ekibine gönderilen Kamerunlu orta saha, sakatlık döneminde ve sakatlıktan çıktıktan sonra da neredeyse hiç tercih edilmedi!
SON SENESİNE GİRİYOR
1.89 boyundaki ön libero, sadece 2 Serie A mücadelesinde 17 dakika görev yaptı. Genoa, 1.2 milyon euroluk satın alma opsiyonunu kullanmayacak. Doğal olarak Onana, sezon sonunda Beşiktaş'a dönecek. Buradaki mukavelesi ise 30 Haziran 2027'de tamamlanıyor. Yani kontratının son senesine girecek.
1.6 MİLYON EURO MAAŞ!
26 yaşındaki futbolcu, Beşiktaş'tan senelik 1.6 milyon euro civarında maaş alıyor. Teknik heyet, onu gelecek planlamasında kesinlikle düşünmüyor. 2026 yazındaki ayrılığı ise kolay olmayacak. Kontratının son senesine gireceği için, zorunlu satın alma maddeli kiralama haricinde gitmesi beklenmiyor. Kamerunlu futbolcu konusunda şu ana kadar hiçbir kulüp, Kartal'la iletişim kurmadı. Eğer bu durum devam ederse, oyuncunun alacakları ödenerek mukavelesi feshedilebilir.
Galatasaray'da kalmak istemeyen Victor Nelsson, satın alma opsiyonuyla birlikte Hellas Verona'ya kiralanmıştı. Danimarkalı stoperin, yeni sezon öncesi hazırlık kampına bile katılmadan ayrılabileceği öğrenildi.
Galatasaray'ın Danimarkalı stoperi Victor Nelsson, "Bu işyerinde çalışmıyorum" yazı bir şapkayla tesislere gelince, kendisine yol verilmişti. 27 yaşındaki savunmacı, 8 milyon euroluk satın alma opsiyonuyla birlikte Hellas Verona'ya kiralandı. Verona küme düşmeme mücadelesi veriyor.
DEVAM ETME İHTİMALİ SIFIR!
Ve açık konuşmak gerekirse; Verona büyük ihtimalle Serie A'ya veda edecek. İtalyan ekibinin bu sebeple 8 milyon euroluk satın alma opsiyonunu kullanması beklenmiyor. Victor Nelsson'un, Galatasaray'da devam etme ihtimali de sıfır! Danimarkalı futbolcunun sözleşmesi 30 Haziran 2027'de tamamlanacak. Yani 2026 yazında kontratının son senesine giriyor.
NABIZ YOKLANIYOR
Oyuncunun menajerinin bazı takımlarla görüştüğü iddia edildi. Bu esnada Galatasaray da muhtemel talipler için nabız yokluyor. Takımın enerjisini düşürdüğü düşünülen Danimarkalı futbolcu, 2026 yazında gönderilecek. Hatta Sarı-Kırmızılı ekibin yeni sezon için yapacağı hazırlık kampına bile gelmeyebileceği konuşuluyor.
Beşiktaş sezon başında Amir Hadziahmetovic'i Hull City Kulübü'ne kiralamıştı. 29 yaşındaki orta saha oyuncusunun geleceği büyük oranda şekillendi.
Beşiktaş, 2023'ün Şubat ayında Konyaspor'a 3.2 milyon euro ödeyerek Amir Hadziahmetovic'i kadrosuna katmıştı. Ağır bir sakatlık geçiren 29 yaşındaki futbolcu, Çaykur Rizespor'a kiralandıktan sonra tekrar Beşiktaş'a döndü. Bu sezon başında ise 700 bin euro bedelle Hull City Kulübü'ne kiralandı.
3 MİLYON EURO KARŞILIĞINDA
Championship'te 33 karşılaşmaya çıkan Bosna-Hersekli futbolcu, sahada 1.842 dakika kaldı. 3 asist üretti. Hull City'nin, Beşiktaş'a 3 milyon euro ödeyerek Amir Hadziahmetovic'in bonservisini alacağı öğrenildi. Tecrübeli oyuncunun Siyah-Beyazlı ekiple 30 Haziran 2027 tarihine kadar mukavelesi bulunuyordu.
PLANLAMADA YOKTU
Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın'ın gelecek sezon planlamasında Amir Hadziahmetovic yer almıyordu. Oyuncu, kariyerine İngiltere'de devam edecek. Siyah-Beyazlı ekip, 2026 yazında orta saha bölgesini güçlendirecek. Şu anda birçok farklı isim konusunda çalışmalar yürütülüyor...
Liverpool'un Macar yıldızı Dominik Szoboszlai, tam bir sosyal medya bağımlısı... Şu sıralarda da sürekli olarak Galatasaray'la ilgili paylaşımlara bakıyor.
Galatasaray, çarşamba günü Şampiyonlar Ligi son 16 turu rövanşında Liverpool deplasmanına çıkacak. Bilindiği üzere temsilcimiz evindeki ilk mücadeleyi Mario Lemina'nın golüyle 1-0 kazanmıştı. Her türlü beraberlik ve galibiyette Sarı-Kırmızılılar tur atlayacak. Tek farklı yenilgilerde uzatmalara gidilecek. 2 veya daha fazla skorlu yenilgilerde ise Liverpool turlayacak.
BAĞIMLILIK SEVİYESİNDE
Liverpool açısından bu eşleşmenin en önemli isimlerinden biri hiç şüphesiz Dominik Szoboszlai... Macar futbolcu, sosyal medya bağımlılığıyla tanınıyor. Şu anda da Galatasaray'la ilgili her türlü paylaşımı yakından takip ediyor. Konuyla ilgili 25 yaşındaki oyuncudan açıklama geldi.
8-9 SAAT BAKIYORUM!
Dominik Szoboszlai, "Yalan söylemeyeceğim. Günlük ekran sürem 8-9 saati buluyor. Hobilerim, rakipler ve daha birçok şeyle ilgili paylaşımlara bakıyorum" ifadelerini kullandı. Yıldız orta saha, bu sezon Liverpool'la çıktığı Şampiyonlar Ligi maçlarında sadece Galatasaray'a karşı oynananlarda suskun kalmıştı. Dominik Szoboszlai, diğer mücadelelerde gol veya asist ya da her ikisini birden sundu...
Her zaman sporun, özellikle de futbolun içinde yer alan akademisyen, yazar ve spor programı hazırlayıp sunan değerli isim Müslüm Gülhan'la bir araya geldik. Bu keyifli buluşmada hem Beşiktaş maçı izledik hem Beşiktaş'ı ve Türk Futbolu'nu konuştuk. Biraz da futbolun toplumsal ve kültürel boyutlarına odaklandık.
AHMET İNCE ÖZEL ROPÖRTAJ / M. Eyüp Yardımcı’yla…
Birlikte Beşiktaş maçını izlerken sohbetimiz doğal olarak Beşiktaş’tan Türk futbolunun genel yapısına, oradan da futbolun toplumsal ve kültürel anlamına kadar uzandı. Futbola sadece saha içindeki mücadele olarak bakmayan Müslüm Hoca’ya göre futbol, toplumların duygularını, kültürünü ve hikayelerini yansıtan güçlü bir olgu.
Biz de Mehmet Eyüp Yardımcı’yla birlikte, Müslüm Gülhan’la geçirdiğimiz bu keyifli ve ufuk açıcı muhabbetin bir bölümünü kısa bir röportaja sığdırmaya çalıştık. Aslında konuşulanların her cümlesi ayrı bir başlık, ayrı bir yazı konusu olabilecek nitelikteydi. Mümkün olsaydı, bu zengin sohbetin tamamını paylaşmayı gerçekten çok isterdik.
Ahmet İnce:Beşiktaş’ın son yıllardaki sportif dalgalanmalarını nasıl analiz ediyorsunuz?
Müslüm Gülhan: Beşiktaş’taki sportif dalgalanma yeni değil, 2000 yılından beri var olan bir durum. Serdar Bilgili‘nin başkan seçilmesiyle beraber “artık para harcayacağız, rekabete bunun için de başlayacağız,” demesinin üzerinden bir politika değişikliğini gidildi ve 1903’ten beri süregelen kurumsal yapı bir şekilde bertaraf edilerek, başkan odaklı bir yapıya dönüştü. Bu başkan odaklı yapı, tabii genel kurul yapısını da değiştirdi ve artık ticaret yapma histerisi ön planda tutulan bir Beşiktaş yaratılmaya başlandı. Bunda da başarılı olundu.
Ahmet İnce: Bahsettiğiniz politika değişikliğiyle bu anlamda bir başarı yakalandı. Peki, mali ve sportif anlamda sürdürülebilir bir başarı yakalanması için Beşiktaş’ta neler değişmeli?
Müslüm Gülhan: Tabii burada bir istikrar ve sürdürebilir başarı olması söz konusu olamaz. Çünkü istikrarlı olması için ilk önce finansal anlamda bir istikrar lazım. Sportif anlamda başarı için de hem futbolcu bazında hem de teknik direktör bazında bir devamlılık olması lazım. Kadro bütünlüğünün oluşması lazım ve bu kadro bütünlüğüyle beraber bir oyun şablonunun ve prensipler silsilesinin bir felsefe etrafında birleşmesi lazım. Bunlar olmadığı sürece bir istikrar yakalamanız söz konusu olamaz. Finansal istikrarsa Beşiktaş’ın en büyük sorunu haline geldi. Beşiktaş artık elindeki öz varlıklarını bile kaybetme noktasına geldi. Bu tamamen başkan odaklı yönetimlerin, menajer merkezli yaptıkları ticaret üzerinden Beşiktaş’ın adeta içeriden dışarıya servet transferi yapılması neticesinde, işinin boşaltılmasıyla beraber süreç buraya kadar geldi.
M. Eyüp Yardımcı: Beşiktaş Türk futbolunun temel taşıdır diye klişe bir söz var. Son sezonlarda Beşiktaş kadro yapılanmasında yanlışlar yaşadığı gibi sezon içerisinde görünen başka bir gerçek de TFF ve MHK üzerinde etkisizlik durumu. Hocam sizce dünden, bugüne Beşiktaş yönetimleri futbolun temel taşını yönetirken nerede veya nerelerde yanlışlar yapıyorlar?
Müslüm Gülhan: Beşiktaş’ın ‘temel taş’ olarak değerlendirilmesine sadece sportif anlamda da bakmamak lazım. Şeref Bey, Hakkı Baba ve Süleyman Seba’yla beraber, dürüstlük abidesi olan bir kulüp haline gelen Beşiktaş, centilmenlik ve rakibe saygıyla, sahada gösterdiği performans, bir kolej takımı havasının yaratılması… bunların hepsi örnek alınacak bir kulüp olmasına neden oldu. Özellikle öz kaynak düzeniyle beraber yetiştirdiği oyuncuların kalitesi hem Türk futboluna hem de milli takıma verdiği katkı bu noktada Beşiktaş’ı ayrıcalıklı kıldı. Bir üretim mekanizması üzerinden yetenekleri keşfederek bunları A takıma kadar getirmesi örnek alınacak bir yapıydı. Maliyet açısından da çok düşük kalması, kendi öz kaynaklarını kullanarak dışarıdan sadece iki-üç transferle süreci devam ettirmesi çok değerliydi. Belki de bunların hepsi örnek alınacak prensiplerdi ya da yönetim şekliydi. Bunlar politikayla eşdeğer görünen şeylerdi, kulüp politikaları ile eşdeğer görünen şeyler. Ama maalesef bu Beşiktaş’ın örnek alınması üzerindeki kurgu 2000 yılından sonra yıkılarak farklı bir boyuta geçti. Hem öz kaynak düzeni hem kolej takımı olma hüviyeti hem de o yüzyıllık gelenek ortadan kaldırıldı. Artık farklı bir boyuta gelmesi Beşiktaş’ın da tartışma konusu olmasına neden oldu.
Ahmet İnce: Bir akademisyen olarak değerlendirdiğinizde, spor bilimi ve modern futbol yaklaşımı Beşiktaş’ta yeterince kullanılıyor mu?
Müslüm Gülhan: Modern futbol biliminin kullanma şekli sırf Beşiktaş’a özgü değil, tüm kulüpler bu konuda biraz geri kaldı bizde. Bilimin sporun içine girmesiyle beraber, futbolun içinde de kendine geniş bir yer buldu ve artık futboldaki her şeyi ölçülebilir hale geldi. Yani ölçülebilir olması da neyin, nasıl yapılacağının bilinmesi ve bunla ilgili bilimsel çalışmalar, analitik çalışmalar yapılması anlamına geliyor. Bu çok değerli. Bunun üzerinden hareket etmek lazım. Tabii burada bilimle ilgili düşünceye baktığınız zaman, kulübün tutumu, başkanın ve yönetimin tutumu, teknik direktörün tutumu çok belirleyici oluyor.
Ahmet İnce: Bilimin futbola tam anlamıyla entegrasyonunda geri de kalmamızın temel sebebi ne olabilir Müslüm Hocam?
Müslüm Gülhan: Başkanlar üzerinden değerlendirirsek, maalesef Türkiye’de müteahhit ağırlıklı başkanların oluşması ya da son 23 yılda devlet ihaleleriyle para kazanan kişilerin başkan olması diyebilirim. Baktığınız zaman Beşiktaş’ta olduğu gibi Fenerbahçe’de de Galatasaray’da da başkanların bilimle ilgili karşılaştırmada eksik yanlarının çok olduğunu görüyoruz. Tabii haliyle böyle olunca buradaki ihtiyaç listesinde bilimsel kriterler ya da bilimsel değerler ve bunun yarattığı teknolojiyi kullanma üzerindeki yapılması gereken organizasyonlar ya da kurulması gereken birimler, maliyet hesabı üzerinden yapılmıyor maalesef. Teknik direktörler tarafından bakarsak, bizdeki teknik direktörlerin çoğu alaylı. Aralarında üniversite mezunu çok az olduğundan dolayı bilimin neye karşılık geldiğini çok anlayabilecek durumda değiller. Bu söylediğim bir eleştiriden ziyade, bir durum tespiti. Maalesef böyle şimdilik. İlkokul, ortaokul ya da lise mezunu bir teknik direktörün, bazı parametreleri ölçmeyle ilgili karşılaşacağı değerlendirmeler, ona çok bir şey ifade etmeyebilir. Kendi düşüncelerini ve kendisinin ortaya koyacağı değerleri ön planda tutar. Bunların hepsini biraz da entelektüel bir sorun olarak görüyorum. Yani bu teknolojiyi bilimsel değerler üzerinden futbolun içine sokmak ve bununla ilgili üniteler oluşturmak, bu yönde para harcamak ve yatırım yapmak başka bir vizyon ve başka bir bakış açısı gerektiriyor. Bu konuda Türkiye’deki tüm kulüplerin hala sorunları var ve Beşiktaş’ta bunlardan biri.
M. Eyüp Yardımcı: Beşiktaş’ın Avrupa vizesi alabilmesi için önünde iki yol var. Birincisi Türkiye Kupası’nı kazanmak diğeri ligde ilk sıralarda yer almak. Sizce Beşiktaş hangi kulvarda daha şanslı görünüyor?
Müslüm Gülhan: Beşiktaş’ın Avrupa kupaları için bence en önemli hedefinin ikincilik olması lazım. Çünkü Şampiyonlar Ligi var orada. Şampiyonlar Ligi‘ne gitmek her zaman çok büyük avantajdır. Türkiye’de bu kadar büyük borç yükünün altından kalkmanın iki yolu var. Bunlardan birincisi, Şampiyonlar Ligi‘nde kalıcı olmak ve oradan çok ciddi bir katma değer yaratmak. Hem grup maçlarını hem de grup maçlarından sonraki elemelerde belirli aşamaları geçerek, nereden baksanız 100 milyon Euro’nun üstünde bir kaynak yaratılır o zaman. Şimdi böyle olduğunda, maç günü gelirleri olsun, stat gelirleri olsun, yayın gelirleri olsun, her şeyi içine koyduğun zaman ciddi bir kaynak yaratılıyor. Katma değer yaratılıyor.
Diğer bir husus da elinizdeki oyuncuları Şampiyonlar Ligi üzerinden pazarlamak ve bu oyuncuları Avrupa’ya satmak. Yani sizin 10 milyon Euro’ya satacağımız bir oyuncu, orada birden 25, 30, 50 milyon Euro’lara kadar çıkabilecek seviyeye gelebilir. Bu çok değerli iki parametre, Türkiye’de üst sıralara oynayan takımlar için Şampiyonlar Ligi’ne gitmeyi en ön planda tutması gerektiğini ortaya koyuyor. Avrupa Ligi’ne gitmek tabii ki o da bir kıstastır ama Şampiyonlar Ligi’ndeki gelirin ve oradaki direncin, oradaki rekabetin içinde olmak başka bir boyut. İşte, bugün Galatasaray’ın geldiği duruma baktığımızda Şampiyonlar Ligi’nin ne kadar kıymetli olduğunu görebiliyoruz.
Ahmet İnce: Hocam, Beşiktaş için yıllardır süregelen bir “Halkın takımı” söylemi var. Bu söylem Beşiktaş için ne kadar gerçekçi ve tarihsel olarak nasıl oluştu? Beşiktaş’ın tarihsel kırılma noktaları sizce hangi dönemlerdir?
Müslüm Gülhan: Halkın takımı olmak Beşiktaş’ın hala üzerinde. Bence omuzlarındaki bir apolet. Son yıllarda her ne kadar zarara uğrasa da bu apolet hala orada duruyor. Bunun nasıl zarara uğradığı, nasıl deforme olduğuna gelirsek, bu sadece Beşiktaş’a özgü bir şey değil. 2002 yılından itibaren oluşan siyasi kurgu ve demokratif değişim ve bununla bağlantılı ekonomik değişim, her şeyi farklı bir boyuta getirdi. Bireysel yapılanmanın, kolektif yapılanmanın önüne geçmesi, Beşiktaş’taki o ‘halk takımı’ yapısının da bir şekilde erozyona uğramasına neden oldu. Tabii siyasetin bir şekilde buraya müdahil olduğunu da düşünmek gerekir. Bunu göz ardı etmemek gerekir. Neticede itibari ile siyasi yapının kulüp taraftarlığı üzerinde, kulüp üzerinde, kulübün ekonomik ve finansal yapısı üzerinde direkt belirleyici olması ve gücünü orada konsolide etmesi hem propaganda alanı olarak hem de örgütlenme alanı olarak futbolu tercih etmesi, dolayısıyla her kulübün bundan payına düşeni alması anlamına geliyor. Beşiktaş’ta bu değişimle beraber yeni gelen başkanlar ve kurulan yönetimlerin siyasetle girdikleri iş birlikleri, bir takım taraftar olgularının değişimine neden oldu. Bu kaçınılmaz bir gerçek. En büyük karşılığı gören de Çarşı Grubu oldu. Çarşı’nın bir duruş şekli vardı. Tabii bu artık nereye kadar geldi, ne aşamaya geldi, bu da tartışma konusu ama başka bir bakış açısı vardı. Tüm Türkiye’ye malolmuş bir sempatisi vardı. Aldığı tavırlar, gösterdiği dirençler, toplumsal bir yapıya ve toplumsal bir değere katkı sağladı. Artık bunlarla tekrar karşılaşmamız çok zor görünüyor. Özellikle stadın yenilenmesiyle beraber yeni kurgu ve biraz daha endüstriyel yapı üzerinden belirleyici olması, o kolektif yapının da bir şekilde ayrışmasına ve daha bireysel bir kurgunun ortaya çıkmasına neden oldu. Tabii halk takımı olma özelliği her ne kadar şu açıdan nostalji olarak gözükse de ben apolet olarak yine Beşiktaş’ın omuzlarında olduğunu düşünüyorum.
M. Eyüp Yardımcı: Beşiktaş’ta özellikle Serpil Hamdi Tüzün dönemi bir öz kaynak cenneti gibiydi. 2000 yılından itibaren Serpil Hamdi Tüzün tedrisatından geçmiş bir isim Önder Karaveli görev aldı. Önder Karaveli sonrasında yaşadığı malum süreç ardından en son Futbol Gelişim Direktörlüğü görevine getirildi hatta o dönemi anımsayanlar iyi bilir, gelecek adına pozitif cümleler havada uçuşuyordu. Ne olduysa, o göreve gelen Önder Karaveli birden Adanaspor teknik direktörü oldu ve yerine Halim Okta geldi. Şimdiyse görevde Serdar Topraktepe bulunuyor. Siz Beşiktaş’ın öz kaynak sistem işleyişini nasıl buluyorsunuz? An itibariyle Beşiktaş geleceği sağlam ellerde diyebilir miyiz? Yapılan eksik veya yanlışlar var mı?
Müslüm Gülhan: Beşiktaş’ta öz kaynak düzeni bir sistemdi. Serpil Hamdi Tüzün de bunun öncülüğünü yaptı. Buradaki ayrışma şöyle bir şey; Serpil Tüzün hiçbir zamana A takımda görev almakla ilgili bir tereddüt yaşamadı. Onun bütün hayatı ve bütün her şeyi altyapıdaki o kurgunun devamıydı. Oyuncu yetiştirmek ve A takıma kazandırmaktı. Bu onun için bir idealdi. Bu ideali aynı zamanda Beşiktaş’ın öz kaynak düzeni ile beraber, Beşiktaş’ın da ideal haline geldi. Bu anlaşılabilir ve sürdürülebilir bir idealdi. Fakat Serpil Hoca ile beraber çalışan diğer hocalara baktığında, Önder Hoca üzerinden de gittiğin zaman, öyle bir ideali yoktu Önder Hoca’nın. Önder Hoca, biraz daha piyasanın içindeki belirleyeceği antrenörlerden olup, daha profesyonel çalışmayı ve buradan da bir mali gelir elde etmeyi düşünen biriydi. Yani onun idealinde, altyapıda oyuncu yetiştirip oradan A takımla entegre olacak bir yapı kurulması söz konusu değildi. Zaten A takımda da böyle bir beklenti yok, böyle bir hedefi de yok. Şimdi A takımının böyle bir hedefi olmaması, aşağıdan da böyle bir organizasyonun ortaya çıkmasının pek anlaşılır yanı yok. Bir de menajerlik sistemi var tabii. Menajerlik sisteminin Türkiye’de alt yapılar dahil, her yere kadar girmesi ve bu deformasyonu tetikleyen, olayı tamamen mali boyuta taşıyan ve oyuncuyla kulübü karşı karşıya getiren tutumları, birtakım kırılmalara da neden oldu. Böyle olunca menajerlerin de çok belirleyici olmasıyla beraber, hiçbir takımda doğru dürüst altyapıyla ilgili çok kaygı taşıyan bir durum söz konusu değil. Hepsi artık direkt transfer üzerinden sorunun çözüleceğine inanıyor. Şu anda Türkiye’de özellikle üç büyükler hatta Trabzon’la birlikte dört büyükleri saydığın zaman, altyapı ile ilgili bir kaygıları söz konusu değil. Serpil Hamdi Tüzün gibi bir idealistin de gelip böyle bir ortamda çalışmasına, ortaya bir irade koymasına bir ortam sağlanacağını ya da izin verileceğini sanmıyorum.
Yani burada bugünkü bu endüstriyel yapı kisvesi altındaki kurulan sistem -ki bana göre endüstriyelle de alakası yok, biraz kar odaklı ya da servet transferi üzerinden daha yüksek hacimli paraların dönmesi, menajerlerin komisyonlarının da çok yüksek olmasından dolayı altyapıdaki o küçük birikimler üzerinden çok ciddi bir getirisi olmayacağı için açıkçası böyle bir beklentiye kimse girmiyor ve böyle bir yatırıma da hiçbir yönetici de başkan da bakmıyor.
Ahmet İnce: Hocam az önce Çarşı Grubu’ndan bahsettiniz. Çarşı, bir dönem Türkiye’de taraftar kültürünü de etkiledi. Bir akademisyen gözüyle, Beşiktaş’ın bugünkü taraftar kültürünü sosyolojik olarak nasıl tanımlarsınız?
Müslüm Gülhan: Türkiye’de taraftarlık yapısı maalesef çok kırıldı, değişti. Sorgulayan taraftardan ziyade, rekabet ortamında şampiyonluk üzerine kendi varlığını dizayn etmeye çalışan bir yapı ortaya çıktı. Böyle olunca da açıkçası kulübün içinde bulunduğu darboğazı ya da bu kadar büyük borç krizi içindeki kulübün öz varlıklarını kaybetme seviyesine gelmesine rağmen, ciddi bir irade ortaya koymaması büyük bir handikap. Yani burada artık genel konular zaten pasifize edilmiş durumda, belirli klik gruplar oluşmuş ve bunlar pazarlıklarla başkan seçiliyor. Buradan herkes kendine göre bir nemalanmaya çalışıyor. Bu nemalanma mali açıdan değil, pozisyon açısından da aynı şekilde geçerli. Haliyle böyle olunca taraftar kimliğine baktığın zaman uçak kovalayan, uçak inmesini bekleyen bir kimliğe büründü. Taraftarın kendisi asgari ücretli olmasına rağmen, o uçak tutkusuyla milyonlarca Euro’luk gereksiz yere para harcanmış bir oyuncuyu çok rahat sahiplenebiliyor. Ta ki kötü oynayana kadar. İyi oynadığı zaman da onu bir fenomen olarak görüyor. Artık kullandı bitti, yenisini ihtiyaç olarak görüyor. Şimdi böyle bir taraftarlık tamamen tüketim odaklı, ülkenin tüketim mekanizmasına hizmet eden bir taraftarlık anlayışı. Bu özellikle isteniyor zaten. Taraftarlık kimliğinin bunun üzerine organize edilmesi isteniyor. Bu ekonomik döngü, belirli bir azınlığın da çıkar grubu oluşturmasına neden oluyor. Böyle olunca da medyada, medyanın içindeki bu klik gruplarla ilişki kuran kişiler de bunu tetikleyen haberler ya da bunu tetikleyen görüntüler üzerinden bir algı manipülasyonu yapıyor. Bu algı manipülasyonu ister istemez Türkiye’nin şu an içinde bulunduğu koşullarda çok etkili, sosyal medya üzerinden de çok etkili. Böyle olduğu zaman artık sorgulamayan, sadece transfer odaklı takım taraftarlığı yapan ve skorboard üzerinden takımını değerlendiren, bunun için de her yolun mubah olduğunu düşünen bir yapı oluştu. Hakemler üzerinden olsun, MHK üzerinden olsun, federasyon üzerinden olsun, belirli ayrıcalıklar bekleyen, her ne kadar hakkaniyet üzerinden de olsa, bu taraftar kimliğine baktığın zaman belirli ayrıcalıkları da hiç göz ardı etmeyecek ve yapı söz konusu. Türkiye’de tabii ki baktığın zaman belirli takıma karşı, özellikle Galatasaray’a karşı farklı bir bakış açısı var. Bu çok eskiden beri süregelen bir yapı belirli bir lobi faaliyetleriyle özellikle Fatih Terim ve Mehmet Ağar’la başlayan süreç buraya kadar geldi. Böyle olunca tabii ister istemez taraftarlık bu rekabet içinde farklı bir boyuta geldi. Artık şampiyonluk ya da kendi takımı üzerinden süreci belirleme yerine, rakip takım, MHK ve federasyon üzerinden de süreci belirleme haline geldi. Tabii bu Avrupa’yla kıyasladığın zaman ya da gelişmiş ülkelerdeki taraftar kimliğine baktığın zaman çok sakil durmakta ve çok da gerçekçi bir yaklaşım olmamakta.
M. Eyüp Yardımcı: Beşiktaş camiası, sporumuzda hep örnek olmuş, taraflı tarafsız herkesin sevgi ve saygısını kazanmış bir kulüpken, bugün baktığımızda kendi içinde bir yozlaşma yaşadığını, çok arzu edilse de o iç barışın bir türlü kazanılamadığını görüyoruz. Bu yaşananların ana sebebi nedir? Beşiktaş bugün neden bu halde?
Müslüm Gülhan: Beşiktaş kulüp olarak artık başarının üstüne ticaret yapısını koydu maalesef. Özellikle son üç başkanla beraber baktığımızda bu iyice maksimalize edilmiş bu duruma geldi. Böyle olunca tabii iç yapıdaki çatışma kaçınılmaz olmaktadır. Tabii burada özellikle yine aynı şeyi söyleyeceğim: menajerler üzerinden kurulan sistem ve Türkiye getirilen oyuncuların artık mali portföyünün başka bir boyuta gelmesi. Yani 1-2 milyon Euro’luk ya da 3 milyon Euro’luk bir oyuncunun, buralara 10 milyon Euro’nun üzerinde bir paraya gelmesi ya da çok sıradan genç oyuncuların, 200-300 bin Euro’luk oyuncuların bile 5-6 milyon Euro gibi bir paraya transfer edilmesi, burada farklı bir çarkın işleyişine neden oldu. Tabii bu işleyiş artık kulübün altından kalkamayacağı bir borçlanmaya kadar geldi. Daha evvel de söyledim, öz kaynaklarını artık yok edecek duruma geldi. Bu sürdürülebilir bir şey değil. Bunun altından Beşiktaş’ın kalkması da mümkün değil. Şimdi böyle bir çarkın işleyişi, ister istemez bazı beklentileri olan grupları da harekete geçiriyor. Bu grupların hepsi söz sahibi olmak istiyor. Söz sahibi olmak istemesiyle beraber, başka yerlerde gördüğümüz gibi mali genel kurullarda da birtakım çatışmaları ya da birtakım özel kişilerin veya grupların o çatışmaları tetikleyecek bir kimlikle sürecin içinde olduklarını görüyoruz. Bunlar tabii çok hoş şeyler değil. Dediğim gibi 2000 yılından sonra yavaş yavaş ortaya çıkan bir durum söz konusu. Artık bundan Beşiktaş’ın kurtulması lazım. Zaten gidecek bir yer de kalmadı, gelinen nokta, son nokta artık. Yani şu ara transferde baktığınız zaman Dikilitaş Projesi olarak lanse edilen tüm kaynakların neredeyse tamamı bu ara transferde, bu süreçte heba edildi. Şimdi Sergen Yalçın diyor ki; “yeni bir takım kuruyoruz, ilk defa iskeletini oluşturduk. Birkaç yeni transfer daha yaparak, biz de şampiyonluğa oynayacağız.” Demek ki yeni bir borç yapılanmasından söz ediyor. Kaynak olmayan bir yerde, yeni kupon arsaların değerlendirmesi söz konusu olacak. Artık bu Şan Ökten mi olacak, Hakkı Yeten Fulya tesisi mi olacak, başka bir yer mi olacak? Neresi olacak, belli değil. Bu tehlikeler maalesef Beşiktaş’ı bekliyor. Ama işte bu tehlikelere tepki verecek gruplara baktığınız zaman, tepkiden ziyade bu süreci yönetmek üzere, bunun içinde olmak ve onlar da burada karar mercii olmak üzere bir düşünce ortaya koyduklarında ne iç barış olabilir ne de ortak akılla kulüp yönetilebilir. Bunların hepsi son derece tehlikeli ve Beşiktaş’a zarar veren süreçler. Bir an evvel Beşiktaş’ın buradan kurtulması lazım, ama nasıl kurtulacak? O yol haritası pek ortada görünmüyor.
Ahmet İnce: Son cümlelerinizden yola çıkarak, yine taraftar üzerinden ilerlemek istiyorum. Son yıllarda taraftarın tepkileriyle anılan bir Beşiktaş var. Taraftarın kulüp yönetimi ve futbolcular üzerindeki etkisi sizce nerede başlamalı, nerede bitmeli?
Müslüm Gülhan: Taraftarlık bana göre kulübe sahip çıkmakla önceliklidir Ahmet. Yani transfer kovalamakla ya da uçak kovalamakla değil. Taraftarlık, malına sahip çıkmakla, mülküne sahip çıkmakla, değerlerine sahip çıkmakla, tarihine, felsefesine sahip çıkmakla ve hatta baktığın zaman semtine sahip çıkmakla, arsasına sahip çıkmakla, her şeyiyle taraftarlık olunur. Taraftarlık böyle bir şeydir. Yani örnek verecek olursam Manchester United, Amerikalı bir aileye satıldığı zaman, Manchester United taraftarı sarı-yeşil formalarla yeni bir kulüp kurdu ve bir üretim oluşturdu. Kendi aralarında para toplayarak kulübü amatör kümeden alıp, beşinci lige kadar çıkarttılar. Onların tek amacı, ‘eğer Manchester United‘ın başına bir şey gelirse ve biz buna engel olamazsak, bir şekilde farklı ve yeni bir Manchester United kuralım ve değerlerimize sahip çıkalım’dı. Bu, ‘eğer buradaki değerleri kaybedersek’ diye bir tepkiydi. Manchester United taraftarı kulübe sahip çıktı ve bir şekilde hala devam etmesini sağlıyor. Ama sonradan kurulan o kulüp de duruyor. Yani bu örneği neden veriyorum, kulübe sahip çıkmak başka bir boyut. Her şeyine sahip çıkmak gerekiyor burada. Bu kadar büyük bir gücün belirleyici olamaması bence bir zafiyet. Muhakkak suretle kulübün çıkarlarını her şeyin üstünde tutacak bir tavır alınması gerekiyor. Yani bu finansal açıdan da çok önemli, sportif açıdan da... Burada belirleyici olamıyor. Şu ana kadar sadece transfer talebi burada belirleyici oluyor ki yönetim zaten bununla ilgili bir arz yaratmak istiyor. Bunu yarattığı zaman, taraftar da tepkiye hemen cevap veriyor. Ama aslında tam tersi olması lazım. Üretim mekanizmasını kurup, malına mülküne sahip çıkacak bir yönetim olması lazım. Artık bu üretim mekanizmasıyla, düşük maliyetlerle iyi bir kadro kurup, iyi bir teknik direktörle beraber yüksek performans alması lazım. Mühim olan burası, buradaki taraftarlık çok kıymetli.
M. Eyüp Yardımcı: Orkun Kökçü özellikle derbi maçların ardından sık tartışılan bir isim. Bu anlamda Beşiktaş’ın saha içine baktığımızda lider bir oyuncu eksikliğini yaşadığını söyleyebilir miyiz?
Müslüm Gülhan: Orkun Kökçü‘ye çok fazla oyun olarak anlam yüklemek doğru değil. Liderlik özelliği olarak da. Liderlik başka bir boyut. Yani liderlik, yönetebilme, sadece kendini değil hem saha içini hem saha dışını hem kulübeyi… Her yeri yönetebilmek. Hakemi de sahada yönetebilmeli özellikle. Bunun için önce sahada kalması gerekiyor. Yani bir oyuncu agresif, sert oynayabilir. Bu gayet doğaldır. Ama bunu kart görmeden ve kulübün yararına olacak şekilde halletmesi lazım. Bu önemli bir kıstas. Birincisi sahada kalması. Diğer bu husus da Orkun Kökçü tek başına maç alabilecek bir oyuncu değil. Sistemin içinde çok kuvvetli bir oyuncu ama ilk önce sistemin ona hizmet etmesi lazım. Yani sistemin belirleyici olduğu bir ortamda Orkun Kökçü de inisiyatif alıp farklılığını ortaya koyabiliyor. Beşiktaş hala bu ortamı yaratmış değil. Çok emek veriyor, emekçi bir futbolcu, çok çaba sarf ediyor. Bu takdir edilecek bir şey ama liderlikle ilgili bir şey konuşacağımız zaman, liderlik, bir şeyleri değiştirebilme, vizyon katma ve farklı bir bakış açısını sahaya yansıtmaktır. Yani değişik özelliklerdir bunlar. Tarihe baktığın zaman Beckenbauer’dan Johan Cruyff’a, Puyol’a kadar kaptanlığa baktığınız zaman başka bir boyuttur. Yani hem takımda simge oluyorsunuz hem dışarıda. Ulusal ve uluslararası alanda simge oluyorsunuz ve herkesin saygınlığını kazanıyorsunuz. Sahada olmanız, bu saygınlık çerçevesinde olduğu zaman bir şeyleri değiştirme gücüne sahip olduğunuz zaman liderlikten söz edilebilir. Orkun Kökçü‘ye de bu konuda çok da yüklenmemek lazım aslında. Onun sınırlarını bilmekte yarar var. Belki bunun altında kalkmadığı zaman çok agresifleşiyor ve bu da kart görmesine neden olabiliyor.
Ahmet İnce: Hocam siz de bir spor programı hazırlayıp, sunuyorsunuz. Spor programları özellikle Beşiktaş algısını nasıl şekillendiriyor? Türkiye’de spor medyasının üç büyükler anlatısı sizce objektif mi?
Müslüm Gülhan: Türkiye’de medya tabii biraz tiraj üzerinden de gidiyor. Neticede ‘neyi iyi paraya satarım’ı düşünüyor. Yani burada tiraj Fenerbahçe için, Fenerbahçe her zaman kendi içindeki kaosuyla prim yapar ve bunun üzerinden tiraj yapar. Galatasaray bu konuda biraz daha politik davranır, içerden dışarıya hiçbir şey çıkartmaz. Elinden geldiği kadar sportif başarı üzerinden kendini pazarlamaya çalışır. Beşiktaş eskiden saygınlığı, herkes tarafından takdir edilen centilmenliği, kolej takımı olması hüviyetiyle çok ciddi şekilde takdir kazanıyordu. Fakat son üç başkanla beraber baktığınız zaman bu algı tamamen yok edildi. Artık tamamen ticaret yapılan bir kurum haline geldi. Böyle olunca sportif başarı da ikinci hatta üçüncü plana atılınca, ister istemez Beşiktaş başarılardan ya da rekabet koşullarının tartışılacağı ortamdan ziyade ticarette yarattığı olumsuzluklar ve borç yüküne, sportif başarının gelmemesi de eklenince tiraj olarak da artık çok göz önünde olmayan bir takım oldu. Her Kasım’da şampiyonluktan kopması, nerdeyse bu sene Ağustos’ta başladı bu süreç. İstenilen başarının bir türlü gelememesi, Türkiye Kupası’nı kazanmasını küçümsemiyorum ama Beşiktaş için gerçek hedef olabileceğini düşünmüyorum. Şampiyonluk varken orada, Şampiyonlar Ligi’ne gitmek varken buralar kaybetmesi, artık neredeyse dördüncü takım hüviyetine kadar gelmesi kötü bir algı. Buralara geldiğiniz zaman da ister istemez medyadaki yeriniz tartışılıyor ve o tartışmayla beraber okunurluğunuz azalıyor, dinlenirliğiniz, izlenirliğiniz azalıyor ve haliyle programlara baktığınız zaman -ki ben öyle yapmıyorum, ya da elimden geldiği kadar Beşiktaş’ta kalmaya çalışıyorum. Çünkü Beşiktaş’ın çok büyük sorunları var ve birçok şeyi kaybedeceğini düşündüğüm için mümkün olduğu kadar Beşiktaş üzerinde kalmaya çalışıyorum. Ama netice itibariyle medya öyle değil. Medya, prim yapacak haberlere yöneliyor. Buna baktığınız zaman dörtte iki buçuk, üçüne yakınını Galatasaray, dörtte birini Fenerbahçe alıyor. Geri kalan dörtte yarımı da Beşiktaş ve Trabzonspor paylaşıyor. Böyle olduğu zaman tabii ki görünürlüğünüz, izlenilirliğiniz azalıyor. Neyse ki duyarlı köşe yazarları o konuda Beşiktaş’la ilgili, taviz vermeden sürecin üzerinde duruyor. Beşiktaş’ı takip edip, yorumluyorlar. Bu çok değerli ama endüstriyel yapı içinde medyanın bu süreçte kazan kazanı oynadığını düşündüğünüz zaman burada kim tiraj yapıyorsa onun üzerinden gidiyor. Şu an son üç-dört seneye hatta beş seneye baktığında Beşiktaş’ın görünürlüğü ciddi şekilde azalmış durumda.
Ahmet İnce: Hocam hayatınız spor ve özellikle futbol üzerine kurulu. Bu alanda yazdığınız iki kitap var. ‘Futbol Panteonlarındaki Tanrılar’ ve ‘Sokak Futbolu: 4 Taş 1 Top.’ Ben ikisini de okudum. Bana göre bu kitaplarda futbolu yalnızca bir spor olarak değil, aynı zamanda kültürel, toplumsal ve duygusal bir olgu olarak da ele almışsınız. Bir de sizden duymak isterim, bu kitaplarla okurlara neler anlatmak istediniz?
Müslüm Gülhan: Futbol Panteonlarındaki Tanrılar adlı kitabımda, futbol tarihindeki büyük oyuncuların ve yıldızların taraftarlar tarafından nasıl birer efsane ve kahraman haline getirildiğini anlatmaya çalıştım. Bu kitapta, futbolun mitolojik yönünü de ele alarak, taraftarların futbolcuları bazen bir “tanrı” gibi görmelerinin arkasındaki kültürel ve psikolojik nedenlere odaklandım. Futbol dünyasındaki büyük figürlerin nasıl efsaneleştirildiğini ve taraftar kültürünün bu süreci nasıl beslediğini okurlara aktardım.
Sokak Futbolu: 4 Taş 1 Top kitabımdaysa daha çok o çocukluğumuzda kalan futbolun en saf ve doğal hali olan sokak futboluna odaklandım. Yani 4 tane taştan kale yaptığımız günler. Yani mahalle aralarında oynanan futbolun çocukların yaratıcılığını, arkadaşlık ilişkilerini ve futbol sevgisini nasıl geliştirdiğini anlattım burada. Şimdi sokaklarda futbol oynayan çocuklar kalmadı. Sokaklar da futbol oynamaya elverişli değil artık. Futbol sokaklardan halı sahalara taşındı. İşte burada da modern futbolun endüstriyelleşmesiyle birlikte sokak futbolu kültürünün nasıl değiştiğini de anlatıyorum.
Ahmet İnce: Müslüm Hocam, biz çok teşekkür ederiz bu güzel sohbet için. Son olarak söylemek istediğiniz bir şey?M. Eyüp Yardımcı: Çok teşekkürler hocam, yüreğinize sağlık.
Müslüm Gülhan: Ben öncelikle ikinize ve Fotospor Ailesi’ne çok teşekkür ederim. Çok sağ olun. Başta Beşiktaş olmak üzere, tüm taraftarlara, tüm spor camiasına güzel ve mutlu günler diliyorum. Sevgiyle kalın…
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Gençlerbirliği ile Beşiktaş karşılaştı. Son haftalardaki yükselişini Galatasaray derbisindeki yenilgiyle durduran Beşiktaş, Gençlerbirliği'ni 2-0 mağlup ederek kaldığı yerden devam edeceğinin sinyalini verdi.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Gençlerbirliği ile Beşiktaş karşılaştı. Mücadele Beşiktaş'ın 2-0'lık galibiyeti ile sona erdi.
MAÇTAN DAKİKALAR
13. dakikada Göktan Gürpüz'ün sol çaprazdan uzak köşeye yaptığı vuruşta top yandan auta gitti.
15. dakikada Gençlerbirliği 10 kişi kaldı. Yere düşerken Djalo'ya müdahale eden Koita, VAR uyarısının ardından kırmızı kart görerek oyun dışı kaldı.
23. dakikada sağ kanatta gelişen Gençlerbirliği atağında Zuzek'in ortasında Goutas'ın kafa vuruşunda top, kaleci Ersin Destanoğlu'nda kaldı.
41. dakikada Orkun Kökçü'nün ceza sahasının solundan çektiği şutta kaleci Velho, meşin yuvarlağı iki hamlede kontrol etti.
45+1. dakikada Cerny'nin sol kanattan yaptığı korner vuruşunda Djalo'nun kafa vuruşunda top, Velho'nun müdahalesinin ardından kornere çıktı.
52. dakikada Murillo'nun sağdan ortasında kaleci Velho'nun müdahalesinin ardından meşin yuvarlak, Olaitan'ın önünde kaldı. Olaitan'ın şutunda top, üstten auta gitti.
56. dakikada Beşiktaş öne geçti. Ceza sahasında topla buluşan Oh'un vuruşunda Velho, topu direk dibinden kurtardı. Dönen topu Goutas uzaklaştırmak isterken önünde kalan Olaitan'ın yerden sert vuruşunda meşin yuvarlak, ağlarla buluştu: 0-1
63. dakikada Metehan Mimaroğlu'nun sol kanattan ortasından Niang'ın yerden vuruşunda top, auta çıktı.
67. dakikada konuk ekip farkı 2'ye çıkardı. Sol kanattan kullanılan serbest vuruşta Orkun Kökçü, dar açıdan meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 0-2
77. dakikada Ndidi'nin pasıyla ceza sahasının solunda topla buluşan Rashica, topu auta yolladı.
84. dakikada sağ kanattan gelişen Gençlerbirliği atağında ceza sahasına giren Traore, penaltı noktasında topu Samed Onur ile buluşturdu. Samed'in şutunu kaleci Ersin Destanoğlu, kornere çeldi.
Beşiktaş, karşılaşmadan 2-0 galip ayrıldı.
Stat: Eryaman
Hakemler: Yasin Kol, Murat Tuğberk Curbay, Mehmet Salih Mazlum
Formula 1 Dünya Şampiyonası'nda sezonun ikinci etabı Çin Grand Prix'sini Mercedes'in İtalyan pilotu Kimi Antonelli kazandı.
Çin'in 5,4 kilometrelik Uluslararası Şanghay Pisti'ndeki yarış, 56 tur üzerinden yapıldı.
Yarışa pole pozisyonunda başlayan Antonelli, 1 saat 33 dakika 15.607 saniyelik süreyle rakiplerini geride bırakarak Formula 1 kariyerinin ilk galibiyetini elde etti.
Şampiyonada ikinci sezonunu geçiren 19 yaşındaki Antonelli, Hollandalı Max Verstappen'den sonra F1'de yarış kazanan en genç ikinci pilot oldu.
Antonelli ayrıca Giancarlo Fisichella'nın 20 yıl önceki zaferinin ardından F1'de yarış galibiyeti alan ilk İtalyan pilot olmayı başardı.
Antonelli'nin takım arkadaşı Büyük Britanyalı George Russell, 5.515 saniye farkla ikinci, Ferrari'nin Büyük Britanyalı sürücüsü Lewis Hamilton ise liderin 25.267 saniye arkasında üçüncü sırayı aldı.
Kariyerinde 7 şampiyonluk yaşayan Hamilton, 2024 Las Vegas Grand Prix'sinden sonra ilk kez podyuma çıktı. Tecrübeli pilot, Ferrari ile ilk kez podyumda yer alma başarısı gösterdi.
Sezonun üçüncü ayağı Japonya Grand Prix'si, 29 Mart Pazar günü koşulacak.
Pilotlar ve takımlar klasmanının ilk 5 sırası şöyle:
Beşiktaş'ın stoper listesinde Al-Jazira forması giyen Ravil Tagir'in de olduğu öğrenildi. Kartal işi bitirebilirse, 22 yaşındaki futbolcu yeniden Süper Lig'e dönecek.
Süper Lig'de sezonun tamamlanmasına kısa bir süre kalırken Beşiktaş'taki transfer çalışmaları da sürüyor. Siyah-Beyazlılar'ın çok konuşulacak bir hamle düşündüğü öğrenildi. Kariyerine Birleşik Arap Emirlikleri ekibi Al-Jazira'da devam eden Ravil Tagir, listeye eklendi...
ALTINORDU'DAN YETİŞTİ
Altınordu altyapısından çıkan Ravil Tagir, Al-Jazira öncesinde Başakşehir ve Westerlo (kiralık) formalarını giymişti. 2024 yazında 1.7 milyon euro karşılığında Başakşehir'den, Birleşik Arap Emirlikleri'ne gitti. Kartal'ı bu transferde cezbeden iki nokta bulunuyor.
SOLAK VE YERLİ
İlk olarak 1.85 boyundaki futbolcu, sol ayağını kullanıyor. Ayrıca önümüzdeki sezon daha da daralacak yabancı kontenjanı sebebiyle yerli statüsündeki isimlerin değeri de arttı. Ravil Tagir'in yeniden Türkiye'ye dönmeye çok sıcak baktığı öğrenildi. 22 yaşındaki futbolcunun Al-Jazira ile mukavelesi 30 Haziran 2027 tarihinde bitecek. Yani 2026 yazında sözleşmesinin son senesine giriyor.
Kartal'ın sol bek adayları arasında Napoli forması giyen Leonardo Spinazzola da bulunuyor. Ancak Siyah-Beyazlılar'ın birçok muhtemel rakibi var...
Beşiktaş 2026 yazında kesin olarak sol bek takviyesi yapacak. Listedeki isimlerden birinin de Napoli'de oynayan Leonardo Spinazzola olduğu öğrenildi. 32 yaşındaki tecrübeli savunmacının mukavelesi bu sezonun ardından bitecek. Şu anda seçeneklerini değerlendiriyor. Birçok Serie A temsilcisinin, oyuncunun menajeriyle temas halinde olduğu öğrenildi.
HİÇ ÇİZME DIŞINA ÇIKMADI
1.86 boyundaki yıldız, uzun kariyerinde hiç İtalya dışına çıkmadı. Eğer Beşiktaş onu ikna etmeyi başarırsa, Leonardo Spinazzola açısından da bir ilk yaşanacak. 1.86 boyundaki futbolcu, bu sezon Serie A'da 25 karşılaşmaya çıktı. Sahada 1.568 dakika kaldı. 3 gol ve 3 asist üretti.
NAPOLİ DÜŞÜNMÜYOR
Napoli, 2026 yazında kadrosunu büyük oranda yenileyecek. Bu sebeple Leonardo Spinazzola'ya yeni sözleşme önerilmedi. Beşiktaş şu anda oyuncunun temsilcisiyle görüşmelerini sürdürüyor. Birçok İtalyan ekibi de konuyla ilgili çalışıyor. Kartal'ın işi kolay değil. Fakat işi bitirirlerse, oldukça mantıklı bir hamle yapacaklar. Çünkü Leonardo Spinazzola'nın kalitesi dışında bonservis bedelinin bulunmaması da çok önemli bir artı...
Beşiktaş'ın Atalanta'dan kiraladığı El Bilal Toure, satın alma opsiyonu devreye girmese bile Siyah-Beyazlı ekipte kalmak istiyor. Fakat yönetim pek aynı çizgide değil!
Beşiktaş sezon başında Atalanta'ya 3 milyon euro ödeyerek El Bilal Toure'yi kiralamıştı. Malili futbolcunun 15 milyon euroluk satın alma opsiyonu var. Toure, 15 gol atarsa bu opsiyon zorunlu hale geliyor. 24 yaşındaki futbolcunun şu anda 6 golü var. Sakatlık durumu da düşünüldüğünde 15 gole çıkması pek mümkün gözükmüyor.
KİŞİSEL KARARI BELLİ
1.85 boyundaki oyuncu, sözleşmedeki şartlar gerçekleşmese bile Beşiktaş'ta kalmak istiyor. Ancak yönetimin bu ihtimale pek de sıcak bakmadığı iddia edildi. El Bilal Toure'nin kalitesi konusunda hiçbir şüphe yok. Fakat hem daha önce hem de Beşiktaş'ta yaşadığı sakatlıklar, onunla ilgili kararı direkt etkiledi...
İTALYA'YA DÖNECEK
24 yaşındaki futbolcu, sezon sonunda Atalanta'ya dönecek. Oradaki mukavelesi ise 30 Haziran 2027'de bitiyor. Yani 2026 yazında kontratının son senesine girecek. İtalyan ekibinin gelecek planlamasında El Bilal Toure yer almıyor. Onu satmaya çalışacaklar. En kötü ihtimalle zorunlu satın alma maddesiyle birlikte kiralayacaklar. Çünkü sözleşme süresi, artık normal bir kiralama için uygun değil...
Trendyol 1. Lig ekiplerinden İstanbulspor'un 20 yaşındaki futbolcusu Baran Alp Vardar, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
1. Lig ekiplerinden İstanbulspor, bir süredir kanser tedavisi gören 2005 doğumlu futbolcusu Baran Alp Vardar’ın yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Sarı-siyahlı kulüpten yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Büyük bir acı ve derin bir üzüntü içindeyiz. Bir süredir kanser tedavisi gören futbolcumuz, canımız Baran Alp Vardar'ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Karakteri, takım arkadaşlarına olan bağlılığı ve güler yüzüyle her zaman hatırlayacağımız Baran Alp, camiamızın kalbinde daima yaşayacaktır. Onun aramızdan bu kadar erken ayrılışı hepimizi derinden yaraladı. Merhum futbolcumuz Baran Alp Vardar'a Allah'tan rahmet, başta kıymetli ailesi olmak üzere yakınlarına, takım arkadaşlarına ve camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Mekanın cennet olsun Baran Alp. Seni asla unutmayacağız."
Merhum futbolcu, yaklaşık 1,5 yıldır tedavi görüyordu.
Baran Alp Vardar'ın naaşı bugün Beylikdüzü Mevlana Camisi'nde öğle vakti kılınacak cenaze namazının ardından defnedilecek.
Lig sonuncusu Karagümrük'e kaybeden Fenerbahçe, salı günü evinde Gaziantep FK'yı konuk edecek. Birçok Sarı-Lacivertli taraftarın, bu karşılaşmada takımı ve yönetimi protesto edeceği öğrenildi.
Fenerbahçe, puan tablosunun dibinde yer alan Karagümrük'e 2-0 kaybetmişti. Galatasaray ise bu fırsatı değerlendirdi. Başakşehir'i 3-0 mağlup eden Sarı-Kırmızılılar, aradaki puan farkını 7'ye çıkardı. Cim-Bom'un kazanmasının ardından Fenerbahçe'nin taraftar forumlarında da ortalık karıştı.
HERKESE TEPKİ
Sosyal medyadaki birçok Sarı-Lacivertli taraftarın, salı günü Kadıköy'de oynanacak Gaziantep FK karşılaşmasında hem takımı (teknik heyet dahil) hem de yönetimi protesto etmeye hazırlandığı görüldü. Karagümrük sınavının ardından oyunculara ve oyuncuların ailelerine sosyal medyada tehdit mesajları yağmıştı...
İNANILMAZ KAYIPLAR
Fenerbahçe, kağıt üzerinde kolay gözüken fikstürde büyük hatalar yapmıştı. Kasımpaşa ve Antalyaspor beraberliklerinin üzerine Karagümrük yenilgisi de eklenince taraftarlar iyice sinirlendi. Ayrıca camiada çok uzun süredir gelmeyen şampiyonluk baskısı, ortamı daha da elektrikli bir hale getiriyor...
GALATASARAY VE FENERBAHÇE ARASINDAKİ PUAN FARKI 90+5'TE SIFIRDI
Fenerbahçe, Kadıköy'deki Kasımpaşa maçında Asensio ile 90+5'te golü bulduğunda Galatasaray'la puanlar eşitlenmişti. 90+11'de yenilen gol ve sonrasındaki kayıplar, işleri şu andaki hale getirdi.
Şampiyonluk yarışında son dönemece girilirken Fenerbahçe'den inanılmaz kayıplar geldi. Sarı-Lacivertliler, Kasımpaşa karşılaşmasında büyük bir fırsatı kaçırdı. 0-0 giden mücadelenin 90+5. dakikasında Asensio takımını 1-0 öne geçirdi. Bu dakikada Galatasaray'la aradaki puan farkı sıfırdı! Yani şartlar eşitlenmişti.
SÜREÇ 90+11'DE BAŞLADI
90+11'de Jim Allevinah'ın beraberlik golü, her şeyin karmaşık hale geldiği süreci de başlattı. Kanarya, Kasımpaşa önünde 2 puan bıraktı. Antalyaspor deplasmanında yine 2 puan kaybedildi. Lig sonuncusu Karagümrük karşısında galibiyete kesin gözüyle bakılıyordu.
EN KÖTÜ FUTBOL
Ancak Kanarya belki de sezonun en kötü futboluyla sahadan 2-0 yenik ayrıldı. Galatasaray, daha önce Fenerbahçe'nin teptiği fırsatı çok iyi değerlendirdi. Sarı-Kırmızılılar, Başakşehir'i 3-0'la geçerek en yakın rakibiyle arasındaki puan farkını 7'ye çıkardı. Fenerbahçe açısından Kasımpaşa sınavı adeta bir kabusu başlattı...
Matematik, Süper Ligi 2'nci bitirip Şampiyonlar Ligi'ne gidecek takımın Fenerbahçe değil de Trabzonspor olduğunu iddia etti. Devler Ligi kapısı %65 bordo-mavilere açılacak. Puanları eşitleyen bordo-mavililer, veri analizlerine göre Fenerbahçe'yi saf dışı bırakarak Şampiyonlar Ligi biletini cebine koymaya çok daha yakın. Uygulamalı Matematik ve Veri Analitiği uzmanı Fotospor danışmanı Murat Şanlı süreci, 'Fikstür Zorluk Endeksi' ve 'Poisson Dağılımı' verileriyle açıkladı.
Rizespor galibiyetiyle puanını Fenerbahçe ile eşitleyen ve lider Galatasaray ile farkı 7 puana indiren Trabzonspor, Şampiyonlar Ligi bileti için favori konuma yükseldi.
Puan tablosundaki eşitliğe rağmen, kalan maç programı ve takımların mevcut ivmesi, bordo-mavililerin "devler arenasına" Fenerbahçe'den daha yakın olduğunu gösteriyor.
Fenerbahçe sezonun geri kalanında sadece fiziksel değil, psikolojik de bir sınav verecek. Şampiyonuk yarışında 7 puan geride kalmak ve puan olarak yakalanmış olmanın verdiği baskı, sarı-lacivertlilerin işini zorlaştırıyor.
Fenerbahçe önündeki 8 maçın 2'sini doğrudan şampiyonluk ve Avrupa yarışını etkileyecek olan Beşiktaş ve Galatasaray derbileriyle geçirecek. Özellikle 31. haftadaki Galatasaray deplasmanı, şampiyonluk umutlarının tamamen tükenme riskini taşıdığı bir "kırılma noktası" olarak öne çıkıyor.
Trabzonspor'un geriden gelip puanları eşitlemesi, Fenerbahçe cephesinde "kaybetme korkusunu" tetiklemiş durumda. Üst üste gelecek zorlu Başakşehir ve Galatasaray maçları, sarı-lacivertlilerin Şampiyonlar Ligi potasından tamamen kopmasına neden olabilir.
Ligin 28. haftası her iki takım için de milat olacak. Trabzonspor sahasında lider Galatasaray’ı konuk ederken, Fenerbahçe de Beşiktaş derbisine çıkacak.
İstatistikler, Trabzonspor’un iç saha avantajıyla Galatasaray’dan alacağı puan veya puanların, Fenerbahçe'nin derbi stresiyle yaşayacağı olası bir kayıpla birleşmesi durumunda, bordo-mavililerin Şampiyonlar Ligi yolunda %65'lik* bir olasılıkla öne geçeceğini öngörüyor.
FOTOSPOR DANIŞMANI ŞU ŞEKİLDE DEĞERLENDİRDİ
Fotospor danışmanı Uygulamalı Matematik ve Veri Analitiği uzmanı Murat Şanlı bize "Trabzonspor, yüzde 65 oranında nasıl Şampiyonlar Ligi'ne gider" istatistiğine ulaşıldığını şu şekilde anlattı:
"Fikstür Zorluk Endeksi" ve "Hata Payı Projeksiyonu" adı verilen iki temel matematiksel model burada birleşir.
1. Fikstür Zorluk Endeksi (Zorluk Puanlaması)
Kalan maçları rakiplerin gücüne göre 1 ile 5 arası puanlanır (5 en zor).
Fenerbahçe'nin Yolu: 3 dev maç (GS, BJK, Başakşehir) + 2 orta seviye deplasman. Toplam zorluk puanı: 32/40.
Trabzonspor'un Yolu: 2 büyük maç (GS, BJK) + 6 görece kolay rakip. Toplam zorluk puanı: 22/40.
Matematiksel olarak Trabzonspor'un yolu %31 daha pürüzsüz.
2. "Kaybetme Olasılığı" Denklemi
İstatistikte "Poisson Dağılımı" kullanarak takımların maçlarda puan kaybetme ihtimallerinin hesaplanması.
Fenerbahçe: 3 derbi maçının her birinde puan kaybetme ihtimali istatistiksel olarak %50-60 bandında. Üç maçtan en az ikisinde takılma ihtimali matematiksel olarak çok yüksek.
Trabzonspor: Alt sıralardaki takımlara karşı kazanma oranı geçmiş verilere göre %75. Bu da "hata yapma lüksünün" daha fazla olduğunu, Fenerbahçe'nin ise "hata yapmaya mecbur" kaldığını gösteriyor.
3. Sonuç Hesabı
İki takımın kalan maçlardan alabileceği "Maksimum Beklenen Puan" (xP) karşılaştırıldığında:
Trabzonspor'un hata payı çıkarıldıktan sonra ilk 2'de bitirme ihtimali: %65
Fenerbahçe'nin zorlu derbi trafiği sonrası ilk 2'de kalma ihtimali: %35
Galatasaray'ın Başakşehir'i devirdiği gecede Wilfried Singo rüzgarı esti. Sarı-kırmızılı formayla ilk golünü atan Fildişili, kazandığı 13 ikili mücadele ve yaptığı 10 uzaklaştırma ile 2014-15 sezonundan bu yana bu rakamlara ulaşan ilk Galatasaraylı oyuncu olarak tarihe geçti.
Galatasaray’ın Başakşehir karşısındaki galibiyette gecenin kahramanı Wilfried Singo oldu. Sarı-kırmızılı formayla ilk gol sevincini yaşayan Fildişili, sergilediği istatistiklerle sadece hücumda değil savunmada da tarihi bir rekor kırdı.
Singo, Başakşehir karşısında sergilediği performansla modern bir stoperin neler yapabileceğini kanıtladı. 8.8 reyting ile sahanın en iyisi olan yıldız, girdiği 15 ikili mücadelenin 13’ünü kazanarak rakiplere geçit vermedi.
Opta verilerine göre; 2014-15 sezonundan bu yana bir Süper Lig maçında 13 ikili mücadele kazanan ve 10 uzaklaştırma yapan ilk Galatasaraylı oyuncu olarak tarihe geçti.
Singo’nun Başakşehir Maçı Karnesi:
Gol: 1
İkili Mücadele: 13/15 (sahanın en iyisi)
Uzaklaştırma: 10 (sahanın en iyisi)
Hava Topu: 7/8 (sahanın en iyisi)
Pas İsabeti: %90.7
Pas Arası: 3
Maç sonunda "galibiyet üçlüsü" çektiren Singo, mütevazı tavrıyla dikkat çekti. Okan Buruk’un "Maçın adamı?" sorusuna gülerek, "Bilmiyorum, maçın yıldızı ben değilim, takımımızdır" yanıtını verdi. Sakatlık sürecinde kendisine destek olan taraftarlara teşekkür etti.
- Taraftarın desteği inanılmazdı. Mevki fark etmiyor, hocamız nerede görev verirse takıma yardımcı olmak isterim. İyi bir maç çıkardık ama hala geliştirmemiz gereken yönlerimiz var.
Maç boyunca 79 kez topla buluşan Singo'nun ısı haritası, oyuncunun sadece savunma hattında değil, rakip ceza sahası ve orta alanda da ne kadar aktif olduğunu gözler önüne serdi.
Formula 1 ve FIA, Orta Doğu'daki savaş sonrasında güvenlik endişeleri nedeniyle Bahreyn ile Suudi Arabistan GP'lerinin takvimden çıkarıldığını resmen duyurdu. Nisan ayında oluşan bir aylık boşluğun ardından gözler İstanbul Park'a çevrildi. Lojistik engeller ve işletme süreci ise Türkiye umutlarını 2027'ye erteledi.
Formula 1 ve FIA, Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve hava sahası güvenliği gerekçesiyle Nisan ayında yapılması planlanan Bahreyn ve Suudi Arabistan Grand Prix’lerinin resmen iptal edildiğini duyurdu. Takvimde oluşan bir aylık devasa boşluk, gözleri yeniden "kurtarıcı pist" İstanbul Park’a çevirdi. Ancak lojistik sorunlar ve pistin hukuki süreci yarış severlerin beklentilerini boşa çıkardı.
FIA’dan yapılan resmi açıklamaya göre, 2026 sezonu için planlanan 24 yarışlık rekor takvim, bu iptallerle birlikte 22 yarışa geriledi.
F1 yönetimi, Japonya GP (29 Mart) ile Miami GP (3 Mayıs) arasındaki boşluğu doldurmak için alternatif pist seçeneklerini (İstanbul Park, Imola ve Portimao) masaya yatırmış olsa da; "lojistik imkansızlıklar" nedeniyle bu sürede yeni bir organizasyon yapılmayacağını teyit etti.
Nisan ayı için kapılar kapanmış görünse de, Türkiye'nin F1 vizyonu sona ermiş değil. TOSFED ve yeni işletmeci grupların, 2027 yılından itibaren İstanbul Park’ın takvime kalıcı olarak dönmesi için FIA ve FOM (Formula One Management) ile üst düzey temaslarını sürdürdüğü biliniyor.
Özellikle Madrid GP'nin hazırlık sürecindeki belirsizlikler ve F1'in rotasyon sistemine geçme planı, İstanbul'un önümüzdeki yıllarda "kalıcı bir durak" olma şansını hala masada tutuyor.
Zirvede yalnız kalan Galatasaray 7 puanlık farkın verdiği güvenle 26'ncı şampiyonluk için gözünü Fenerbahçe derbisine dikti. Bugüne kadar son 8 haftaya lider girdiği 13 sezonun tamamında şampiyonluğa ulaşan sarı-kırmızılılar, tarihsel geleneğini konuşturarak derbi sonunda zafer turu atmayı hedefliyor.
Galatasaray, Süper Lig’in zirvesinde artık yalnız... 26’ncı şampiyonluk yolunda geri sayım başadı. Başakşehir galibiyetiyle en yakın takipçileri Fenerbahçe ve Trabzonspor'la puan farkını 7'ye yükselten Sarı-Kırmızılılar için tarihi senaryo netleşti:
- 31. haftadaki Fenerbahçe derbisi, şampiyonluk maçı olabilir.
GALATASARAY'IN ŞAMPİYONLUK TUTU DERBİDE
Galatasaray, kalan haftalarda hata yapmaz ve mevcut 7 puanlık farkı korursa, ligin düğümü 31. haftada Sami Yen'de çözülecek. Galatasaray, evinde ağırlayacağı Fenerbahçe’yi mağlup etmesi durumunda puan farkını 10’a yükseltecek.
Aynı süreçte Trabzonspor’un yaşayacağı tek bir puan kaybı dahi, Galatasaray’ın derbi bitiminde 26’ncı şampiyonluğunu ilan etmesini sağlayacak.
ASLAN'IN KAYBETTİĞİ TARİHTE GÖRÜLMEDİ
Galatasaray sadece puan farkına değil, tarihsel geleneğine de güveniyor. Galatasaray, lig tarihinde son 8 haftaya lider girip şampiyonluk vermedi. 1987-88'den bu yana lider girilen 13 sezonun tamamı (13/13) kupayla bitti.
En son Başakşehir, 25. haftaya 8 puan farkla lider girdi. Sarı-kırmızılılar, rakibinin puan kayıpları ve 33. haftadaki Başakşehir galibiyetle şampiyonluğu kazandı.
Real Madrid'in genç yıldızı Arda Güler, Elche karşısında futbolun sınırlarını zorladı! Kendi yarı sahasından, tam 68 metre mesafeden attığı akılalmaz golle 22 yıllık La Liga rekorunu egale eden Arda, Santiago Bernabéu'yu ayağa kaldırırken İspanyol basınını da büyüledi.
Real Madrid’in Türk mücevheri Arda Güler, Elche karşısında La Liga tarihine geçen bir golle İspanyolları büyüledi. Kendi yarı sahasından 68 metre mesafeden attığı golle, sadece maça damga vurmakla kalmadı. La Liga tarihinin en uzak mesafeden atılan gol rekorunu egale etti.
ARDA ARDA ARDAAAAAAAAAAAAA!!! ????????????
ORTA SAHANIN GERİSİNDEN ATTI ARDA GÜLERRRRRR!!! ??????????
Arda Güler, bu vuruşuyla 2004 yılında Numancia formasıyla Sevilla ağlarını sarsan Antonio José’nin 22 yıllık rekoruna ortak oldu. İspanya'nın dev gazeteleri, milli yıldızımızı göklere çıkardı:
Arda Güler'in Elche'ye Attığı Bu Şahane Golün Mesafesi 72 Metreymiş.
Bernabéu'da Bir Göktaşı!" başlığını atan gazete, Arda'nın fiziğin yasalarını yeniden yazdığını ve bu golün onun Real Madrid'in gelecekteki 10 numarası olduğunun ilanı olduğunu belirtti.
- AS
"Güler'in Geometrisi" vurgusuyla golün Puskás ödülüne şimdiden aday olduğunu yazdı.
- El Mundo Deportivo
Katalan basını bile sessiz kalamayarak, "Türk İncisinden Saf Yetenek" yorumunda bulundu.
- El Pais
Arda’yı "Madrid’in Yeni Dahisi" ilan ederek, 68 metreden bu kavisi vermenin her futbolcunun harcı olmadığını vurguladı.
Real Madrid’in efsane isimlerinden Alvaro Arbeloa, gol sonrası hayranlığını gizleyemedi:
- Arda Güler'in golü mü? Posterini yaptırın, duvarınıza asın. Harika bir gol, inanılmaz. İnsanlar bugün bilet için ödediği paranın hakkını aldı.
Maçın ardından duygularını paylaşan Arda Güler, bu golün bir tesadüf olmadığını şu sözlerle anlattı:
- Geçen sezon Osasuna maçında benzer bir vuruş yapmıştım ama o top direkten dönmüştü. O günden beri bu anı bekliyordum. Vurduğum anda topun içeri gireceğini hissettim. Takım arkadaşlarım benden daha çok sevindi, bu beni çok duygulandırdı."
Genç yıldız, maçtan hemen sonra sosyal medya hesabından gol anına ait bir kareyi, dünyaca ünlü sloganı haline gelen şu notla paylaştı:
- Never stop dreaming. (Hayal kurmaktan asla vazgeçme)
ARDA: SAKIN EVDE DENEMEYİN
Öte yandan Arda Güler, tarihe geçen golünü sosyal medya hesabından "Evde denemeyiniz" notu ile paylaştı. Arda'nın paylaşımına kısa süre içerisinde rekor etkileşim geldi.
Karagümrük faciası sonrası "Gider" denilen Domenico Tedesco için Fotospor "Göndermezler" dedi... bir kez daha haklı çıktı! Fenerbahçe yönetimi, UEFA'nın FFP kıskacı ve Mourinho'dan kalan tazminat yükü nedeniyle Alman hocayı kovamadı. Sadettin Saran "ültimatomla devam ediyoruz" demek zorunda kaldı.
Karagümrük faciasından sonra futbol kamuoyu "Domenico Tedesco gitti" diyordu. Hatta spor kamuoyu Alman teknik adamın yerine gelecek adayları tartışıyordu. Ancak Fotospor, "Fenerbahçe Tedesco'yu kovarsa UEFA'dan ceza gelebilir!" haberini yaptı. Haberin detayları Sadettin Saran'ın, İtalyan asıllı teknik adamın neden gönderilemeyeceğini açık ve seçik ortaya koyuyordu.
Sarı-lacivertli yönetim henüz Mourinho'nun 10.5 milyon euro'luk tazminat yükünü sırtından atamadı. Mart ayı sonunda UEFA'nın yapacağı kritik FFP denetimi öncesinde, Tedesco’nun olası fesih tazminatı kulübü UEFA ile karşı karşıya getirebilirdi. Yönetim de "zarar" limitini aşıp ceza almamak adına Alman teknik adamı kovmak yerine farklı bir formül üretti. Eli kolu bağlı olan Başkan Sadettin Saran da şu açıklamayı yapmak zorunda kaldı:
- Gerekli ültimatomlar verildi, bir daha tekrarlanmayacak. Hocamızla devam ediyoruz.
SARAN İSTİFA İSTEDİ
Aslında Başkan Saran, Devin Özek'le beraber kulübe çağırdığı Alman teknik adama "gururunla istifa et" dedi. Tedesco ise reddetti.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında ağırladığı RAMS Başakşehir'i 3-0 mağlup eden Galatasaray'ın futbolcusu Renato Nhaga, büyük bir kulüpte forma giydiğini ve adım adım kendisini geliştirmeyi sürdürdüğünü söyledi.
Gine-Bissaulu futbolcu, RAMS Park'ta oynanan karşılaşmanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Mücadelede sarı-kırmızılı takımın üçüncü ve son golünü atan Nhaga, "Ligde ilk golümü atıp galibiyete katkıda bulunduğum için çok mutluyum. Taraftarın desteğini hissediyorum. Onlar sayesinde çok daha motive oluyorum. Çalışmaya devam edeceğim. Onları mutlu etmek için elimden geleni yapacağım." ifadelerini kullandı.
Gol sevincini Mario Lemina ile yaşamasına ilişkin soruyu yanıtlayan 18 yaşındaki futbolcu, "Çok sevdiğim bir oyuncunun dansını ona göstermiştim. O da 'Gol attığın bir gün dans ederiz.' demişti. Bugüne kısmetmiş." dedi.
Galatasaray'ın çok büyük bir kulüp olduğunu vurgulayan Renato Nhaga, "Ancak şuna çok şaşırdım; gerçekten bir aile hissi var. İçeride çok güzel bir ortam oluşturmuşlar. Bunu hiç beklemiyordum. Geldiğimden beri kendimi bu ailenin bir parçası olarak evimdeki gibi hissediyorum." şeklinde konuştu.
Sarı-kırmızılı ekipte çok kaliteli oyuncuların bulunduğunu kaydeden Nhaga, "Onlardan çok şey öğreniyorum, dinlemeyi de seviyorum. İlkay Gündoğan'dan çok şey öğreniyorum. Adım adım kendimi geliştirmeye devam ediyorum." diye görüş belirtti.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında sahasında Çaykur Rizespor'u 1-0 yenen Trabzonspor'un teknik direktörü Fatih Tekke, galibiyeti hayatını kaybeden Trabzonspor yardımcı antrenörü Orhan Kaynak'a hediye ettiklerini söyledi.
Tekke, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, aileleri için iyi bir galibiyet olduğunu belirterek, "Galibiyeti, Orhan abiye ve ailesine hediye ediyoruz. Bu bizim için çok değerli ve anlamlıydı. Maçın bana göre en anlamlı cümlesi bu. Oyunla ilgili bana göre 1 puana da belki galibiyete de yakın taraf Rize gibi gözüktü. Doğru, onları da tebrik ederim, gayet iyi oynadılar. Ama oyuncularım yaşanılan tüm bunca acıdan sonra buradan galibiyetle ayrılma istekleri, arzuları benim için çok değerliydi. Hepsini çok tebrik ederim." ifadesini kullandı.
Bu yolu sonuna kadar devam ettirmek zorunda olduklarını belirten Tekke, şöyle devam etti:
"Şu ana kadar oynadığımız tüm maçlar kupalar dahil hepsi kolay, arkaya yaslanıp çok rahat kazandığımız bir maç var diyemem. Ligde her takım için kolay maç yok. O yüzden iş zor. Bizim de şöyle bir durumumuz var. 4 oyuncumuz sarı kart sınırında bugün çok şükür kart görmeden bitirdik, sakatlık da olmadı. Ama Batagov'un yokluğu bizim için oyun kurulumlarımızda bizi zorlayacak, bugün de gördük bunu çok net. Dolayısıyla sakatlıktan çıkan oyuncular var, durumu yüzde yüz olmayan oyuncular var, 90 dakika bile oynasa fark etmez. Durum bu. "
ikas Eyüpspor ile oynayacakları maça değinen Tekke, "Çarşamba günü dinamik bir takımla karşılaşacağız. Herkesi zorlayan bir takım. En zor maçlar bu tip maçlardır. Hep vurgu yaptığım şey bu, oyun oynamaya çalışan bir takım var. Bizim de yaşadığımız şeyler var. Bunu yok saymadan hayatımıza devam edemeyiz. Bu duyguyla, bu üzüntüyle elimizden gelen, şu ana kadar yaptığımızın en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Yaptığımızı da söyleyebilirim. Daha iyi olabilir miydi? Evet, birçok şey söylenebilir. Şu ana kadar iyi gidiyoruz. Hedef olarak çarşamba günkü maçı inşallah kazanırsak bizim için çok çok iyi olacak." şeklinde konuştu.
Tekke, sonrasında çok daha zor bir periyotlarının bulunduğunu kaydederek, şunları söyledi:
"Bu periyotta biz maç maç gitmek zorundayız. Yoksa kazandığınızda kimseyi takip etmenize gerek yok. Kazandığınızda problem yok. Allah’a şükür böyle devam ediyoruz. Biz her maça tüm bu koşullarla beraber elimizdekilerle beraber kazanmak için ne yapabiliriz onu düşünüyoruz, onu düşüneceğiz. Günün sonunda ne olacak, kolay değil. Her maç zor geçiyor. Dün yaşananları gördünüz, maçlar çok zor geçiyor. Düşme hattının düşme hattının puan skalası birbirine çok yakın. Kimse kimseye kolay kolay maç bırakacak durumda değil. Bugün de yaşadığımız hemen hemen aynı şeyler. Çok zor 3 puan kazandık. Burada Rizespor’u, Recep hocayı, ekibini ve oyuncularını tebrik etmek lazım. Biz maç maç gitmek zorundayız."
Ligde geride kalan hedefle ilgili soruyu cevaplayan Tekke, şöyle konuştu:
"1 ile 4 arasındaki bu hedef bizde sonuna kadar devam ediyor. Ama rakiplerimize baktığımız zaman Avrupa'nın en iyi kadrosuna sahip takımlar var. Az önce de ifade ettim, ligde bir takımın maçı biraz kolay geçiyorsa, o takım yarıştığımız takımlardan bir tanesi. Dolayısıyla biz çıktığımız yolda hedef olarak takıma değer katma, oyuncuların değerini artırma ve bu arada yarışın içerisinde kalabilmeyi amaçlıyoruz. Bunu sürdürebilmek herkesin isteği, bizim de isteğimiz ama öyle kolay gözükmüyor. Çünkü her şey ortada. Kadrolarımız ortada, gücümüz ortada. Biz elimizden geldiğince bütün o mücadeleyi veriyoruz, bu yeni değil. Şu andan itibaren başka bir motivasyonum yok. Ben başladığım gün '1 ve 4.' dedim. Buna insanlar kızabilirler de ama 1 ve 4 arası Trabzonspor'un bu sene yapmış olduğu yolculukta bence çok değerli. Bunu da inşallah kazandığımızda Trabzonspor yangını sönmüş, temelleri bir nebze atılmış bir hale gelecek. Ümidimiz, tek çabamız bu."
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Trabzonspor'a deplasmanda 1-0 yenilen Çaykur Rizespor'un teknik direktörü Recep Uçar, rakiplerine karşı net pozisyonlara girdiklerini fakat değerlendiremediklerini söyledi.
Çaykur Rizespor'un teknik direktörü RecepUçar, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, hayatını kaybeden Trabzonspor yardımcı antrenör Orhan Kaynak ile tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı için taziyelerini ileterek şunları söyledi:
"Maça geçmeden önce tekrar benim de geçmişte takım arkadaşlığım olan sevgili Orhan Kaynak abimizi, hocamızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadığımız bir akşamdı. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. Düzgün bir insandı, düzgün bir antrenördü. Bir sene biz de İstanbul Büyükşehir Belediye'de beraber oynamıştık. Devamlı iletişim halinde olduğum bir insandı. Hem antrenör olarak hem insan olarak bu camiaya büyük hizmetler ettiğini biliyorum. O yüzden başta kederli ailesi olmak üzere bütün Trabzon camiasına, Türk futbol ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Mekanı cennet olsun, ruhu şad olsun güzel insan. Bir de bir kaybımız İlber hocamız. O da ülkemiz için çok değerliydi. Sadece önemli bir tarihçi değil, iyi bir entelektüel, iyi bir bilim adamı, birçok alanda da birçok insanlara, özellikle gençlere yol gösterebilecek fikirlere, vizyona sahip bir insandı. O da çok çok acı bir kayıp. İkisine de başsağlığı dileklerimi iletiyorum."
Karşılaşmadan en az bir puan almayı hak ettiklerini söyleyen Uçar, "Bu deplasmana gelirken iyi hazırlanmıştık. Her iki takım da son üç maçını kazanmıştı. Biz de gol yemeden kazanmıştık hatta. Eksiklerimiz vardı ama eksiklere sığınacak değilim. Gerçekten çok samimi olmak gerekirse bugün itibarıyla bana göre bir puanı hak ettiğimiz, birçok parametrede de Trabzon'un altında kalmadık. Net pozisyonlara girdik fakat değerlendiremedik. Bugün itibarıyla burayı kapatıyoruz. Ben Fatih hocayı ve Trabzon Kulübünü galibiyetten dolayı tebrik ediyorum. Onlar iyi niyetli olarak ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Bundan sonraki yarışta da kendilerine başarılar diliyorum." diye konuştu.
Karşılaşmada oynanan 3 dakikalık uzatma süresiyle ilgili değerlendirmede bulunan Uçar, şunları kaydetti:
"Bir konuda sitem edeceğim. Az önce yayıncı kuruluşta da söyledim, bunu kimse de üzerine almasın. Trabzon Kulübüne eleştirim değil, genel olarak söylüyorum. Arkadaşlar evet sahada gri pozisyonlar oluyor, fauller bize, onlara dönüyor, genelde bugün bize çok uzatma dakikaları haricinde çok döndüğünü düşünmüyorum ama gene de ben tebrik ettim Çağdaş hocayı. Ama bana kimse oyunun 5 kere değişiklik için durduğu, toplam 10 oyuncunun değiştiği, Augusto'nun sakatlığında sadece 1,5 dakika durduğu, başka ufak tefek sakatlıklardan dolayı da oyunun durduğu, Onana'yı birkaç kere oyunda uyardığı bir bölümde bu maçın özelinde üç dakika uzatma verilmesini anlatamaz."
Galatasaray forması altında Süper Lig maçlarında ilk kez golle tanışan Wilfried Singo, karşılaşma sonrasında beIN SPORTS mikrofanlarına konuştu.
Galatasaray'da "görev adamı" olarak öne çıkan, Okan Buruk'un jokerlerinden biri olan Wilfried Singo, etkileyici performansını bir de golle süsledi. Yıldız oyuncu karşılaşma sonrasında mutlu olduğunu ve hocasının verdiği her görevi layıkıyla yapmak için elinden geleni yapacağını söyledi.
Son olarak Wilfried Singo, "İyi bir maç geçirdiğimizi düşünüyorum. Hala geliştirmemiz gereken taraflar var ancak iyi bir maç çıkardık. Maç maç bakıp ona göre devam etmemiz gerekiyor. Taraftarın desteği inanılmazdı. Çok mutlu oldum golden ve taraftarın beni desteklemesinden dolayı, sadece bugün değil taraftarımız bana hep destek verdi. Daha önce de söyledim. Benim için mevki fark etmiyor. Hocamız nerede uygun görürse takıma yardımcı olmak isterim." sözlerini sarf etti.
Galatasaray'da Muslera efsanesini unutturan Uğurcan Çakır, büyüleyici performanslarına bir yenisini daha ekledi. Başakşehir maçında da kalesini gole kapatan Milli eldiven, beIN SPORTS'a yaptığı açıklamada hafta içinde karşılaşacakları Liverpool maçında da aynı başarıyı tekrar etme sözü verdi.
Sezonun tartışmasız en flaş performansını sergileyen, Galatasaray'ın kalesinde şiir gibi maçlar çıkaran Uğurcan Çakır'ın yükselişi hız kesmeden sürüyor. Başakşehir maçında çok kritik kurtarışlar yaparak oyunun dengesini kendi lehlerine tutmayı başaran genç kaleci, Liverpool ile oynayacakları rövanş öncesinde moral bulduklarını söyledi.
Karşılaşmaya ve Liverpool eşleşmesine dikkat çeken Uğurcan Çakır, "İlk 10-15 dakika iyi başlamadık ama sonrasında oyunun hakimi bizdik. Galibiyeti hak ettik. Fenerbahçe'nin mağlubiyetinden sonra puan farkını artırma şansımız vardı ve bu şansı değerlendirdiğimiz için mutluyum. Maç maç bakıyoruz. Liverpool'u burada 1-0 yenmiştik. Başakşehir maçı bizim için önemliydi. 3 puan çok değerliydi. Şimdi Liverpool maçını düşünmeye başlayacağız. İyi bir skorla dönüp Şampiyonlar Ligi'nde devam etmek istiyoruz. Umarım başarırız." ifadelerini kullandı.
Galatasaray'ın genç yıldızı Yunus Akgün, Başakşehir galibiyetinin ardından beIN SPORTS'a konuştu. Fenerbahçe ile puan farkını açtıkları için mutlu olduklarını söyleyen Milli oyuncu, şimdi sıranın Şampiyonlar Ligi'nde oynanacak Liverpool maçına geldiğini söyledi.
Galatasaray'ın Başakşehir'i 3-0'la geçtiği karşılaşmada hem oynadığı futbol hem de Osimhen'e yaptığı müthiş asistle gecenin yıldızlarından olan Yunus Akgün, karşılaşma sonrası duygularını paylaştı.
Arkadaşlarını tebrik ederek sözlerine başlayan Yunus Akgün, "İlk önce takım arkadaşlarımı kutluyorum. Mükemmel mücadele ettik. Taraftarımıza teşekkür ediyoruz. Bugün çok önemli bir galibiyet aldık. Puan farkını açtık ve bunun için mutluyuz. Şampiyonlar Ligi ve ligde mükemmel galibiyetler alıyoruz. Performansımız inşallah böyle devam eder. Kaptanlığın hayalini kuruyordum. Bugün hocam şans verdi bana, teşekkür ediyorum. Uğurcan Çakır bizim için çok önemli. Onun performansı bizim için çok önemli. Bize çok katkı sağlıyor. Onunla birlikte olduğumuz için mutluyuz. Galatasaray'ın olduğu yerde her zaman hedef şampiyonluktur. Son haftalara giriyoruz. Bugün kazanmak çok önemliydi. Şampiyonlar Ligi'nde hedeflerimiz ve hayallerimiz yüksek. Şimdiden çalışmaya başlayacağız. Mükemmel mücadele edip turu geçmek istiyoruz." dedi.
Beşiktaş'ta "Sahadaki mücadelesinden çok, hayat arkadaşı Denisa Kokorová'nın sağlık sorunlarıyla boğuştuğu" iddia edilen Vaclav Cerny, dijital zorbalığa 'dur' dedi. Sosyal medya hesabını kapatmadan önce bıraktığı manidar veda notuyla hem içindeki fırtınayı özetledi hem de gerçek dostlarına seslendi: Önemli olan, kimin sizinle yağmurda duracağıdır...
Beşiktaş'ın sezon başında kadrosuna kattığı Vaclav Cerny, son günlerde saha içindeki performansının yanında özel hayatındaki gelişmelerle de spor kamuoyunun gündeminde.
Galatasaray derbisi sonrası gelen tepkiler üzerine sosyal medya hesabını kapatan yıldız oyuncunun bu kararının arkasında, eşi Denisa Kokorová'nın yaşadığı sağlık sorunlarının olduğu iddia ediliyor.
Derbi mağlubiyeti sonrası hem kendisine hem de eşine yönelik sosyal medyada artan tepkiler, Cerny için bardağı taşırdı. Hesabını dondurmadan hemen önce, "Önemli olan, kuru kalmayı seçebilecekken kimin sizinle yağmurda duracağıdır" notunu paylaşan Çek oyuncu, bu mesajla hem zor bir dönemden geçtiğinin sinyalini verdi hem de kendisine sadık kalanlara teşekkür etti.
Çek oyuncunun düşen performansın temelinde eşi Denisa'nın rahatsızlığının yattığına dair iddialar var. Doğrulama yok. Yaklaşık iki aydır özel hayatında zor bir süreç yöneten Cerny’nin, tamamen ailesine odaklanmak ve dijital zorbalıktan uzaklaşmak adına sosyal medyadan çekildiği belirtiliyor.
Beşiktaş yönetiminin, oyuncusunun yaşadığı bu hassas süreçte arkasında durduğu ve tesislerde moral desteği sağladığı ifade ediliyor. Taraftarların bir kısmı sosyal medyada "Dijital Zorbalığa Hayır" etiketiyle Cerny'ye destek mesajları gönderdi.
Beşiktaş savunmasında "Berlin Duvarı" yükleniyor! Emmanuel Agbadou'nun yanına dünya çapında bir partner arayan yönetim Facundo Medina için operasyonu başlattı. Marsilya'nın bonservis pazarlığında tıkandığı noktada devreye giren Beşiktaş, sakatlığını atlatan "solak lider" için Lens'e reddedilemeyecek bir paket sundu.
Beşiktaş, Emmanuel Agbadou'nun yanına Facunda Medina'yı koyup savunma hattına "Berlin Duvarı" örmek istiyor. Yaşadığı sakatlık sonrası Marsilya’nın bonservis pazarlığında kararsız kalmasını fırsat bilen siyah-beyazlı yönetim, Arjantinli için düğmeye bastı.
Marsilya’nın 18 milyon Euro’luk opsiyonu düşürme çabaları Lens kulübü tarafından reddedilince, Beşiktaş yönetimi araya girdi. İlk temas kuruldu. Sakatlığını tamamen atlatan ve Mart ayı itibarıyla sahalara dönen 26 yaşındaki sol stoper, Beşiktaş’ın yeni savunma bakanı olmaya yakın!
Arjantinli oyuncunun hırçın, pes etmeyen ve lider karakteri, tam da Beşiktaş taraftarının "Semt" ruhuyla örtüşüyor. Geriden oyun kurma becerisiyle hücumları başlatacak olan Medina, Süper Lig’in en elit stoperi olmaya aday.
Bilek sakatlığından %100 iyileşerek çıkan Medina, fiziksel olarak en güçlü dönemine girdi. Bu durum, piyasa değerini henüz patlatmadan Beşiktaş’ın "fırsat transferi" yapmasını sağlayabilir.
Beşiktaş, Marsilya'yı devre dışı bırakmak için Medina'nın bonservisini elinde bulunduran Lens'e vadeli ve bonuslarla süslenmiş cazip bir paket sundu. Eğer bu transfer bitirse, Beşiktaş savunması "Berlin Duvarı"nı o zaman örebilir.
Karagümrük hezimeti sonrası seçim kulisleri alev aldı! Fenerbahçe'de "lig şampiyonluğu yetmez" diyerek çıtayı Avrupa'nın zirvesine koyan sürpriz başkan adayı, Manchester City'nin mimarı Txiki Begiristain ve dünya futbolunun klas teknik direktörü Xabi Alonso ile prensipte el sıkıştı.
Karagümrük hezimeti sonrasında Fenerbahçe’deki "pembe dönem" bitti... ana gündem sezon sonunda yapılacak ancak henüz tarihi bile belli olmayan seçim. Camiayı heyecanlandıracak dev bir iddia gündeme bomba gibi düştü.
İddialara göre başkan adaylarından birisi yönetimi devralmak için eşi benzeri görülmemiş bir "A takımı" kuruyor.
Kulislerde konuşulan bilgilere göre başkan adayı, Sadettin Saran’ın mevcut adaylığına ve kuracağı her türlü teknik ekibe karşılık, bambaşka bir vizyonla yola çıkıyor.
Herkesin 'vay be' diyeceği bir hazırlık içindeki isim, kendi profesyonel kadrosunu kurmak için dünyaca ünlü isimlere dirsek temasında bulunuyor.
Konuşulan başkan adayının en dikkat çekici çıkışı ise hedef büyütmesi... her başkan adayının klasikleşen "şampiyonluk" vaatlerinin Fenerbahçe’yi küçülttüğüne inanan başkan adayı büyük bir vizyon koyarak yönetimi devralmak istiyor:
- Biz ligde her zaman şampiyon oluruz, bu bizim doğal hedefimizdir. Ancak asıl mesele Avrupa... Fenerbahçe voleybolda nasıl dünya şampiyonu* olduysa, futbolda da hedefi Avrupa'nın zirvesi olmalı.
Bu başkan adayı, dev vizyonu hayata geçirmek için anlaştığı ileri sürülen isimler ise dünya futbolunun zirvesinde yer alıyor:
Manchester City’yi dünyanın en iyi kulübü yapan sistemin mimarı olan efsanevi sportif direktör Txiki Begiristain ile prensipte anlaşıldığı iddia ediliyor.
Son olarak Real Madrid’de görev yapan ve modern futbolun en gözde teknik direktörlerinden biri olan Xabi Alonso'yla da görüşmelerin olumlu geçtiği konuşuluyor.
* Fenerbahçe, Mehmet Ali Aydınlar döneminde voleybolda Acıbadem sponsorluğunda dünya şampiyonluğuna ulaşmıştı.
Fenerbahçe'de Karagümrük mağlubiyeti sonrası ipler koptu! İstifayı reddeden Domenico Tedesco, yönetimle yaptığı 1.5 saatlik zirvede yönetimin adeta "gözüne gözüne yumruk attığı" ifadeler kullandı: "Sahaya sizin seçtiğiniz 11 çıktı, sorumluluk kabul etmiyorum." Alman hoca; Kante'den Cherif transferine, santrfor eksikliğinden stoper krizine kadar yapılan tüm hataları tek tek yönetimin yüzüne vurdu.
Fenerbahçe’de Karagümrük karşısında alınan 2-0’lık hezimet, taşları yerinden oynattı. Şampiyonluk umutlarını bitirdi. 2025-26 sezonuna erken havlu atılmasına neden oldu. Dün gece yönetim kuruluyla bir araya gelen teknik direktör Domenico Tedesco, istifa talebini reddederek kelimenin tam anlamıyla yönetime karşı "yaylım ateşi" açtı.
Yaklaşık 1.5 saat süren toplantıda Alman teknik adam, transferden kadro mühendisliğine kadar yapılan hataları tek tek yönetimin yüzüne vurdu. Tedesco, sezon başından bu yana yaşanan planlama hatalarına dikkat çekerek söze başladı:
- Geldiğim ilk gün 8 numara istedim, eski başkan söz verdi ama daha sonra 'yetişmeyecek' denildi. Devre arasına kadar idare ettik. Guendouzi transferi için teşekkür ederim.
- Ancak Kante neden geldi, hala bilmiyorum. Kadroda Fred ve İsmail Yüksek varken bana sorulmadan yapılan bu transfere ihtiyacım yoktu.
FENERBAHÇE YÖNETİMİNE TRANSFER SORULARI
Hücum hattındaki zafiyete vurgu yapan Alman hoca, transfer tercihlerini sert bir dille eleştirdi:
- Duran ve En-Nesyri’nin gitmek istediğini, yerlerine gerçek bir santrfor gerektiğini söyledim. İkisi de gitti, yerlerine Cherif geldi. Rakibin forvet hattında Osimhen ve Onuachu var... bizim forvetimiz yok. Cherif bir forvet değil forvet yardımcısı.
STOPER TRANSFERİNİ MASAYA YATIRDI
Savunma hattındaki derinlik kaybına da değinen Tedesco, stoper transferi yapılmamasını eleştirdi:
- Stoper istedim, gelmedi. "Skriniar’a bir şey olsa alternatifimiz yok" dedim, dinlemediniz. Musaba’nın hangi kriterlere dayanarak alındığını anlamış değilim. Ayrıca Oğuz’un neden gönderilmediğini de bilmiyorum; herhalde sadece Trabzonspor bizi geçmesin diye kadroda tutuldu.
Toplantının en çarpıcı kısmı ise kadro seçimi üzerine oldu. Tedesco, yönetimin müdahalelerine imalı bir göndermede bulundu:
- Son haftalarda büyük düşüşte olan Ederson’u oynatmak istemedim... zorla oynattınız. Ben de sonunda 'nasıl biliyorsanız öyle yapın' dedim. Sahaya seçtiğiniz 11, seçtiğiniz takım çıktı. Bu durumun sorumluluğunu asla kabul etmiyorum; ben sadece bana denilenleri uyguladım.
Galatasaray Yardımcı Antrenörü İrfan Saraloğlu, Trendyol Süper Lig'de bitime 8 hafta kala en yakın takipçileriyle yedişer puan fark olmasına rağmen aynı ciddiyetle yollarına devam edeceklerini söyledi.
Teknik direktör Okan Buruk'un sarı kart cezalısı olduğu için sahalarında RAMS Başakşehir'i 3-0 yendikleri maçın ardından düzenlenen basın toplantısına Saraloğlu katıldı.
Basın toplantısının başında tarihçi yazar İlber Ortaylı ve Trabzonspor Yardımcı Antrenörü Orhan Kaynak'ın hayatlarını kaybettiğini hatırlatan Saraloğlu, "İki değerli insanı kaybettik. Onun üzüntüsü içindeyiz. İlber Ortaylı çok değerli bir öğretmen, tarihçiydi. Orhan Kaynak çok değerli bir futbolcuydu. Türk futbolunda antrenör ve futbolcu olarak uzun süre hizmet verdi. Allah rahmet eylesin, dostlarına, sevdiklerine sabırlar versin." diye konuştu.
Ligde 26. haftayı en yakın takipçileri Fenerbahçe ve Trabzonspor'un yedişer puan önünde kapattıklarını belirten tecrübeli antrenör, "Puan farkının artması bizi mutlu ediyor, kamçılıyor. Farkı korumak veya açmak için çalışacağımızı bilmenizi isterim. Şampiyonluk matematiksel olarak ilan edilmedikten sonra bizi kamçılayan kazanma duygusu körelmeyecektir veya sekteye uğramayacaktır. Tüm maçlarımızı kazanmak istiyoruz. Değişen bir şey yok." ifadelerini kullandı.
İrfan Saraloğlu, kalan 8 maçı da kazanmak zorunda olduklarını vurgulayarak, "Gevşemek veya ciddiye almamak gibi bir duygu bizim felsefemizde yok." dedi.
Tüm futbolcuların performansından memnun olduklarını dile getiren Saraloğlu, "Oyuncularımızdan son derece memnunuz. Onlarla çalıştığımız için çok mutluyuz. Hepsi bir değer. Size göre birkaç maçta kötü oynadı veya eksik oynadı diye onlarla ilgili negatif bir düşüncemizin oluşması mümkün değil. Bizim oyuncularımız çok değerli, kaliteli, güçlü." şeklinde görüş belirtti.
RAMS Başakşehir Teknik Direktörü Nuri Şahin, Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında 3-0 kaybettikleri Galatasaray maçında 10 kişi kalmaları ve hemen sonrasında yedikleri golün ardından ayağa kalkamadıklarını söyledi.
Genç teknik adam, RAMS Park'ta yapılan maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Mücadelenin 56. dakikasında Festy Ebosele'nin kırmızı kart gördüğünü hatırlatan Şahin, şunları kaydetti:
"Maçı iki türlü okumak lazım. Maçın ilk yarısı istediğimiz gibi geçti. Galatasaray'ı bu atmosferde, bu formda kalemizden uzak tutmaya çalıştık. Ön alan baskısını da gayet iyi yaptık. İkinci yarıda ne yazık ki çok erken yediğimiz çift sarıdan kırmızı kart bizi bir kişi eksik bıraktı. Hemen arkasından gol yememiz ise bir hayal kırıklığına neden oldu. Ondan sonra ayağa kalkamadık, istediğimiz oyunu sahaya yansıtamadık. Bu tarz maçları kazanmak istiyorsan anları çok doğru oynaman lazım. Karşındaki takım çok güçlü. Ne yazık ki 10 kişiyle istediğimiz reaksiyonu veremedik. Bu maçı unutup artık önümüze bakacağız. Galatasaray'a bugün için tebrikler, Avrupa'da da hem Galatasaray'a hem Samsunspor'a sonsuz başarılar diliyorum."
Beşiktaş eski Başkanı Hasan Arat'ın "vizyonunu" beğenmeyip reddettiği Devin Özek, Fenerbahçe'nin adeta kabusu oldu. İddialara göre Arat, veto ettiği Özek için Ali Koç'a olumlu rapor verince işler değişti. Devin Özek'in Beşiktaş'a sunduğu "Salzburg/Leipzig modeli" ile Muhammed Daramy, David Jurasek ve Sambi Lokonga gibi isimler aslında işaret fişeği gibiydi.
Fenerbahçe’de sportif direktörlük koltuğuna oturduğu günden bu yana tartışmaların odağında yer alan Devin Özek için yol bitti. Çıkmaz sokak. Göreve gelişi camiada şaşkınlık yaratan Özek, iddialara göre sarı-lacivertli kulübe gelmeden önce Beşiktaş’ın kapısından döndü. Önerdiği transfer projesi ile vazgeçildiği ortaya çıktı.
DEVİN ÖZEK BEŞİKTAŞ'IN KAPISINDAN DÖNDÜ
Eski Beşiktaş Başkanı Hasan Arat ile bir görüşme gerçekleştiren Özek kapsamlı bir sunum yaptı. Kulübün geleceği için Salzburg ve Leipzig modellerini önerdi. Genç ve potansiyelli oyuncu havuzu vaadinde bulundu.
Dönemin Beşiktaş Başkanı Hasan Arat yaptırdığı araştırmalar sonucunda, Özek’in vizyonuna dair olumlu bir geri dönüş alamadı. Menajer kökenli olması ve teknik geçmişinin zayıflığı nedeniyle Özek'e iş vermedi. Özek’in Beşiktaş’a ve "yıldız adayı" diye sunduğu listede yer alan isim Hasan Arat’ın o dönemde aldığı kararın ne kadar doğru olduğunun kanıtı gbi.
- Muhammed Daramy: Ajax’tan 10 milyon Euro’ya önerdiği sol kanat oyuncusu daha sonra 12 milyon Euro’ya Reims’e transfer oldu. Ancak oyuncu şu an Fransa 2. Ligi’nde sadece 7 maçta süre alabildi.
- David Jurasek: Benfica almadan önce 7-8 milyon Euro maliyetle getirmeyi önerdi. Beklentilerin çok uzağında kaldı.
- Sambi Lokonga: Arsenal sezon başında Hamburg’a sadece 300 bin Euro’ya gönderdi. Özek'in Beşiktaş'a önerdiği oyuncu Luton ve Sevilla gibi takımlara kiralansa da tutunamadı.
ALİ KOÇ İKNA OLDU
İddiaya göre Devin Özek gündeme geldiğinde dönemin başkanı Ali Koç, Arat’tan bilgi aldı. "Çok bilgili, yetenekli ve önü açık" şeklinde referans verdiği ileri sürüldü.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Trabzonspor ile Çaykur Rizespor, Papara Park'ta karşılaştı. Maç sırasında Giannis Papanikolaou'nun Tim Jabol-Folcarelli'ye müdahalesini eski Fifa hakemi, spor ve hakem yorumcusu Deniz Ateş Bitnel değerlendirdi.
Deniz Ateş Bitnel: Trabzonspor Çaykur Rizespor maçının 70. dakikasında Çaykur Rizespor oyuncusu Papanikolaou kayarak bir müdahalede bulunuyor. Gergin ayakla ayağın tabanı yaklaşık yerden 30 santim yukarıda. Rakibinin diz altı bölgesine ayak tabanıyla müdahalede bulunuyor. Bu tartışmasız bir kırmızı kart.
- Oyuncu bile yaptığının farkında, güç transferi gerçekleştikten sonra dizini kırmaya başlıyor. Temasın şiddetini hafifletmek istiyor. Ve Tim Jabol-Folcarelli yerde kalıyor. Hakem pozisyonu sarı kart olarak değerlendiriyor. Net olarak kırmızı kart olması gereken bu pozisyona VAR kesinlikle müdahale etmeliydi.
- Fakat hafta içi VAR eğitimcileri, yabancı iki eğitimci bu tarz pozisyonlarda hakemleri destekleyebilmek için kılı kırk yardılar. Bu pozisyon için de sarı kart doğru derlerse hiç şaşırmam. Ama UEFA ve FIFA nezdinde tartışmasız kırmızı kart.
İstanbulspor: Alp Tutar, Yunus Bahadır (Dk. 67 Özcan Şahan), Fatih Tultak (Dk. 75 Duran Şahin), Emrecan Uzunhan (Dk. 72 Abdullah Aydın), Deniz Tuncer (Dk. 67 Cham), Vorobjovas, Sambissa, Ömer Faruk Duymaz (Dk. 73 Vefa Temel), Mendy, Yusuf Ali Özer, Krstovski
Goller: Dk. 22 Ömer Faruk Duymaz (İstanbulspor), Dk. 63 Görkem Bitin (Atko Grup Pendikspor)
Sarı kartlar: Dk. 33 Ömer Faruk Duymaz, Dk. 35 Mendy, Dk. 46 Yunus Bahadır, Dk. 61 Deniz Tuncer, Dk. 70 Yusuf Ali Özer (İstanbulspor), Dk. 90+6 Görkem Bitin (Atko Grup Pendikspor)
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Galatasaray ile RAMS Başakşehir takımları RAMS Park'ta karşılaştı. Başakşehirli Festy Ebosele'nin ikinci sarı karttan kırmızı kart gördüğü pozisyonu Eski FIFA Hakemi, Spor ve Hakem Yorumcusu Deniz Ateş Bitnel değerlendirdi.
Deniz Ateş Bitnel: Her ayağı basma sarı kart mıdır? Tabii ki değil.
Ayağı basmaların sarı kart olarak değerlendirilebilmesi için geç kalınmış bir müdahale ile rakibin ayağının üzerine net bir basmanın gerçekleşmesi gerekiyor.
Galatasaray-Başakşehir maçında Ebosele'nin ilk gördüğü sarı kart ne kadar doğruysa ikinci gördüğü sarı kart o kadar hatalı.
Çünkü net bir ayağı basma göremiyoruz. Rakibin ayağının üzerinden ufak bir sıyırma olabilir. Ama bu sadece faulle cezalandırılmalı. Sarı kartla değil.
Özellikle ikinci sarı kartların tartışılmaması gerektiğini söyleyen UEFA nezdinde bu sarı kart kabul görmez. Dolayısıyla Galatasaray-Başakşehir maçında Ebosele'nin gördüğü ikinci sarı kart hatalı.
Galatasaraylı Mauro Icardi için ortaya atılan River Plate iddialarına yanıt geldi. Arjantin ekibinin sportif direktörü Enzo Francescoli, transfer söylentilerini yalanladı.
Galatasaray forması giyen Mauro Icardi için dikkat çeken bir açıklama gündeme geldi. River Plate Sportif Direktörü Enzo Francescoli, transferde adı geçen Mauro Icardi ile ilgili konuştu.
ICARDI'NİN TRANSFER OLASILIĞI
Mauro Icardi'nin River Plate'e transfer olasılığı sorusuna cevap veren Enzo Francescoli, "Hayır, kimse bundan bahsetmedi ve ben de bu konuyu hiç konuşmadım." dedi.
Sözlerine devam eden Enzo Francescoli, "River Plate'in nasıl bir yer olduğunu biliyorsunuz. 140 yönetim kurulu üyesi var, 140 kişi konuşuyor. Bilmiyorum, bu futbol takımının resmin gündeminde yer alan bir konu değil." diye konuştu.
MENAJERİNDEN YALANLAMA
Mauro Icardi'nin menajeri Elio Letterio Pino da geçtiğimiz günlerde Mauro Icardi için River Plate iddiasını yalanlamıştı.
Pino, "Onlardan hiç telefon almadım." diye konuşmuştu.
32 yaşındaki Icardi'nin, Galatasaray ile sözleşmesi sezon sonunda bitecek.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Trabzonspor, evinde Çaykur Rizespor'u ağırlıyor. Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke maç önü açıklamalarda bulundu.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Trabzonspor, sahasında Çaykur Rizespor'u konuk ediyor. Bordo-mavililerde teknik direktör Fatih Tekke, mücadele öncesi açıklamalarda bulundu.
Yayıncı kuruluşa konuşan Tekke'nin açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
"ORHAN ABİMİZE ALLAH'TAN RAHMET DİLİYORUM"
"Öncelikle 14 Mart Tıp Bayramı bütün doktorlarımızın Tıp Bayramı'nı kutlarım. Annem de dün gece küçük bir rahatsızlık geçirdi şu an hastanede. Doktorlarımız iyi ki var. Hafta başından itibaren acımız büyük. Orhan Abimize Allah'tan rahmet diliyorum. Hepimizin başı sağolsun. Ama bu acının üstesinden kalktık gibi ifadeler kullanmayacağım. Orhan Abi yokmuş gibi davranamayız. Orhan Abi hep varmış gibi devam edeceğiz. Onun son hali, güleç yüzü hep yanımızda duracak. Hepimiz çok üzgünüz. Orhan Abinin de oyunculardan isteyeceği şey her zamanki aile olabilmek için verdiği mücadeleyi göstermemizi isterdi. Tam manasıyla mükemmel bir aile olduk mu? Tabii ki hayır ama eksikleriyle beraber aile olmaya çalışıyoruz. Ne olursa olsun her şeyden bağımsız o mücadeleyi isteği aile olabilmeyi ona göstermemiz gerekiyor. Üzgünüz, bu üzüntümüz devam ediyor ama hayatta devam ediyor. Duygularım bunlar. Oyun olarak karşımızda moralli bir takım var. Bölgenin önemli bir maçı. Kolay bir maç yok."
Son haftalarda kaybettiği puanlarla taraftarlarını üzüntüye sokan ve zirveden uzaklaşan Göztepe, evinde Alanyaspor'u ağırladı. 15. dakikada Hagi'nin golüne 59'da Krastev ve 73'te Miroshi ile cevap verdi. Herkes maçın bu şekilde biteceğini ve 45 puanla 5'inci sıraya yerleşeceğini düşünüyordu. Göztepe yine aynı sıraya çıktı ama 43 puanla...çünkü 90+10. dakikada Akdeniz ekibi adına I. Kaya sahneye çıktı ve beraberliği getiren golü attı. Mücadele 2-2 sona erdi.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Göztepe ile Corendon Alanyaspor karşı karşıya geldi. Gol düellosuna sahne olan mücadele 2-2 sona erdi.
Ev sahibi ekibin gollerini 7. dakikada Juan ve 59. dakikada Janderson kaydetti. Konuk ekibin gollerini 15. dakikada Ianis Hagi ve 90. dakikada İbrahim Kaya kaydetti.
Göztepe, 43 puana yükseldi. Corendon Alanyaspor ise puanını 28 yaptı.
MAÇTAN DAKİKALAR
7. dakikada Göztepe öne geçti. Antunes'in ortasında Jeferson'dan seken top Dennis'in önünde kaldı. Makouta'nın müdahalesiyle Dennis'in yerde kalması sonucu hakem Asen Albayrak, beyaz noktayı gösterdi.
Juan'ın kullandığı penaltı vuruşunda, kaleci sağına uzanarak topu çıkardı. Topa ikinci kez hamle yapan Juan, meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 1-0
14. dakikada Alanyaspor eşitliği sağladı. Ceza sahası sol çaprazından serbest vuruş kullanan Hagi'nin yerden sert bir şekilde kaleye gönderdiği top, defans oyuncularına çarparak kaleci Lis'in sağından filelerle buluştu: 1-1
35. dakikada Alanyaspor gole yaklaştı. Duarte, kendi sahasından alıp getirdiği topu ceza sahası sağ önündeki Mounie'ye aktardı. Mounie'nin vuruşunda, kaleci Lis meşin yuvarlağı çeldi.
41. dakikada Alanyaspor'da orta saha gerisinde topu kapan Hagi, meşin yuvarlağı Hwang'a aktardı. Kaleci Lis'in önde olduğunu gören Hwang, topu uzaktan kaleye gönderdi. Lis'in müdahale etmeye çalıştığı meşin yuvarlak, direğin yanından auta çıktı.
Karşılaşmanın ilk yarısı 1-1 eşitlikle tamamlandı.
Öte yandan karşılaşmayı, hakem Asen Albayrak yönetti. Albayrak, 22 yıl sonra Süper Lig'de görev yapan ilk kadın orta hakem oldu.
55. dakikada Göztepe gole yaklaştı. Cherni'nin sol kanattan kullandığı kornerde ceza sahası içerisinde iyi yükselen Heliton'un kafa vuruşunda, kaleci Victor topu kornere çeldi.
59. dakikada Göztepe öne geçti. Krastev ile paslaşan Janderson, ceza sahası sağ çaprazdan vuruşunda, top kalecinin sağından filelerle buluştu. VAR'ın müdahalesi sonucu pozisyonu faul olduğu gerekçesiyle izleyen hakem Asen Albayrak, kararını değiştirmeyip orta noktayı gösterdi: 2-1
70. dakikada Göztepe atağında Janderson, sağ kanattan getirdiği topu ceza sahası içerisindeki Juan'a gönderdi. Defansın araya girmesi sonucu boşta kalan topu alan Krastev'in vuruşunda, meşin yuvarlak yandan dışarı çıktı.
77. dakikada Alanyaspor gole yaklaştı. Ceza sahası sağ çaprazından serbest vuruş kullanan Hadergjonaj, topu Hagi'nin önüne bıraktı. Hagi'nin yerden sert gönderdiği meşin yuvarlak, defansa çarpıp direğin yanından kornere gitti.
90+8. dakikada Alanyaspor eşitliği sağladı. Aliti'nin ara pasıyla ceza sahası içerisinde topla buluşan İbrahim Kaya, meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 2-2
Karşılaşma 2-2 eşitlikle tamamlandı.
Stat: ISONEM Park Gürsel Aksel
Hakemler: Asen Albayrak, Samet Çiçek, Murat Şener,
Fenerbahçe'den kış transfer döneminde ayrılan Jhon Duran, yeni kulübü Zenit'te ilk golünü attı. Kolombiyalı yıldız, Spartak Moskova ile oynanan maçta ağları penaltıdan havalandırdı.
Rusya Premier Lig'in 21. hafta mücadelesinde Zenit, Spartak Moskova'yı konuk etti. Ev sahibi takım, rakibini iki penaltı golüyle 2-0 mağlup ederek 3 puanı aldı. İkinci sırada yer alan Zenit bu sonuçla birlikte puanını 45'e yükseltti. Altıncı sıradaki Spartak Moskova ise 35 puanda kaldı.
Jhon Duran ilk golünü attı
2-0 sona eren karşılaşmanın ilk golünü 45. dakikada penaltıdan Sobolev attı. Maçın ilk yarısı 1-0 sona erdi. Mücadelenin son anlarına doğru 81. dakikada Jhon Duran, yine bir penaltı golüyle farkı ikiye çıkardı. Kolombiyalı golcü böylelikle Zenit formasıyla ilk golünü kaydetti. Duran, yazın Fenerbahçe ile olan kiralık sözleşmesini feshetmiş ve Lille'in teklifini reddettikten sonra Al Nassr'dan Zenit'e kiralanmıştı.
Sadettin Saran'dan Duran açıklaması
Bu arada Sadettin Saran, geçtiğimiz günlerde FB TV'de yaptığı açıklamada Jhon Duran'ı gönderme sebebini anlatmıştı. Saran, "Duran ile devam edecek olsaydık takıma da ihanet etmiş olacaktık! Çünkü artık kendisini takımın önünde tutmaya çalıştı. Bükreş'teki maça 'gitmeyeceğim' demesi, bardağı taşıran son damla oldu." ifadelerini kullanmıştı.
Alagöz Holding Iğdır FK, teknik direktör Hikmet Karaman ile anlaştığını açıkladı.
Kulüpten yapılan açıklamada, yeni teknik direktörlük görevine Hikmet Karaman'ın getirildiği belirtildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Kulübümüz, teknik direktörlük görevi için Hikmet Karaman ile anlaşmaya varmıştır. Kendisine 'hoş geldin' diyor, görevinde başarılar diliyoruz."
Trendyol 1. Lig ekiplerinden Iğdır FK'de teknik direktör olarak görev yapan Kenan Koçak, son oynanan ve 3-2 kaybedilen Sipay Bodrum FK maçının ardından istifa etmişti.
Göztepe Erkek Hentbol Takımı, Erkekler 1. Lig Dörtlü Final müsabakasında Sarıçam Belediyespor'u 30-23 mağlup ederek Süper Lig'e yükseldi.
Türkiye Hentbol Federasyonunun açıklamasına göre Ankara'daki Prof. Dr. Yaşar Sevim Spor Salonu'nda gerçekleştirilen Dörtlü Final organizasyonunda oynanan karşılaşmada rakibine karşı üstün bir performans ortaya koyan Göztepe, mücadeleyi 30-23 kazanarak Hentbol Süper Ligi'ne çıkma başarısı gösterdi.
Bu sonuçla İzmir temsilcisi, gelecek sezon Türkiye’nin en üst düzey hentbol liginde mücadele etme hakkı elde etti.
Sarı-kırmızılı kulüp, karşılaşmanın ardından Süper Lig'e yükselmenin sevincini yaşadı.
Dörtlü Final'de şampiyon olan 22 Haziran Hentbol Spor Kulübü de Süper Lig'e yükselmişti.
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nin 22. haftasında Trabzonspor, konuk ettiği Glint Manisa Basket'i 96-92 yendi.
Çekişmeli başlayan mücadelede Trabzonspor; Delgado, Yeboah ve Reed'le sayılar bularak ilk çeyreği 24-19 önde geçti.
İkinci periyoda daha etkili başlayan konuk ekip, Yiğit Onan ve Hassan Martin ile sayılar buldu. Bordo-mavililerin top kayıplarını da iyi değerlendiren Manisa ekibi, Smith ve Mintz'in peş peşe sayılar bulmasıyla 17. dakikada skoru 38-36'ya getirdi. Oyunu domine etmeye çalışan bordo-mavililer, savunmada Berk Demir, hücumda Taylor ile karşılık vererek devreyi 47-47'lik beraberlikle bitirdi.
Üçüncü periyotta etkili oyununu devam ettiren konuk ekip, 22. dakikada Mintz'le öne geçmeyi başardı: (47-49). Pereira ve Smith'le daha etkili oynayan Glint Manisa Basket, üçüncü çeyreği 75-71 önde tamamladı.
Son çeyrekte taraftarın desteğini arkasına alan bordo-mavililer, oyun üstünlüğünü yakaladı. Trabzonspor, Delgado'nun ribauntları ve Taylor'ın sayılarıyla maçtan 96-92 üstün ayrıldı.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında sahasında TÜMOSAN Konyaspor'a 2-1 mağlup olan Kocaelispor'un teknik direktörü Selçuk İnan, "Biz, bize ekstradan bir karar verilsin, olmayan pozisyon bizim lehimize verilsin diye bir şey istemiyoruz ama bu kadar da aleyhte kararların olması artık düşündürücü." dedi.
Karşılaşmanın ardından stadyum dışında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İnan, hakeme "Hocam vallahi bu penaltı değil" dediği için kırmızı kart gördüğünü söyledi.
Maçın hakemini sevmediğini çünkü onun da kendisini sevmediğini ve nefret ettiğini bildiğini dile getiren İnan, federasyon yetkililerinden hakem Cihan Aydın’ın bir daha Kocaelispor maçlarına verilmemesini istedi.
İnan, bundan sonra Cihan Aydın’ın kendi maçlarına görevlendirilmesi halinde kulüp yönetimine saha kenarında olmak istemediğini söyleyeceğine dikkat çekerek, "Bu kadar ters bir hakem, bu kadar benden nefret eden bir hakem olduğunu düşünüyorum. İçimden geçenleri söylüyorum. O yüzden ben de onu sevmiyorum." diye konuştu.
Sadece hakkının peşinde olduğunu vurgulayan İnan, "Oyuncularım emek veriyor. Her gün çalışıyorum ben. Sabahtan akşama kadar bütün gecemi gündüzümü ben bu takım için veriyorum. Çok emek sarf ediyorum. Hayallerim var. Bu takımla, Kocaelispor'la ilgili kazanmak istediklerim var ama siz istediğinizi istediğiniz şekilde eğer yönlendirirseniz o zaman benim verdiğim emek boşa gidiyor. Ben de bunu asla ve asla kabul etmem. Kimseye de izin vermem. Buna izin vermeyeceğimi söylemek için buradayım." ifadelerini kullandı.
"Bu ayıp. Bu çok doğru bir şey değil. Bu kadar insan emek veriyor. Kocaelispor çok büyük bir kulüp. Ligin en renkli takımlarından biriyiz. En çok seyirci gelen kulüp. Maç, takım, ne derseniz deyin. Bu kadar onları yok sayamazsınız, saymamalısınız. Türk hakemlerini çok seviyorum. Her zaman da söyledim. Onları destekliyorum ama bazı insanlar, bazı hakemler vardır, onlar alenidir. Ne söylemek istediğimi siz anladınız. Lütfen bu konuda federasyon yetkilileri dikkat etsinler. Bir hafta önce yine bu hakem geldi. Neredeyse görmedim böyle bir şey. İki iç saha maçı üst üste iki aynı hakem. Niye gönderildi? Niye geldi? Bilmiyorum. Onu kamuoyuna bırakıyorum. Başakşehir maçına da gelirse yine başkanımızla görüşeceğiz. Sağ kenarında olmayalım diyeceğiz."
Bugün yaşananların bir daha tekrarlanmamasını isteyen "Biz, bize ekstradan bir karar verilsin, olmayan pozisyon bizim lehimize verilsin diye bir şey istemiyoruz ama bu kadar da aleyhte kararların olması artık düşündürücü. Ben sessiz kalmak istemiyorum ve bugün burada karşınızdayım." şeklinde konuştu.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında yarın Natura Dünyası Gençlerbirliği ile karşı karşıya gelecek Beşiktaş, başkente geldi.
Özel uçakla Esenboğa Havalimanı'na gelen siyah-beyazlı kafileyi bir grup taraftar çiçeklerle karşıladı. Taraftarlar, teknik direktör Sergen Yalçın ve oyunculara sevgi gösterisinde bulundu.
Kafile, daha sonra otobüsle kamp yapacağı otele hareket etti.
Natura Dünyası Gençlerbirliği-Beşiktaş karşılaşması, Eryaman Stadyumu'nda yarın saat 20.00'de başlayacak.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında deplasmanda Kocaelispor'u 2-1 mağlup eden TÜMOSAN Konyaspor'un teknik direktörü İlhan Palut, maçın ardından açıklama yaptı.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında deplasmanda Kocaelispor’u 2-1 mağlup eden TÜMOSAN Konyaspor'un teknik direktörü İlhan Palut, ligde kritik bir periyoda girdiklerini, her puanın değil oyunun her anının önemli olduğu bir dönemde olduklarını söyledi.
Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Palut, Kocaelispor maçının ilk yarısının dengeli geçtiğini belirterek, iki takımın da net fırsatlar üretmekte zorlandığını dile getirdi.
İkinci yarıda Kocaelispor'un gol bulduğunu ancak sonrasında oyuna ağırlık koyduklarını aktaran Palut, "Aslında böyle bir maç için yemememiz gereken bir goldü. Çünkü bir şekilde maçı götürüyorduk en azından ama golden sonra oyuna hakim olduk. Belki Kocaelispor 1-0 öne geçtiği için, belki biz oyunu daha çok forse ettik gerideyiz diye ama çok net bir dominasyon sağladık." diye konuştu.
Beraberlik golünün ardından oyuncularının galibiyet için mücadeleyi sürdürdüğünü dile getiren Palut, oyuncularında "Beraberliği bulduk, biraz daha dikkatli olalım." düşüncesinden çok "Devam edelim ve kazanabiliriz." inancını gördüğünü kaydetti.
"Burada penaltıysa penaltı, değilse değil. En son gördüğüm bir kamerada top gelirken oyuncunun elinin açıldığını gördüm. O an değiyorsa ki göremedim, penaltı ama kapandıktan sonra değiyorsa evet verilmeyebilirdi. Gerçekten tüm samimiyetimle söylüyorum. Bunu süzemedim. İnşallah doğrudur. Akşam yorumları hep beraber görürüz. Çünkü ne canımızın yanmasını istiyoruz ne de kimsenin canı yakmak istiyoruz. Maçların sahadaki performanslarla sonuçlanmasını istiyoruz."
Penaltı olmasa da oyuncularının kararlılığı, isteği, arzusunun galibiyeti getireceğine inandığını aktaran Palut, çok iyi çalışan ama şans veremediği oyuncuları olduğunu, maçtan sonra hepsinin kenetlenmiş olmasının takım birlikteliği açısından çok değerli olduğu vurgulayarak şunları kaydetti:
"Günün özetinde bir nefes bile alamadık, belki çeyrek bir nefes aldık ve çok çetin bir yarışın tam ortasında devam ediyoruz. Nasıl bu maçtan önce dediysem her puan değil, her an önemli. Bir sonraki maça da bu bilinçle hazırlanmalıyız. Kocaelispor'a başarılar dilerken takımımı kutluyorum."
Galatasaray'da divan kurulu başkanlığına Aykutalp Derkan yeniden seçildi
Galatasaray Kulübü Divan Kurulunun olağan seçimli toplantısında Aykutalp Derkan, yeniden başkanlığa seçildi.
Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Salonu'nda gerçekleştirilen seçimde, sarı-kırmızılı kulübün divan kurulu başkanlığı için Aykutalp Derkan ile Cengiz Ergani aday olarak yer aldı.
Saat 15.00 itibarıyla oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından, 10 sandıkta sayım işlemine geçildi. Yapılan sayım sonrası Aykutalp Derkan'a 554 oy, Cengiz Ergani'ye ise 528 oy çıktı.
Derkan, oylama sonrası yaptığı konuşmada, Galatasaray demokrasisi için çok önemli bir günü geride bıraktıklarını belirterek, "Bugün sarı ve kırmızı renklerle yarıştık. Kazanan ise sarı-kırmızı oldu. Kazanan Galatasaray oldu. Çok yaşa Galatasaray." ifadelerini kullandı.
Voleybol Vodafone Sultanlar Ligi'nin 26. haftasında Fenerbahçe Medicana, deplasmanda Nilüfer Belediyespor ile karşılaştı. Fenerbahçe mücadeleyi 3-0 kazandı.
Fenerbahçe'de Karagümrük hezimetinin yankıları sürüyor...İstifa sesleri dört bir yandan yankılanmaya devam ederken yönetim cephesinden de hamle geldi. Akşam saatlerinde yapılan toplantıdan 'devam' kararı çıktı.
Fenerbahçe'de dün yaşanan Fatih Karagümrük mağlubiyetinin ardından teknik direktör Domenico Tedesco ve sportif direktör Devin Özek'in de katıldığı yönetim kurulu toplantısı yapıldı.
Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanan ve Fatih Karagümrük'ün 2-0 kazandığı mücadelenin ardından Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran ve yönetim kurulu üyeleri, statta kısa bir toplantı yapmış ve bugün için teknik direktör Domenico Tedesco ve sportif direktör Devin Özek'le toplantı yapma kararı almıştı.
Sarı-lacivertli yönetimin, Tedesco ve Devin Özek'le yapılan görüşmelerden sonra 'devam' kararı çıktı.
Takım kaptanlarıyla da konuştuklarının altını çizen Saran, şunları söyledi:
"Gerekli ültimatomlar verildi, bir daha tekrarlanmayacak. Hocamızla devam ediyoruz. Bu arada primler verilmemiş gibi spekülasyonlar var. Hak edilip de verilmeyen prim yok. Bunları söyleyenler yalan söylüyor. Bugüne kadar söylediğimiz futbolun tam dışında bir futbol oynandı dün. Çok şaşırdık, çok üzüldük. Bugün arkadaşlarla da konuştuk, bu saate kadar da buradayız işte. Devin Özek'le de devam ediyoruz. Bir daha böyle bir şey olmayacak, gereken ültimatomlar verildi."
Beşiktaş'ın Gençlerbirliği maçı kamp kadrosu açıklandı. Kadroda Emirhan Topçu ve El Bilal Toure'nin yanı sıra Taylan Bulut yer almadı.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında yarın Natura Dünyası Gençlerbirliği'ne konuk olacak Beşiktaş'ın kamp kadrosu belli oldu.
Siyah-beyazlıların kamp kadrosunda, sakatlıklarını atlatan ve çalışmalara başlayan Emirhan Topçu ve El Bilal Toure'nin yanı sıra Taylan Bulut yer almadı.
Beşiktaş'ın Gençlerbirliği maçı kamp kadrosunda şu isimler bulunuyor:
Ersin Destanoğlu, Devis Vasquez, Emre Bilgin, Wilfred Ndidi, Milot Rashica, Salih Uçan, Hyeon-gyu Oh, Orkun Kökçü, Cengiz Ünder, Emmanuel Agbadou, Felix Uduokhai, Junior Olaitan, Kartal Kayra Yılmaz, Vaclav Cerny, Kristjan Asllani, Gökhan Sazdağı, Jota Silva, Rıdvan Yılmaz, Tiago Djalo, Yasin Özcan, Amir Murillo, Mustafa Erhan Hekimoğlu.
Barcelona, Julian Alvarez'i yaz döneminde kadrosuna katmayı hedefliyor. Atletico Madrid ise oyuncusunu direkt rakibine vermeyi istemiyor. Barça bu sebeple Galatasaray'ın kapısını çalabilir.
Atletico Madrid, takımdan ayrılmayı düşünen Julian Alvarez'i 85 milyon euro karşılığında bir Premier Lig ekibine satmaya sıcak bakıyor. Arjantinli yıldızı transfer listesinin en üst sırasına yazan Barcelona'ya ise soğuk yaklaşılıyor. Madrid Yönetimi, oyuncusunu direkt rakibine vermeyi hiç istemiyor.
FAZLASINI DA VERSELER
Yani Barcelona, 85 milyon euronun çok üzerine çıksa bile Atletico Madrid bu öneriyi kabul etmeyecek. Bu durumda Barça'nın, Osimhen için Galatasaray'la pazarlık masasına oturabileceği öğrenildi. Sarı-Kırmızılılar, Nijeryalı yıldızı kesinlikle satmak istemiyor. Ancak oyuncudan bu yönde bir talep gelirse durum değişebilir.
BAYERN MÜNİH VE PSG
Victor Osimhen'in Galatasaray'daki kontratı 30 Haziran 2029 tarihine kadar sürüyor. Sarı-Kırmızılılar bu sezon başında Napoli'ye 75 milyon euro ödeyerek yıldız forvetin tapusunu almıştı. Osimhen'le ilgili Barcelona dışında Bayern Münih ve PSG iddiaları da var... Çok hareketli bir yaz dönemi geçirilebilir...
Adana Demirspor: Murat Uğur Eser, Enes Demirtaş, Kürşat Türkeş Küçük, Ahmet Bolat (Dk. 87 Halil Eray Aktaş), Yusuf Buğra Demirkıran, Doğuhan Asım Dübüş (Dk. 46 Mert Menemencioğlu), Ali Fidan, Osman Kaynak, Seyfi Efe Irga (Dk. 46 Yücel Gürol), Kayra Saygan (Dk. 81 Arda Turan Özkanbaş), Toprak Bayar (Dk. 74 Muhammed Ahmet Ergen)
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Kocaelispor ile TÜMOSAN Konyaspor, Turka Araç Muayene Kocaeli Stadyumu'nda karşılaştı. Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Konyaspor'a maçın son dakikalarında verilen penaltı kararı sonrası dikkat çeken bir tepki gösterdi.
Tümosan Konyaspor, Kocaelispor deplasmanında son dakikalarda geriden gelerek 2-1 kazandı. Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Konyaspor'a maçın son dakikalarında verilen penaltı kararı sonrası tepki gösterdi.
Konyaspor lehine verilen penaltı kararı sonrası Selçuk İnan dahil tüm Kocaelispor yedek kulübesi ve teknik heyeti soyunma odasına gitti.
Öte yandan Konyaspor penaltıdan bulduğu golle 1-0 geriye düştüğü maçın 90+4. dakikasında Kocaelispor karşısında maçı 2-1 kazandı.
Sezon sonunda takımın başına yeni bir teknik direktör getirecek olan Manchester United'da adaylardan birinin Okan Buruk olduğu öğrenildi.
Senelerdir sportif başarıların çok uzağında kalan Manchester United, sezon sonunda takımın başına yeni bir teknik adam getirecek. Kırmızı Şeytanlar'ın listesinde şu isimlerin yer aldığı öğrenildi:
Yönetim, yapılacak değerlendirmelerin ardından son kararını verecek.
MUKAVELESİ BİTİYOR
Okan Buruk'un Galatasaray'la mukavelesi bu sezonun ardından bitiyor. Fakat taraflar arasında daha önce de benzer durumlar yaşanmıştı. 52 yaşındaki çalıştırıcının, yeni bir kontrat imzalaması bekleniyor. Manchester United iddiaları sonrasında durum değişir mi, bilinmiyor. Yönetim, hocanın kalacağını düşünüyor.
ÖNEMLİ BAŞARILAR
Galatasaray'da çok kötü geçen bir dönemin ardından Okan Buruk göreve gelmişti. Sonrasında üst üste başarılar yaşandı. 52 yaşındaki teknik adam, kişisel anlamda Sarı-Kırmızılı ekiple daha büyük zaferlere imza atmak istiyor. Bu sebeple 2026 yazındaki ayrılık ihtimali çok düşük görülüyor. İlerleyen süreçte neler yaşanacağını ise zaman gösterecek.
Mauro Icardi'nin mukavelesi bu sezonun ardından bitiyor. Arjantinli yıldızla çok büyük bir ihtimalle devam edilmeyecek. Bunun sebebi ise yaşı ve sakatlık geçmişi değil...
19 Şubat'ta 33 yaşına giren Mauro Icardi'nin Galatasaray'la mukavelesi 30 Haziran 2026 tarihinde bitecek. Yönetim çok büyük bir ihtimalle ona yeni sözleşme önermeyecek. Bunun sebebi ise ne ilerleyen yaşı da ne da sakatlık geçmişi... Sarı-Kırmızılı ekipte özellikle bu sezon oyun yapısı ciddi şekilde değişti.
PRES YAPAN BİR FORVET
Cim-Bom, oyun karakterinde ön alan baskısını çok farklı bir boyuta taşıdı... Aslan'ın savunması, forvetten başlıyor. Ve bu konuda şu anda dünyada Osimhen'den daha iyisini bulmak neredeyse imkansız... Icardi sonrasında alınacak yeni forvette de benzer özellikler aranacak.
OSİMHEN KADAR OLMASA DA
Yönetim, Osimhen kadar olmasa bile hücum hattında sağa sola sürekli baskı yapacak bir golcü istiyor. Bu isim çok büyük bir ihtimalle potansiyel barındıran genç bir oyuncu olacak. Mauro Icardi, son vuruş konusunda harika... Ancak rakip savunmalara pres yapmıyor. Sarı-Kırmızılılar'da değişen oyun yapısıyla birlikte Icardi de gözden düşmüş durumda...
Hyeon-gyu Oh'un attığı golleri sosyal medya hesabında paylaşan PSG'li Kang-in Lee'ye Siyah-Beyazlı taraftarlar, "Come to Beşiktaş" çağrıları yapmıştı. Ancak Tottenham transfer için devreye girdi.
Kartal'ın Güney Koreli forveti Hyeon-gyu Oh'un, milli takımdan arkadaşı Kang-in Lee, Oh'un attığı golleri kendi sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Bunun üzerine çok sayıda Beşiktaş taraftarı, PSG'li 10 numarayı İstanbul'a davet etti. Fakat yaşanan son gelişmeler onların biraz canını sıkacak gibi...
KÜME DÜŞMEME MÜCADELESİ
Premier Lig'de küme düşmeme mücadelesi veren Tottenham'ın, Güney Koreli yıldız için devreye girdiği öğrenildi. Şu anda temaslar başladı. Oyuncu, Tottenham ligde kalırsa bu ihtimali düşünebileceğini iletti. PSG'de bazı sıkıntılar yaşayan 25 yaşındaki futbolcu, bir süredir ayrılmak istiyor.
HENÜZ NET DEĞİL
PSG, 30 Haziran 2028 tarihine kadar mukavelesi bulunan Kang-in Lee'yi 25 milyon euro civarında bir paraya bırakmaya hazır. Güney Koreli yıldız, 10 numara ve her iki kanat bölgesinde de görev yapabiliyor. Yani hücum anlamında tam bir joker... Beşiktaş Yönetimi'nin herhangi bir girişimde bulunup bulunmayacağı ise henüz net değil...
Sevilla Teknik Direktörü Matias Almeyda, yarınki Barcelona maçı öncesinde çok konuşulacak ifadeler kullandı. Arjantinli hoca, dünyadaki savaşlara ve harcanan paralara dikkat çekti.
Sevilla yarın Barcelona ile karşı karşıya gelecek (TSİ 18.15). Mücadele öncesinde Sevilla Teknik Direktörü Matias Almeyda, "Savaşlar var ve biz Barcelona ile oynayacağımız bir maçtan bahsediyoruz. İnsanlar acı çekerken işler devam ediyor. Böylece günler geçip gidiyor" ifadelerini kullandı.
MADEM BU KADAR YÜKSEK
Almeyda, "Savaşlarda kullanılan roketlerin maliyeti 50 milyon dolar ise, neden bu parayı muhtaçlara yardım etmek için kullanmıyoruz!" yorumunu da yaptı. 52 yaşındaki teknik adam, bu sezon başında Sevilla'nın başına geçmişti. İspanyol ekibiyle 30 Haziran 2027 tarihine kadar mukavelesi bulunuyor.
HİÇ RAHAT DEĞİLLER
Sevilla, 27 haftada 31 puan topladı. La Liga temsilcisi hiç iyi bir sezon geçirmiyor. Bu hafta maçları öncesinde küme düşme hattıyla aralarında sadece 6 puan var. Son 5 haftada sadece 1 galibiyet alabildiler. Diğer 4 mücadele ise beraberlikle sonuçlandı. Sevilla, geçmiş yıllardaki başarılarından bir hayli uzaklaştı.
Hafta içi İstanbul'da oynanacak Anadolu Efes-Monaco maçında Fransız takımının yıldız ismi Mike James forma giyemeyecek.
Euroleague’de hafta içi İstanbul’da Monaco’yu konuk edecek Anadolu Efes’e Fransa’dan yüzleri güldürecek bir haber geldi!
Fransız takımının ABD’li play maker’ı Mike James’ın sakatlandığı ve parkelerden 2-3 hafta ayrı kalacağı açıklandı. Ekonomik olarak son derece zor günler geçiren, bunun bir sonucu olarak Yunan coachu Spanoulis ve bazı oyuncularla yollarını ayıran Monaco, perşembe akşamı oynadığı Olympiakos maçına 9 oyuncuyla çıkıp sahadan mucizevi bir galibiyetle (81-80) ayrılmıştı. İstanbul’daki maça 8 oyuncuyla çıkması beklenen Monaco’da Mike James’ın yanı sıra Okobo ve Mirotiç de devam eden sakatlıklarından dolayı forma giyemiyorlar.
Süper Lig ekiplerinden Gaziantep FK, 4 maç aradan sonra Antalyaspor'u 4-1 yenerek 3 puanın sahibi oldu.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında konuk olduğu Hesap.com Antalyaspor'u 4-1 mağlup eden Gaziantep FK, 4 maç aradan sonra 3 puanla tanıştı.
Kırmızı-siyahlı ekip, ligin 21. haftasında sahasında Kasımpaşa'yı 2-1 mağlup ettikten sonra Kocaelispor maçını 3-0, Trabzonspor karşılaşmasını ise 2-1 kaybetti.
Samsunspor ile golsüz Fatih Karagümrük ile 1-1 berabere kalan Gaziantep ekibi, 26 maçta 8 galibiyet, 9 beraberlik sonucunda topladığı 33 puan ve maç fazlasıyla 8. sırada yer alıyor.
Gaziantep FK, ligin 27. haftasında 17 Mart Salı günü deplasmanda Fenerbahçe ile karşılaşacak.
Galatasaraylı iş insanları Marmaris'te buluştu. Sarı-kırmızılılar çarşamba günü oynanacak Liverpool maçına odaklandı.
Marmaris Galatasaraylı İş İnsanları Derneği (GSİAD) tarafından düzenlenen programda sarı-kırmızılı camia bir araya geldi.
Siteler Mahallesi'ndeki organizasyona Galatasaray Sportif A.Ş. Başkan Vekili ve Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Hatipoğlu, dernek üyeleri, spor camiası temsilcileri ve protokol üyeleri katıldı.
Programda konuşan Galatasaray Sportif A.Ş. Başkan Vekili İbrahim Hatipoğlu, Ramazan'da Galatasaray camiasıyla bulunmaktan son derece mutlu olduğunu belirterek "İnşallah Çarşamba günü Liverpool'u eleyerek hep birlikte ilk bayramı yaşarız, Cuma günü de Ramazan Bayramı'nı coşkuyla kutlarız. Bu hafta iki bayram yaşarız." dedi.
Marmaris GSİAD Başkanı İlyas Aktaş ise "Çarşamba günü oynayacağımız maçtan galibiyetle ayrılacağımıza inanıyoruz. Hem sahada kazanarak hem de Ramazan ayının manevi atmosferinde çifte bayram yaşayacağız." diye konuştu.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Kocaelispor evinde TÜMOSAN Konyaspor'u ağırladı. Mücadele Konyaspor'un 2-1'lik galibiyeti ile sona erdi. Konyaspor, Kocaelispor deplasmanında son dakikalarda geriden gelerek maçı kazandı.
Trendyol Süper Lig'in 26. haftasında Kocaelispor ile TÜMOSAN Konyaspor karşı karşıya geldi. Mücadele Konyaspor'un 2-1'lik galibiyeti ile sona erdi.
MAÇTAN DAKİKALAR
2. dakikada Berkan Kutlu'nun ceza sahası dışından sert şutunda, kaleci Gökhan Değirmenci direk dibinden topu kornere çeldi.
23. dakikada Tayfur Bingöl, Ahmet Oğuz'un ortasına gelişine vurdu. Kaleci Bahadır Güngördü topu direk dibinden kornere gönderdi.
59. dakikada Kocaelispor öne geçti. Smolcic'in savunmanın arkasına attığı uzun pasta ceza sahasında kaleciyle karşı karşıya kalan Serdar Dursun, düzgün bir vuruşla meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 1-0.
74. dakikada Melih İbrahimoğlu, ceza sahasına ortasını yaptı. Muleka'nın kafa vuruşunda, meşin yuvarlak üst direkten döndü.
86. dakikada Konyaspor beraberliği sağladı. Bardhi'nin yaptığı ortaya ceza sahası içinde gelişine vuran Kramer, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi: 1-1.
90+1. dakikada konuk ekip penaltı kazandı. Ceza sahasında Smolcic'in topa eliyle müdahale ettiğini belirleyen maçın hakemi Cihan Aydın, penaltı noktasını gösterdi. Penaltıyı kullanan Muleka, topu filelere yolladı: 1-2.
TÜMOSAN Konyaspor, karşılaşmadan 2-1 galip ayrıldı.
Öte yandan, hakemin penaltı kararına itiraz eden Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, kırmızı kart gördü. İnan, bunun üzerine tepki olarak yedek kulübesindeki oyuncular ve teknik heyetle birlikte soyunma odasına gitti.
?????Stat: Turka Araç Muayene Kocaeli
Hakemler: Cihan Aydın, Murat Altan, Özcan Sultanoğlu
Kocaelispor: Gökhan Değirmenci, Dijksteel, Smolcic, Agyei, Keita (Dk. 78 Balogh), Show, Churlinov (Dk. 78 Can Keleş), Serdar Dursun, Ahmet Oğuz, Tayfur Bingöl (Dk. 69 Linetty), Rivas
Amerikan Basketbol Ligi'nde (NBA) Detroit Pistons, sahasında Memphis Grizzlies'i 126-110 yendi.
Yedi oyuncunun çift haneli sayılara ulaştığı Doğu Konferansı lideri Pistons'ta Jalen Duren, 30 sayı ve 13 ribaunt, Cade Cunningham ise 17 sayı ve 15 asistlik performans sergiledi.
Grizzlies'te Javon Small 23 sayıyla takımının en skorer ismi olurken, Ty Jerome 21, Cam Spencer 19 sayı üretti.
Rockets, evinde kaybetmedi
Houston Rockets, sahasında New Orleans Pelicans'ı 107-105 mağlup etti.
Toyota Center'da oynanan maçta Kevin Durant, 32 sayı, 6 ribaunt, 5 asistle takımına liderlik etti. Amen Thompson 23 sayı ve 12 ribaunt, Reed Sheppard 18 sayı kaydetti.
Milli basketbolcu Alperen Şengün, sakatlığı nedeniyle bu karşılaşmada süre almadı.
Pelicans'ta ise Dejounte Murray'nin 35 sayı, 7 ribaunt, 4 asistlik performansı mağlubiyeti önlemeye yetmedi. Zion Williamson, 21 sayıyla oynadı.
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, sarı-kırmızılı kulübün divan kurulu olağan başkanlık seçimine ilişkin, "Seçilen kim olursa olsun her ikisinin de Galatasaray'a iyi hizmetler vereceğine eminim." dedi.
Galatasaray Lisesi'nde gerçekleştirilen divan kurulu olağan başkanlık seçiminde 3 numaralı sandıkta oy veren kulüp başkanı Dursun Özbek, basın mensuplarına açıklamada bulundu.
Özbek, yeni divan kurulu başkanını seçmek için toplandıklarını belirterek, "Seçim günleri, Galatasaray'ın bayram günleri oluyor. 2026-2028 dönemi Galatasaray Kulübünün divan kurulu heyetini seçmek için oy kullandık. İnşallah Galatasaray, daha güzel günlerde birlik ve beraberlik içerisinde olacaktır. Seçilen kim olursa olsun her ikisinin de Galatasaray'a iyi hizmetler vereceğine eminim. Galatasaray için hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
Başkan adayları da aynı sandıkta oy verdi
Galatasaray Kulübünün divan kurulu başkanlık seçiminde aday olan Aykutalp Derkan ile Cengiz Ergani, Dursun Özbek ile aynı sandıkta oy kullandı.
Derkan ile Ergani, oyunu kullanırken seçimin Galatasaray için hayırlı olmasını diledi.
Galatasaray Kulübünde divan kurulunun başkanlık seçimi, Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Salonu'nda yapıldı. Mevcut Divan Kurulu Başkanı ve başkan adayı Aykutalp Derkan da oyunu kullandı.
Fenerbahçe'nin devre arasında Karagümrük'e kiraladığı Bartuğ Elmaz, 2-0'lık maçta açılışı yapmıştı. Genç futbolcunun, Fenerbahçe'de çıktığı karşılaşmalardaki toplam gol sayısı da 1!
Fenerbahçe, Bartuğ Elmaz'ı ara transfer döneminde Karagümrük'e kiralık olarak göndermişti. 23 yaşındaki orta saha, Kanarya'nın 2-0 kaybettiği mücadelede ilk golü kaydetti. Ardından da takımına saygı göstererek sevinmedi. Bu gol, çok ilginç bir istatistiği de ortaya çıkarmış oldu...
1 GOL VE 1 ASİST
Galatasaray altyapısından yetişen Bartuğ, Fenerbahçe'de bütün kulvarlarda toplam 20 mücadelede boy gösterdi. Bu süreçte 1 gol ve 1 asist üretti. Karagümrük formasıyla tabelayı değiştiren 1.79 boyundaki oyuncu, böylece Sarı-Lacivertli ekipteki toplam gol sayısına da ulaştı...
MUKAVELESİ SÜRÜYOR
Bartuğ Elmaz'ın Sarı-Lacivertli ekiple 30 Haziran 2028 tarihine kadar mukavelesi bulunuyor. Sezon sonunda Fenerbahçe'ye dönecek. Ancak çok büyük bir ihtimalle 2026 yazında da kiralanması bekleniyor. 23 yaşındaki futbolcu, 2022 yazında Galatasaray'dan bedelsiz şekilde Marsilya'ya geçmişti. Fenerbahçe, 2023'te Fransız ekibine 1.4 milyon euro ödeyerek oyuncuyu kadrosuna kattı.
Fenerbahçe'yi 2-0 mağlup eden Karagümrük'ün toplam kadro değeri 15 milyon euro bile değil. Sadece Sidiki Cherif transferine bağlanan para bile bundan çok daha fazla...
Transfermarkt sitesinin verilerine göre; Süper Lig sonuncusu Karagümrük'ün toplam kadro değeri 14.85 milyon euro... 2-0 mağlup ettikleri Fenerbahçe'de ise bu rakam 247.8 milyon... Durumun ne kadar çarpıcı olduğunu daha da iyi anlamak için Sidiki Cherif transferine göz atılabilir...
YANINA YAKLAŞAMIYOR
Fenerbahçe, 19 yaşındaki forvet için Angers Kulübü'ne 4 milyon euro kiralama bedeli ödedi. Sezon sonunda Fransız ekibine 18 milyon euro daha verilecek. Ayrıca kontratta +3 milyon euroluk bonus maddeleri bulunuyor. Karagümrük, takım halinde 1.88 boyundaki genç oyuncunun maliyetine yaklaşamıyor...
KİMSE FARKINI GÖSTEREMEDİ
Fenerbahçe kadrosundaki futbolcular, Karagümrük'e karşı kalite farkını sahaya hiçbir şekilde yansıtamadı. Hatta bunun tam tersi bir durum görüldü. Kasımpaşa, Antalyaspor maçlarından beraberlikle ayrılan Fenerbahçe, Samsunspor sınavını son nefeste çevirmişti. Ancak Karagümrük mücadelesinde 1 puanın gelme ihtimali bile belirmedi.
Karagümrük maçını 2-0 kaybeden Fenerbahçe'nin ilk 11'inde kaleci Mert hariç 8 savunma ağırlıklı isim vardı. Ama lig sonuncusu, ilk yarıda 2 gol buldu...
Karagümrük maçını 2-0 kaybeden Fenerbahçe'nin ilk 11'inde kaleci Mert hariç 8 savunma ağırlıklı isim vardı. Ama lig sonuncusu, ilk yarıda 2 gol buldu...
Fenerbahçe, Karagümrük maçına şu 11'le çıkmıştı:
Mert Günok
Mert Müldür
Oosterwolde
Yiğit Efe Demir
Levent Mercan
İsmail Yüksek
Matteo Guendouzi
Kante
Fred
Kerem Aktürkoğlu
Sidiki Cherif
Kaleci Mert, Kerem Aktürkoğlu ve Sidiki Cherif haricinde bu kadrodaki 8 futbolcu, savunma ağırlıklı isimlerdi...
PEK SAĞLIKLI DEĞİL
Lig sonuncusu Karagümrük; Bartuğ Elmaz (dk. 15) ve Serginho (dk. 45+1) ile adeta fişi ilk yarıda çekti. Fenerbahçe'de sakatlıklar sonrasında elde kalan bütün savunma ağırlıklı isimler, 11'de yer alıyordu. Sarı-Lacivertli ekibin, hücumdaki problemleri ağırlıklı olarak konuşuluyor. Ancak defansif açıdan da ortam pek sağlıklı değil...
Fenerbahçe, ara transferde listesinde bulunan hiçbir forveti ikna edemedi. Lookman konusunda teminat mektubu verilmedi. Sarı-Lacivertli ekibin tek golcüsü Sidiki Cherif!
Karagümrük'e 2-0 kaybeden Fenerbahçe'de ortalık fena halde karıştı. Son haftalarda yaşanan kötü sonuçların ardından gelen sezonun ilk yenilgisi, Sarı-Lacivertiler'de ciddi tartışmaların da fitilini ateşledi. Gündemin en önemli maddelerinden biri de çok kötü geçirilen ara transfer dönemi...
GİTMEDEN ÖNCE
En-Nesyri ve Jhon Duran gitmeden önce bile bazı forvetlerle görüşmeler yapılıyordu. 1 ay boyunca listenin üst basamağında bulunan santrforların hiçbiri ikna edilemedi. Ademola Lookman konusunda ise teminat mektubu verilmediği bizzat, Fenerbahçe'nin yetkili isimleri tarafından dile getirildi...
İNANILMAZ PARALAR
Kanarya, Angers Kulübü'nden Sidiki Cherif'i kadrosuna kattı. 19 yaşındaki santrforun gelişi de ayrı bir tartışma konusu... Çünkü Fransız futbolcu için 4 milyon euro kiralama bedeli sonrasında 18 milyon euroluk satın alma maddesi var. İş burada da bitmiyor. Kontratta ekstra +3 milyon euroluk bonus maddeleri mevcut. Henüz kendisini ispatlamamış bir santrfora 25 milyon euro bağlanması, birçok kişi tarafından eleştirildi.
Eski Başkan Ali Koç'un göreve getirdiği Domenico Tedesco, teknik direktörlük kariyerinde bir takımla en fazla 75 mücadeleye çıktı. Hiçbir kulüpte uzun süre tutunamadı.
Fenerbahçe'de yaz döneminde transferler ve hoca tercihi, eski Başkan Ali Koç tarafından yapılmıştı. Ardından yapılan seçimle birlikte Sadettin Saran göreve başladı. Saran'ın ilk iş olarak Tedesco'yla yolları ayıracağı konuşuluyordu. Ancak yola devam edildi. Genç çalıştırıcının eski deneyimleri ise düşündürücüydü.
İŞTE MESLEK DENEYİMLERİ
40 yaşındaki teknik adamın kariyeri şu şekilde gerçekleşti (Bütün kulvarlar):
Aue (8 Mart 2017-30 Haziran 2017): 11 maç
Schalke (1 Temmuz 2017-14 Mart 2019): 75 maç
Spartak Moskova (14 Ekim 2019-30 Haziran 2021): 54 maç
Leipzig (9 Aralık 2021-7 Eylül 2022): 38 maç
Belçika Milli Takımı (8 Şubat 2023-17 Ocak 2025): 24 maç
MOURİNHO SONRASI
Domenico Tedesco, Fenerbahçe'de ise 39 kez kulübedeydi... Genç çalıştırıcının önceki tecrübelerinde uzun vadeli olarak tercih edilmediği bariz bir şekilde ortada... Jose Mourinho sonrasında ondan göze hoş gelen bir futbol bekleniyordu. Ancak beklentiler hiçbir şekilde karşılanmadı...